ABD-İran görüşmelerinde ilerleme: Çerçeve anlaşma netleşiyor
Pakistan'da ilk müzakerelerden sonuç alamayan taraflar İngiliz basınının iddiasına göre bu hafta içerisinde ikinci tur müzakere için yeniden masaya oturacak.
ABD, İsrail - İran savaşında son gelişmeler tüm dünya tarafından yakın takipte, ateşkes sonrası artan gerginlikle birlikte savaş ortamı yeniden alevlenmişti. Pakistan'da ilk müzakerelerden sonuç alamayan taraflar İngiliz basınının iddiasına göre bu hafta içerisinde ikinci tur müzakere için yeniden masaya oturacak. ABD’li iki yetkili, ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlandığını belirterek, ateşkes bitmeden çerçeve anlaşmanın netleşmeye başladığını ifade etti. İşte detaylar...
Beyaz Saray: İran'la geçici ateşkesin uzatılmasına yönelik yoğun müzakereler sürüyor
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'la geçici ateşkesin uzatılması için yoğun müzakerelerin halen devam ettiğini ve görüşmelerin "verimli" geçtiğini söyledi.
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, düzenlediği basın brifinginde İran gündemine ve geçici ateşkesin uzatılmasına yönelik haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Leavitt, ateşkesin uzatılması için İran'a resmi talepte bulundukları yönündeki haberleri yalanlayarak, "Bugün, ateşkesin uzatılmasını resmi olarak talep ettiğimize dair bazı haberler gördüm. Bu doğru değil. Şu anda bu müzakerelere yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Görüşmeler verimli bir şekilde devam ediyor." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarına değinen Leavitt, sürecin olumlu seyrettiğini kaydederek, "Bir anlaşma olasılığı konusunda iyimseriz. Başkan dün verdiği röportajda bundan bahsetti." şeklinde konuştu.
Leavitt, Pakistan'ın arabuluculuğunun devam ettiğini ve İslamabad'ın bugüne kadarki rolünden çok memnun olduklarını vurgulayarak, bundan sonra da Pakistan'ın bu arabuluculuk rolünün devam etmesini istediklerini kaydetti.
İran'la olası yeni görüşmelerin nerede olacağı sorusuna yanıt veren Leavitt, önceki görüşmeler gibi bu müzakerelerin de büyük olasılıkla İslamabad'da yapılacağını söyledi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü

Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’in Tahran ziyareti kapsamında temasları devam ediyor. Munir'in Tahran’a varışında havalimanında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi tarafından karşılanmasının ardından iki ülke yetkilileri arasında görüşmelere geçildi. Temaslarda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanlığı Güney Asya'dan sorumlu Genel Müdürü Muhammed Rıza Behrami ile Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de hazır bulundu. Ayrıca İran basınına göre, görüşmede iki ülke arasındaki temasların yanı sıra bölgesel gelişmelerin ele alınmasının, Pakistan heyetinin ziyaret kapsamında İran yönetimine ABD’den bir mesaj iletmesinin ve müzakerelerin bir sonraki turuna ilişkin taraflar arasında koordinasyon sağlanmasına yönelik temaslarda bulunulmasının beklendiği ifade edildi.
CENTCOM: "İlk 48 saat içinde hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı"
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda uygulanan ablukaya ilişkin yapılan açıklamada, "İlk 48 saat içinde hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı ve 9 gemi, ABD kuvvetlerinin geri dönme talimatına uyarak İran limanlarına veya kıyı bölgelerine geri döndü" denildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan TSİ 17.00'dan bu yana Hürmüz Boğazı'ndaki uygulanan ablukaya ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamada, "İlk 48 saat içinde hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı ve 9 gemi, ABD kuvvetlerinin geri dönme talimatına uyarak İran limanlarına veya kıyı bölgelerine geri döndü" denildi.
Ayrıca başka bir açıklamada, CENTCOM'un abluka kapsamındaki faaliyetlerini sürdürdüğü ve ABD Donanması'na ait savaş gemilerinin Umman Körfezi'ndeki devriyelerine devam ettiği bildirildi. Açıklamada, "ABD güçleri teyakkuzda ve emirlere uyulmasını sağlamaya hazır durumda" ifadeleri kullanıldı. CENTCOM açıklamaya ek olarak, bölgedeki gemilere iletilen uyarı anonsunu da kamuoyuyla paylaştı.
Paylaşıma göre bölgedeki gemilere ve ablukaya yaklaşan taşıtlara geçilen anonsta, "ABD, İran limanları ve kıyı bölgelerine yönelik resmi bir abluka ilan etti. Limandan ayrılan tüm gemilerin derhal geri dönmeleri ve bir sonraki durakları İran ise seferlerini durdurmaları tavsiye edilmektedir. Ablukayı ihlal etmeye çalışmayın. İran limanlarına giden veya bu limanlardan gelen gemiler durdurulacak, aranacak ve el konulacaktır. Geri dönün ve denetime hazır olun. Ablukaya uymazsanız güç kullanılacaktır. Bütün ABD Donanması, bu karara uyulmasını sağlamak üzere hazır durumdadır" ifadeleri kullanıldı.
ABD-İran görüşmelerinde ilerleme
ABD’li iki yetkili, ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlandığını belirterek, ateşkes öncesi yapılması beklenen çerçeve anlaşmanın netleşmeye başladığını ifade etti.
ABD-İran müzakerelerinde ikinci turun ne zaman ve nerede yapılacağı henüz belirsizliğini koruyor. Taraflar, 21 Nisan’daki ateşkes süresi dolmadan anlaşmaya varmak için arabulucular üzerinden temaslarını sürdürürken, Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin arabuluculuğunda, ateşkes sona ermeden önce anlaşmazlıkları gidermeye çalışıyor.
"Tüm ülkelerle telefon diplomasisi yürütüyorlar ve anlaşmaya yaklaşıyorlar"
Adı açıklanmayan iki ABD’li yetkili, ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlandığını ve ateşkes öncesi yapılması beklenen çerçeve anlaşmanın netleşmeye başladığını ifade etti. ABD’li yetkililer ayrıca taraflar arasındaki ciddi görüş ayrılıkları nedeniyle anlaşmanın kesin olmadığına dikkat çekerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakere ekibinin, dün gün boyunca İranlılar ve arabulucularla telefon görüşmeleri yaptığını ve taslak metinler üzerinde çalıştığını söyledi. Yetkililerden biri, "Tüm ülkelerle telefon diplomasisi yürütüyorlar ve anlaşmaya yaklaşıyorlar" dedi.
Başka bir yetkili ise, "Biz anlaşma yapmak istiyoruz. Onların hükümetinde de anlaşma isteyen kesimler var. Asıl mesele tüm hükümeti bu noktaya getirmek" ifadelerini kullandı.
"İki günde yapılabilecek bir şey değil"
ABD’li yetkililer, bir çerçeve anlaşmaya varılması halinde kapsamlı anlaşmanın detaylarının müzakere edilebilmesi için ateşkesin uzatılması gerekeceğini ifade etti. "Detaylar karmaşık, bu iki günde yapılabilecek bir şey değil" ifadelerini kullanan bir yetkili ise, ateşkesin uzatılması konusunda henüz resmi bir mutabakat olmadığını kaydetti.
ABD’li yetkililer, Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’na uyguladığı deniz ablukası ve İran ekonomisindeki derinleşen krizin, Tahran üzerindeki baskıyı artırdığını savundu. Bir yetkili, "İran’ın parası yok, iflas etmiş durumda. Biz de biliyoruz, onlar da bizim bildiğimizi biliyor" dedi.
"Petrolüyle bilinen bir ülkenin petrol üretememesi ne anlama gelir?"
İran’ın günlük yaklaşık 1,5 milyon varil petrol ihraç ettiği ve bunun günlük yaklaşık 140 milyon dolar gelir sağladığı belirtilirken, uzmanlar ablukanın bu geliri kısa sürede sıfırlayabileceğini ifade etti. İran petrolünün yaklaşık yüzde 90’ının işlendiği Hark Adası’nın da Hürmüz’deki abluka nedeniyle fiilen devre dışı kalabileceği değerlendiriliyor. Yetkililere göre İran’ın petrol ihraç edememesi ve depolama kapasitesinin dolması halinde üretimin durdurulması gerekebilir, bu da uzun vadeli ekonomik hasara yol açabilir. Bir yetkili, "Petrolüyle bilinen bir ülkenin petrol üretememesi ne anlama gelir? Bu, Venezuela’nın Nicolas Maduro döneminden bile daha kötü olur" dedi.
"Anlaşma yapılıp yapılamayacağını bekleyip göreceğiz"
Adı açıklanmayan Pakistanlı bir yetkili ise, "Anlaşma yapılıp yapılamayacağını bekleyip göreceğiz. Umutluyuz ve her iki tarafı da bu yönde teşvik etmeye çalışıyoruz" dedi.
Starmer: "(İran) Bu bizim savaşımız değil, katılmayacağız"
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran'a yönelik muhtemel bir savaşa katılmayacaklarını ve ABD'den gelen baskılara rağmen hükümetin tutumunun değişmeyeceğini belirterek, "Bu bizim savaşımız değil, katılmayacağız" dedi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, parlamentoda İngiliz milletvekillerine hitap ederek İran'la muhtemel savaş senaryosuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Starmer, İran'a yönelik muhtemel bir savaşa dahil olmayacaklarını ve ABD'den gelen baskılara rağmen bu yöndeki tutumlarının değişmeyeceğini belirtti. İran konusundaki yaklaşımın başından bu yana net olduğunu ifade eden Starmer, İngiltere'nin herhangi bir çatışmaya sürüklenmeyeceğini vurguladı.
Starmer, ülkesinin askeri kararlarını ulusal çıkar temelinde alacağını dile getirirken, Washington'dan gelen operasyonel katılım taleplerinin reddedildiğini aktardı. Starmer, ABD yönetimiyle yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen Londra'nın stratejik özerkliğini koruyacağını ve İngiliz ordusunun Orta Doğu'da yeni bir cepheye sürüklenmesine izin verilmeyeceğini kaydetti.
"Bu bizim savaşımız değil"
Keir Starmer, "İran savaşı konusundaki tutumum başından beri netti; bu savaşa sürüklenmeyeceğiz, bu bizim savaşımız değil, fikrimi değiştirmeyeceğim, teslim olmayacağım ve bu savaşa katılmak ulusal çıkarlarımıza aykırı olduğu için katılmayacağız" dedi.
Starmer'ın açıklaması, ABD ile İran arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
İsrail Genelkurmay Başkanı, Lübnan ve İran'a yeni saldırı planlarını onayladığını duyurdu
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, saldırılarını sürdürdükleri Lübnan'ın güneyi ile 8 Nisan'da varılan geçici ateşkese kadar ABD ile hedef aldıkları İran'a yeni saldırı planlarını onayladığını açıkladı.
The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Genelkurmay Başkanı Zamir işgal altında tuttukları Lübnan’ın güneyindeki 162. Tümenin konuşlu bulunduğu Beyt Lif beldesine gitti.
Zamir, "Genelkurmay komuta kademesiyle geleceğe yönelik planları onayladım. Durum değerlendirmeleri yapmaya, Lübnan ve İran’a ilişkin (saldırı) planları onaylamaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
İsrail ordusunun hazırlıklarını en yüksek seviyede yürüttüğünü söyleyen Zamir, "İsrail savaş uçakları hazır ve silahlandırılmış; hedefler de sistemlere yüklenmiş vaziyette. Onları güçlü bir saldırı için nasıl fırlatacağımızı biliyoruz." dedi.
Zamir, ABD ile 40 gün boyunca yürüttükleri saldırılarda İran’a "ağır darbeler" indirdiklerini öne sürerek "Şimdi nükleer meselede, Hürmüz Boğazı’nda ve gündemdeki diğer konularda başarı elde etmelerine izin vermemeliyiz." diye konuştu.
Lübnan'da ise 2 Mart’tan bu yana 1700’ün üzerinde Hizbullah mensubunu öldürdüklerini ileri süren Zamir, Lübnan'ın güneyindeki Litani (Nehri) hattına kadar olan tüm bölgenin Hizbullah mensupları için "ölüm bölgesine" dönüştürülmesi talimatı verdiğini belirtti.
Öte yandan Lübnan merkezli Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Al-Mayadeen kanalı, Lübnan'da 1 haftalık geçici ateşkes uygulanacağını iddia etmişti.
İsrail'in Haaretz gazetesi ise İsrail ordusuna ateşkes ile alakalı bir bildiri yapılmadığını aktarırken üst düzey bir İsrailli yetkili ateşkes ile alakalı alınmış bir karar olmadığını kaydetmişti.
İsrail Güvenlik Kabinesi'nin sunulduğu aktarılan ateşkes önerisini görüşmek üzere bu akşam toplanacağı basına yansımıştı.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir'den Tahran'a müzakere ziyareti
Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir, ABD-İran arasındaki müzakerelerin bir sonraki turunun düzenlenmesine yönelik üst düzey temaslarda bulunmak üzere İran'ın başkenti Tahran'a geldi.
ABD-İran arasındaki ateşkes devam ederken ve taraflar arasındaki diplomatik temaslar da sürüyor. Tarafların gelecek günlerde Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yeniden bir araya gelmesi beklenirken Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir liderliğindeki heyet, İran'ın başkenti Tahran'a resmi ziyaret gerçekleştirdi. İran basını, Munir liderliğindeki heyeti taşıyan uçağın Tahran'a indiğini yazdı. Heyetin ziyaret kapsamında İran yönetimine ABD'den bir mesaj iletmesi ve müzakerelerin bir sonraki turuna ilişkin taraflar arasında koordinasyon sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunması bekleniyor. Yerel kaynaklar, müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik üst düzey temasların gerçekleştirilmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Mareşal Asim Munir, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in davetiyle 11 Nisan tarihinde İslamabad'da gerçekleştirilen tarihi ABD-İran müzakerelerinde yer alan isimlerden biri olmuştu.
İran: "(ABD ile) Mesaj alışverişi devam ediyor"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "(ABD ile) Mesaj alışverişi devam ediyor. İran heyetinin pazar günü Tahran’a dönmesinin ardından Pakistan arabuluculuğu üzerinden çok sayıda mesaj iletildi" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellediği yönündeki açıklamalarına değinen Bekayi, "Nükleer silah meselesinde İran’ın tutumunu daha nasıl anlatmam gerektiğini gerçekten bilemiyorum. ABD’li yetkililerin, İran’ın bu konudaki duruşunu bilmiyormuş gibi davranmayı sürdürmesi açık bir kötü niyet göstergesidir. İran’ın nükleer programı hiçbir zaman barışçıl amaçların dışına çıkmamıştır. İran’ın ne nükleer silahı vardır ne de böyle bir hedefi söz konusudur. Bu çelişkili söylemin hiçbir makul açıklaması yoktur. Gerçekte var olmayan, tamamen hayali bir nükleer silah iddiası üzerinden dünya kamuoyu korkutulmaya çalışılıyor. Bizden olmayan bir şeyi kanıtlamamız isteniyor. ABD’li yetkililer bir yandan İran’ın nükleer programının bazı dönemlerde ortadan kaldırıldığını öne sürerken, diğer yandan İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellemekten söz ediyor. Bu da konunun, İran’a yönelik baskıyı sürdürmek için kullanılan bir bahaneden ibaret olduğunu açıkça gösteriyor" dedi.
İran: ABD ablukasına karşılık Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz’de ihracata izin vermeyiz

İran, ABD'nin "deniz ablukası" yoluyla ülkeye ait ticari gemilere ve petrol tankerlerine tehdit oluşturması halinde Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz'de hiçbir ihracat faaliyetine izin vermeyeceğini duyurdu.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "deniz ablukası" tehditlerine ilişkin açıklama yaptı.
ABD'nin "deniz ablukası" girişimlerinin ateşkesin ihlali sayılacağını belirten Abdullahi, "ABD yasa dışı eylemlerine devam etmek ve İran'a ait ticari gemileri ve petrol tankerleri için güvensizlik oluşturmak istiyorsa İran'ın güçlü Silahlı Kuvvetleri, Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz'de herhangi bir ihracat ve ithalatın devam etmesine izin vermeyecektir." ifadelerini kullandı.
Abdullahi, İran'ın "ulusal egemenliğini ve çıkarlarını savunmak için güçlü bir şekilde harekete geçeceğini" belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da İran ile gerçekleştirilen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından 12 Nisan'da sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran'a deniz ablukası sürecini başlatacaklarını iddia etmişti.
Buna göre ABD, hiçbir geminin açık sulardan İran kıyı şeridine doğru hareket etmesine ve İran kara sularında ve limanlarında demir atmasına izin vermeyeceğini öne sürmüştü.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisi ile savaş uçağının eşlik ettiğini duyurmuştu.
Tanker takip şirketlerinin anlık verilerinde ise İran ile bağlantılı 2 geminin dün Hürmüz Boğazı'nı geçtiği görülmüştü.
Fars Haber Ajansı da bugün İran'a ait 2 geminin, ABD'nin "deniz ablukası" sırasında konum sistemi açık halde Hürmüz Boğazı'nı geçerek İran kara sularına ulaştığını duyurmuştu.
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Danışmanı Ali Ekber Velayeti, 5 Nisan'da yaptığı açıklamada, ABD'nin tehditlerine karşılık Hürmüz Boğazı'nın yanında Babu'l Mendeb Boğazı'nın da kapatılabileceği uyarısında bulunmuştu.
Tahran-Washington hattında Pakistan arabuluculuğu sürüyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran-Washington hattında mesaj trafiğinin kesilmediğine işaret etti.
Bekayi, İran heyetinin ülkeye dönmesinden bu yana Pakistan kanalıyla çok sayıda mesajın iletildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"İran heyetinin Tahran'a döndüğü Pazar gününden bu yana, Pakistan aracılığıyla çeşitli mesaj alışverişleri gerçekleştirilmiştir."
Trump, "İran'da yeni bir rejimin kurulduğunu" savundu
ABD Başkanı Donald Trump, İran'da yeni bir "rejimin kurulduğunu" savunarak, "Karşılaştırınca oldukça makul olduklarını düşünüyoruz. Gerçekten yeni bir rejim ve bence çok iyi gidiyoruz." dedi.
Trump, Fox News'e verdiği mülakatta, İran'la 28 Şubat'tan bu yana devam eden savaş ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
İran'ın nükleer silah yapma girişimi devam ettiği sürece anlaşma olmayacağını söyleyen Trump, "Her şey yok edilmiş durumda. Hava savunma ekipmanları yok, radarları yok, liderleri yok. Şu anki liderler, yeni bir rejim, tamam mı? Ve açıkçası, karşılaştırınca oldukça makul olduklarını düşünüyoruz. Gerçekten yeni bir rejim ve bence çok iyi gidiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Trump, "Yani ortada hiçbir anlaşma yok. Bu bütün mesele, nükleerin olmamasıyla ilgili. Onlar nükleer silaha sahip olamazlar." diyerek, İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda "bir süre daha onlarla uğraşmak zorunda kalacaklarını" söyledi.
ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukası için bekledikleri tepkiyle önceden karşılaştıklarını ifade eden Trump, bu konuda da iyi gittiklerini savundu.
Trump, askeri operasyonlara Venezuela ile başladıklarını hatırlatarak, ilk döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiğini ancak bu kadar fazla kullanacağını bilmediğini dile getirdi.
Başkan Trump, tüm köprülerin bir saat içinde yok edilebileceğini, aynı sürede enerji ve elektrik santrallerinin de imha edilebileceğini ancak bunu yapmak istemediklerini belirterek, "Bir gün yeniden inşa etmeniz gerekir ve bir köprüyü yeniden yapmak 10 yıl sürer, Trump olsanız bile çok uzun sürer." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınmasına yönelik tepkilere ilişkin de konuşan Trump, Çinliler ya da Suudi Arabistanlılardan abluka konusunda herhangi bir tepki görmediklerini kaydetti.
Başkan Trump, İran ile bir anlaşma imzalandığı taktirde petrol ve gaz fiyatlarının küresel çapta azalacağına dikkati çekerek, "Bu sorunun (İran'la savaş) umarız çok daha önce, belki de neredeyse hemen çözüleceğini varsayarsak, benzin fiyatları muazzam derecede düşecek." değerlendirmesinde bulundu.
Trump'tan Çin Devlet Başkanı Şi'ye mektup
Trump, Çin'in İran'a silah verdiğini duyduğunu savunarak, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'e bu konu hakkında bir mektup yazdığını, onun da karşılık olarak böyle bir şey yapmadığıyla ilgili kendisine bir mektup gönderdiğini ifade etti.
Çin'in "kendisinden daha sert birisiyle karşılaşma olasılığının olmadığını" ileri süren Trump, "Ama başkanla da iyi bir ilişkim var ve bu iyi bir şey." dedi.
Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile iyi ilişkilere sahip olduğunu vurguladı.
Pezeşkiyan: Diyaloğa hazırız ancak teslim olmayız
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, diyaloğa her zaman hazır olduklarını ancak ülkeyi teslim olmaya zorlama girişimlerinin başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi.
İran resmi ajansı IRNA'ya göre Pezeşkiyan, Tahran'daki acil hizmetler merkezini ziyaretinde açıklama yaptı.
Uluslararası sistemdeki "çifte standartları" eleştiren Pezeşkiyan, herhangi bir ülkeye yapılan askeri saldırının "evrensel olarak kabul görmüş" ilkelere aykırı olduğunu ve ABD-İsrail'in İran'a açtığı savaşın da hukuksuz olduğunu vurguladı.
ABD-İsrail'in saldırılarında sivillerin ve sivil merkezlerin de hedef alındığına işaret eden İran Cumhurbaşkanı, "Sivilleri, önde gelen kişileri, çocukları hedef almanın, okullar ve hastaneler dahil olmak üzere hayati merkezleri tahrip etmenin uluslararası hukuk ve insani ilkeler çerçevesinde ne gibi bir gerekçesi olabilir?" sorusunu yöneltti.
İran Cumhurbaşkanı, ABD-İsrail'in saldırılarına rağmen İran'ın "ilkeli" duruşundan taviz vermediğini söyleyerek şunları kaydetti:
"İran savaş ve istikrarsızlık arayışında değildir ve her zaman farklı ülkelerle diyalog ve yapıcı etkileşimi vurgulamıştır. Buna karşılık ülkeyi teslim olmaya zorlama girişimleri de başarısızlığa mahkumdur. İran milleti asla böyle bir yaklaşımı kabul etmeyecektir."
ABD Senatosu Azınlık Lideri Schumer, ülkesinin İran'a saldırılarını "destansı başarısızlık" olarak nitelendirdi
ABD Senatosu Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, ABD'nin İran'a saldırılarını "destansı başarısızlık" olarak niteleyerek, bu saldırıların Kongre onayına tabi olmasını öngören "savaş yetkileri" tasarısını Senato'nun gündemine getireceklerini söyledi.
Schumer, düzenlediği basın toplantısında ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin açıklama yaptı.
ABD'nin İran'a saldırılarına değinen Schumer, bunun "destansı öfke operasyonu değil, destansı başarısızlık operasyonu" olduğunu ifade etti.
Demokratların Senato'da İran'a saldırıları kısıtlamayı amaçlayan "savaş yetkileri" tasarısına ilişkin oylamayı zorlayacaklarını belirten Schumer, konuyu bu hafta gündeme getireceklerini söyledi.
Schumer, "Eğer Cumhuriyetçiler bunu engellerse, bu savaş sona erene kadar, Kongre görevini yapıp yönetimi sorumlu tutana kadar tekrar tekrar oylama yapacağız." diye konuştu.
Trump'ın İran'a saldırılarını kısıtlamayı amaçlayan "savaş yetkileri" tasarısı, 19 Mart'ta ABD Senatosunda oylanmıştı. Demokratlar tarafından sunulan tasarı, 47 "evet" oyuna karşılık 53 "hayır" oyuyla reddedilmişti.
1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD başkanının herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken başkanın bu tür bir adımını önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor.
CENTCOM: ABD'nin limanlarına yönelik ablukası İran'ın ticaretini tamamen durdurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin limanlarına yönelik ablukasının İran'ın ekonomik faaliyetlerini tamamen durdurduğunu savundu.
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan ablukaya ilişkin açıklama yaptı.
ABD kuvvetlerinin İran limanlarına yönelik tam bir abluka uyguladığını belirten Cooper, İran ekonomisinin yüzde 90'ının deniz yoluyla yapılan uluslararası ticarete dayandığına işaret etti.
Cooper "Ablukanın uygulanmasından bu yana geçen 36 saatten kısa bir sürede, ABD kuvvetleri deniz yoluyla İran'a giren ve İran'dan çıkan ekonomik ticareti tamamen durdurmuştur." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.
CENTCOM, dün, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisiyle savaş uçağının eşlik ettiğini açıklamıştı.
Trump'ın, İran ile geçici ateşkesin süresini uzatmayı düşünmediği aktarıldı
ABC News muhabiri Jonathan Karl, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda Trump ile telefonda yaptığı mülakatın detaylarını paylaştı.
Buna göre, Trump, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin süresini uzatmayı düşünmediğini, buna gerek olmayacağını, gelecek iki günün "inanılmaz" olacağını ifade etti.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bir anlaşmayla mı biteceği yoksa "kapasitelerini yok ettik, işte bu kadar" şeklinde bir anlayış mı olacağına ilişkin soruya Trump, şu yanıtı verdi:
"İki türlü de bitebilir ancak bence anlaşma tercih edilir çünkü böylece (ülkeyi) yeniden inşa edebilirler. Artık gerçekten farklı bir rejim var. Ne olursa olsun radikalleri ortadan kaldırdık."
Trump ayrıca kendisi ABD Başkanı olmasaydı "dünyanın parçalanmış olabileceğini" savundu.
Öte yandan, Trump, Fox News'e verdiği mülakatta ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın "bitmeye çok yakın" olduğunu söylemiş, İran ile ikinci tur görüşmelerin "önümüzdeki iki gün içinde gerçekleşebileceğini" belirtmişti.
ABD: İran petrolüne 'yaptırım' dönüyor
ABD Hazine Bakanlığı, denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren geçici lisansın, süresi dolduğunda yenilenmeyeceğini bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığının Amerikan merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı.
Paylaşımda, Bakanlığın "Ekonomik Öfke" kapsamında kararlı adımlar atarak İran üzerindeki azami baskıyı sürdürdüğü vurgulandı.
Bakanlığın mevcut tüm araç ve yetkilerini sonuna kadar kullandığının ve İran'ın faaliyetlerini desteklemeye devam eden yabancı finans kurumlarına karşı ikincil yaptırımlar uygulamaya hazır olduğunun altı çizilen paylaşımda, "Denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren kısa vadeli lisans ise birkaç gün içinde sona erecek ve yenilenmeyecek." ifadesi kullanıldı.
İsrail ve Lübnan 'doğrudan müzakere' dedi
ABD- İsrail ve Lübnan tarafından yapılan ortak açıklama şu şekilde:
Tüm taraflar, karşılıklı olarak mutabık kalınan bir zaman ve mekanda doğrudan müzakereleri başlatma konusunda anlaşmaya varmıştır.
-Amerika Birleşik Devletleri, çatışmaların durdurulmasına yönelik her türlü anlaşmanın, herhangi bir ayrı kanal üzerinden değil, iki hükümet arasında ve Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğunda yapılması gerektiğini teyit etmiştir.
-İsrail Devleti, Lübnan'daki tüm devlet dışı terör gruplarının silahsızlandırılmasına ve tüm terör altyapısının tasfiye edilmesine desteğini ifade etmiş; her iki ülke halkı için güvenliği sağlamak amacıyla bu hedefe ulaşmak için Lübnan Hükümeti ile birlikte çalışma konusundaki kararlılığını dile getirmiştir.
-Lübnan Devleti, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin altını çizerek Kasım 2024'teki çatışmaların durdurulması ilanının tam olarak uygulanmasına duyulan acil ihtiyacı yeniden teyit etmiş; aynı zamanda bir ateşkes sağlanması ve devam eden çatışmalar sonucunda ülkenin maruz kalmaya devam ettiği ağır insani krizin ele alınması ve hafifletilmesi için somut önlemler alınması çağrısında bulunmuştur.
Trump: 2 gün içinde İran’la tekrar görüşebiliriz
ABD Başkanı Donald Trump, 2 gün içinde Pakistan'da yeni bir ABD-İran görüşmesi gerçekleşebileceğini söyledi.
Amerikan New York Post gazetesine telefonla kısa bir mülakat veren ABD Başkanı Trump, ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da geçen hafta sonu başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından ne olacağı sorusuna yanıt veren Trump, yeni bir tur görüşme yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Trump, halen İslamabad'da bulunan New York Post muhabirine, "Gerçekten orada kalmalısınız çünkü önümüzdeki 2 gün içinde bir şeyler olabilir ve biz oraya gitmeye meyilliyiz. Bu mümkün bir şey, neden biliyor musunuz? Çünkü (Pakistan Genelkurmay Başkanı) Mareşal (Asım Munir) harika bir iş çıkarıyor." değerlendirmesini yaptı.(CNNTÜRK)
