Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

19 Nisan 1919’dan 19 Mayıs 1919’a

Bu yazı 19 Mayıs’ta yayınlanacaktı ama, bir aksaklık oldu. Ama bir hafta gecikmeli de olsa bugün yayınlamak istedim. Aslında CHP de yaşananlar bu günün ana gündem maddesi. Ama o yazıyı Bayram sonrasına erteliyorum. Ortam çok bulanık, gelişmeler çok hızlı, Ankara’ya yeni döndüm ve daha fazla bilgiye ihtiyacım var.
19 Mayıs’da ne olduğunu herkes anlatıldığı kadarı ile biliyor (!?) da, 19 Nisan’da ne olduğunu insanlar pek bilmiyor. Ve hele de bu konunun 19 Mayıs’la bağlantısı ne, bugün onu anlatacağım. İşin ilginç yanı şu, 15 Mayıs 1919: Yunan kuvvetleri, İtilaf Devletleri donanmasının koruması altında İzmir'e çıktı. Mustafa Kemal de 16 Mayıs 1919 Cumartesi günü ikindi saatlerinde, Kaptan İsmail Hakkı Durusu yönetimindeki Bandırma vapuru ile İngiliz işgal kuvvetlerinin bilgisi, onayı ve gözetiminde Limandan ayrıldılar.. İngiliz yetkililer tarafından tek tek yolcuların seyahat belgelerinin incelenmesi zaman aldı.

Mustafa Kemal’le birlikte gemide 23 subay ve memur, 25 astsubay, erbaş ve er olarak toplam yaklaşık 48-50 kişi vardı. Bunlardan biri de Hind asıllı İngiliz ajanı Mustafa Sagir idi. O Sinop’ta gemiden indi ve Ankara’ya gitti. İstanbul’dan hareketinden sonra 17 Mayıs’ta İnebolu’ya, 18 Mayıs’ta Sinop’a uğradı ve 19 Mayıs 1919 sabahı (saat 08.15 civarı) Samsun Tütün İskelesi’nde gemiyi İşgal kuvvetleri komiserliğine bağlı askeri yetkililer karşıladı.

Sahi, hiç düşündünüz mü, Bandırma gemisi nasıl ortadan kaldırıldı, sonra da hurdaya çıkartılıp yok edildi. Tamam yok ettiler, yok etme emrini kim verdi, nerede söküldü, hurdası kime kaça satıldı. Gemi’nin bu son yolculuğundan önce hangi limandan hangi limana ne taşımıştı. Ve Samsun’dan sonra sökülene kadar Geminin uğradığı limanlar ve taşıdığı yükler nelerdi? Onu da geçelim de, Geminin seyir defteri nerede, kimin eline geçti ve hala niye saklıyorlar, Latife hanımın mektupları gibi!?

Mustafa Kemal Samsuna geldiğinde Kars İslam Cumhuriyetini yıkan ve bakanlar kurulu üyelerini Batum’a, oradan da Malta’ya süren askeri komutanlar, görevlerini tamamladıktan sonra niçin Samsun’a gelmişlerdi?
Yunan İzmir’e çıkıyor, Ülkenin en batı ucundan düşman içeriye girerken, Mustafa Kemal niçin ülkenin en doğu ucuna gidiyor ki, hem de ta Erzurum’a. Mustafa Kemal’in doğuya gitmesine ne gerek vardı, Çünkü Karabekir zaten oradaydı. Tamam gönderildi-Gitti, orada niye Kazım Karabekir’le birlikte hareket etmiyorlar? İngilizlerin yıktıkları Kars İslam Cumhuriyeti toprakları Ermeniler tarafından işgal edilmişti. Daha sonra bu toprakları Kazım Karabekir komutasındaki askerlerimiz kurtardı. Karabekir hatıralarında bu olayı uzun uzun anlatır. Ancak yıllarca o kitabın yayını yasaklandı. Neyse ki, şimdi piyasada var. Nutuk’u okuyanlar bir de buna göz gezdirirlerse ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.

Kurtuluş savaşının tarihini yazanların pek çoğu Kars İslam Cumhuriyetini görmezden gelmişlerdir, niçin? Batı Trakya Türk Cumhuriyeti de öyle. Ortada 2 Türk Cumhuriyeti var. Bir aynı zamanda İslam Cumhuriyeti. Meclis seçimine 18 yaşındaki kadınlar ve erkekler oy kullanmışlar, neden birileri bunu görmek istemez.. Kars İslam Cumhuriyetinin mecliste Ruslar da var, Rumlar da, bakan olanlar da var. Bazıları güvenlik, maarifle ilgili Meclis komisyonu üyesi, onlar zaman zaman Bakanlar kurulu toplantılarına da katılıyorlar.

Bu arada Bir okulun bir sınıfında, İstanbul’dan gelen heyetin riyasetinde yerel ayan’dan davet edilen kişilerin katılımı ile yapılan bir-iki hafta süren bir istişare toplantısı Resmi Tarih yazarları tarafından uzun uzun anlatılırken aceba neden Başkanlıkla yönetilen konfederatif bir İslam Cumhuriyeti görmezden gelinir ki!
Kars İslam Cumhuriyeti (resmi adıyla Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliyesi / Güneybatı Kafkasya Milli Geçici Hükümeti veya Kars Cumhuriyeti), Anadolu’daki ilk cumhuriyet olarak kabul edilir. İsmindeki “Muvakkate / Geçicilik” kelimesi, Anadolu topraklarında kurulacak ilk İslam Cumhuriyetine İlhak edileceği anlamına gelmektedir. Kars İslam Şurası 5 Kasım 1918’de kuruldu. Büyük Kars Kongresi 131 temsilcisi ile 17-18 Ocak 1919’da toplandı. Ve “Meclis-i milli”nin bu toplantısından sonra “Güneybatı Kafkasya Milli Geçici Hükümeti”ilan edildi. 25 Mart 1919’da adı Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Cumhuriyesi adı “Kars İslam Cumhuriyeti” ne çevrildi. Başkent Kars. Cumhur başkanı Cihangirzade İbrahim Bey (İbrahim Aydın).

Bu devlet Kongre Hükümetlerinin birleşmesi ile Konfederatif, Başkanlık sistemi ile yönetilen bir Cumhuriyet idi. Meclisi kadın-erkek, 18 yaşına giren herkesin oy kullandığı bir seçimle seçildi. 18 Maddeden oluşan bir Anayasası, parası, pulu, ordusu, bayrağı her şeyi vardı.

19 Nisan 1919’de, tam da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından tam bir ay önce bölgedeki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Somerset Arthur Gough-Calthorpe’un talimatıyla başlatılan bir askeri harekat ile yıkıldı. İngilizler Kars’ı işgal etti, hükümeti dağıttı ve 12 bakan/üst düzey yetkiliyi tutuklayarak önce Batum’a, sonra Malta’ya sürgüne gönderdi. İngilizler bu operasyonun ardından bölgeyi Ermenistan Cumhuriyeti’ne teslim etti. Bu olaylar olurken Mustafa Kemal İstanbul’dan ayrılmış, Samsun’a doğru yola çıkmıştı ve Samsun İngilizlerin işgali altındaydı.

Bölge 1920 sonbaharında Kâzım Karabekir Paşa’nın komuta ettiği askeri birlikler tarafından geri alındı. 23 Nisan 1920’de Cuma günü TBMM açıldı. Kazım Karabekir İngilizlerin Ermenilere verdiği toprakları geri alırken, Ankara Meclis çalışmaya başlamıştı.

Kars İslam Cumhuriyeti’nin 12 Üyeli bir Bakanlar Kurulu vardı. 12 Üyeli Hükümette Başkan: Cihangirzade İbrahim Bey; Dâhiliye bakanı: Kağızmanlı Ali Rıza Bey (Ataman); Hariciye Bakanı: Piroğlu Fahreddin Bey (Erdoğan): Harbiye (Savunma Bakanı): Cihangirzade Hasan Bey: Adliye (Adalet Bakanı): İrevanlı Ağabababeyoğlu Abbas Ali Bey; Maliye: Gümrülü Hüdaibeyzade Mehmed Bey; Maarif Komisyonu üyesi: Ksenefon Mihail Andreyanof (Rum); İaşe (Gıda): Yusufoğlu Yusuf Bey; Nafia (Bayındırlık/Ulaştırma): Mühendis Mahmud Bey: Sosyal Yardım Bakanı: Stefani Vafiades.. (Meclis/Parlamento) üyesi ve savunma komisyonunda üye.. (Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için NOT’a bakınız)

Devletin hem meclisinde hem hükümette başka din ve etnik unsurlardan oluşan kişiler de vardı. Resmi din’i İslam, resmi dili Türkçe idi.. Devlet ilk kurulduğu gün Mandacılığı (himaye) kabul etmeyeceklerini ilan ettiler.

Kongre hükümetleri daha uzun zaman içinde kurtarılan topraklarda kurulsa da, federasyonlar halinde birleşmeleri, daha sonra konfederasyonun kurulması uzun zaman aldı. Son kurulan konfederatif devletinin ömrü çok kısa oldu.
Bugün, bu toprakların tarihi unutulmasın diye, perdelenen gerçekleri hatırlatayım istedim..

CHP işte bu ve buna benzer icraatları yüzünden Tek Parti ve darbe dönemleri hariç iktidar olamıyor. İş Bankasının kuruluşundaki, Hilafet fonundaki dini vergilerden oluşan paraların, dinen yasak olan Riba/Faiz kuluşuna sermaye yapılmasını hiçbir Müslümana anlatamaz. Dün Kerhane açarken kurban kesip dua edenler, bugün onların zihniyet ikizi olanların Meyhane açarken “bereket duası” yapanlar, Alkolik arkadaşlarını mezarı başında rakı içerek ananlar, bu kafa ile gittikleri sürece bir yere varmaları mümkün değil!
Selam ve dua ile.

NOT:
Pavlo Camusev ve Stefani Vafiades gibi isimlerin icra konusunda etkili olduklarını biliyoruz. Pavlo Camusev Rum şura üyesi idi. Matvey Radjinski (Meclis üyesi) Rus, Malakan. Polonya tarafından gelen bir kişi.; Ksenefon Mihail Andreyanof (veya Elena Orlov / Mihail Andreyanov) Rum / Rus Maarif Bakanlığı’nda müşavir. Çünkü bölgedeki gayri Müslim mabedleri ve mektebleri, gayri müslim halkın gelenekleri hakkında İslam Cumhuriyeti baskıcı bir tutum izlemedi. Onun için onlardan meclis üyesi de vardı, bakan da. Bakanlık konusu ise ehliyet ve liyakat’la ilgili bir konu olarak ele alındı. Cumhuriyette resmi dil Türkçe olmakla birlikte yerel diller serbest bırakıldı.
Ksenefon Mihail Andreyanof (Mihail Andreyanov / Andreyanof) Kökeni: Rum veya Rus (kaynaklara göre Rum-Türkiye kökenli veya Rus). Maarif Bakanlığı’na bağlı müşavir. Eğitim işlerinde aktif rol aldı. Hepsi İngiliz işgaliyle (13-19 Nisan 1919) tutuklanıp Malta Sürgününe gönderildi.

Bu yazı toplam 64 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar