Abbas'ın İşkencehanesinden Manzaralar!

Abbas'ın İşkencehanesinden Manzaralar!

Filistinli bir vatandaşa günde yirmi saat ve on sekiz gün boyunca işkencenin her çeşidi uygulanmış ve tüm bu iğrençlikler Batı Yaka’daki emniyet...

Filistinli bir vatandaşa günde yirmi saat ve on sekiz gün boyunca işkencenin her çeşidi uygulanmış ve tüm bu iğrençlikler Batı Yaka’daki emniyet güçlerinin hapishanelerinde olmuştur. Batı Yaka’nın Nablus kentinde sadece tedbir babından gözaltına alınan vatandaşa, bu işkenceler HAMAS hareketine mensup olduğu ve işgalcilerin saldırılarına karşı bulundurduğu silah ile ilgili itiraflarda bulunması için yapılmıştır.

Filistin İnsan Hakları Merkezi, eline geçen bir belgeyle bunu ortaya çıkarmış ve bir nüshası ‘Filistin Enformasyon Merkezi’ne de ulaşmıştır. İnsan Hakları merkezinin açıklamasında M.H. adındaki vatandaşın maruz kaldığı iğrenç işkencelerden bahsedilmiştir. Kurban, Abbas’ın başkanlığındaki güvenlik güçleri tarafından yeniden işkenceye maruz bırakılacağı korkusuyla ismini söylemekten çekinmiştir.

Tutuklanmanın Başlangıcı

İnsan Hakları Merkezi’nin ifadesine göre, Batı Yaka'daki güvenlik birimlerinin işkencelerinden geçmiş kurbanlara ulaşmada oldukça zorluk çekiliyor. Çünkü kurbanlar, bu merkezlerde maruz kaldıkları ihlalleri anlatmamaları konusunda tehditler alıyorlar.

Filistin vatandaşı olan M.H. 17 Eylül tarihinde Nablus kentinde tutuklanıyor. Bu vatandaş, kendilerini ‘Önleyici Güvenlik Birimi’ olarak tanıtan güvenlik birimleri tarafından alınıp götürülüyor.

Tutuklu, Nablus’ta kötü bir isim yapmış olan Önleyici Güvenlik Birimi merkezine götürülüyor. HAMAS hareketiyle ilişkisi ve ateşli silah bulundurma konusunda soruşturmaya tabi tutuluyor.

Soruşturma süresince işkencenin bin bir türlüsüne maruz kalıyor. Tutuklandığı tarihten serbest bırakıldığı 17 Ekim tarihine kadar maruz kaldığı uzun seanslı işkencelerden; merdivenden inip çıkmaya zorlanmak, kollarından çekip itilmek, el, cop, hortum veya ayakkabıyla dövülmek sadece bazıları.

Yüzlerce Defa Eziyet ve Saatlerce İşkence

M.H başına gelenleri şöyle anlatmaktadır:

“Sorguyu yapan kişi benden, -bağlı olduğu halde- ellerimi boynumun arkasına bağlayıp, yüz defa oturup kalkmamı istedi. Bu arada sorularını da ard arda soruyordu. Soruyu reddettiğimde “bu kez iki yüz defa oturup kalk” diyordu. Bu sayı beş yüzü buluncaya kadar devam etti.”

Filistin vatandaşı anlatmaya devam ediyor:

“Sordukları sorulara cevabım değişmeyince, ellerim yukarıda, bir ayağım sandalyenin üstünde ve diğer ayağım yerde olduğu halde beni çekip itmeye ve bana vurmaya başladılar. Yani tek ayak üstündeydim ve hareket etmem de yasaktı. Her hareket ettiğimde omuzlarıma ve sırtıma yumruklar indiriyorlardı. Bitkin düştüğümden, takriben bir saat sonra yere yıkıldım. Düştüğümde, iki kişi sırayla bana tekme ve yumruklarla vurmaya başladı. Bu işkenceleri aralıksız on iki saat sürdü. Bu arada bağlı olan ellerim masanın üstüne konulup bacaklarım açık vaziyette bana yaptıkları işkenceler ise işin cabası.”

Daha sonra tutuklu, Nablus kentindeki başka bir cezaevine naklediliyor. Orada da işkenceye tabi tutuluyor. Orada başına gelenleri ise şöyle anlatıyor:

“Bir asker geldi ve başıma bir çuval geçirdi. Ellerimi de arkadan bağladı. Beni birkaç metre ileride bulunan bir ofise götürdü. Ofiste de daha önce karşılaştığım soruların aynısını tekrar sordular. Burada günde yirmi saat boyunca, on sekiz gün işkence gördüm.”

Ayakkabı ve Coplarla Dayak

İşkence kurbanı vatandaş konuşmayı sürdürüyor:

“Uyguladıkları işkencelerden biri el, cop ve hortumla dövme şeklindeydi. Kimi zaman askerler ayakkabılarını çıkarır onunla döverlerdi. Bazen de ellerimi arkamdan bağlayıp sert ve sağlam bir şeye bağlarlar ve ben bu durumdayken askerlerden biri çıkıp ayaklarıyla sırtıma basardı. Ben de verdiği aşırı acıdan dolayı bağırıyordum tabii.”

Bu vatandaş anlatmaya devam ediyor:

“Bir başka işkence çeşidi ise şuydu: İki asker beni kaldırıp arka tarafımda birleştirdikleri ellerimden yukarıda bulunan bir boruya veya sert bir cisme bağlıyorlardı. Ben oradayken ellerimi çözüp yere düşmeme neden oluyorlardı.”

İşkencenin En İğrenç Şekli

Filistin vatandaşı “benim uğradığım en korkunç işkence şekli şuydu” deyip, anlatmaya devam ediyor:

“Askerlerden biri tahiyatta oturur gibi yere çömelmemi istedi. Kendisi de ayaklarıyla dizlerimin üstüne çıktı. Ardından başka bir asker gelip sesim çıkmasın diye ağzıma sünger tıktıktan sonra, önden omuzlarıma iki ayağını koyup arkaya doğru itmeye başladı. Yaptıklarının verdiği acı nedeniyle bayıldım. Öyle bir acı hissettim ki, beni ittiğinde sırtımın ikiye ayrıldığını sandım. Bundan sonra zindanda ancak yüzüme su serptiklerinde kendime gelebildim.”

Tehditler Yoluyla Yapılan İhlaller

Filistin İnsan Hakları Merkezi bu konuda şöyle demektedir: “Bu olay, Batı Yaka’daki Filistin yönetiminin başkanı Mahmud Abbas’ın emrindeki Filistin güvenlik güçlerinin eliyle tutuklanıp soruşturmaya tabi tutulan mahkumların değişik işkencelere maruz kaldıklarını ve bu durumun halen devam ettiğini ispat etmektedir.”

İnsan Hakları Merkezi, kurbanların yaşadıklarını, insan hakları örgütlerine anlatarak deşifre etmemeleri konusunda güvenlik güçleri tarafından tehdit edilmelerinden endişe duyduğunu ifade ederek, Abbas ve yasadışı Selam Feyyad hükümetinden bu tür kanun dışı uygulamaların durdurulmasını ve bunları yapanları adalete teslim etmelerini istedi. Merkez, işkenceleri şiddetle kınadığını yineleyerek, savcıdan bu konuda hemen soruşturma açmasını, bu suçları işleyenleri adalete teslim etmesini, bu tür uygulamaların durdurulup bir daha tekrarlanmaması için gereken tedbirleri almasını istedi.

FIEM