Yunan gazeteci, İsraillilerle toplantıdaki konuşmaları ifşa etti: "Mide bulandırıcı"
Yunan gazeteci Dimitri Lascaris, birkaç gün önce Yunanistan'ın başkenti Atina'da yapılan Yunanistan-İsrail-Kıbrıs (Rum) Yönetimi arasındaki toplantıyı ifşa etti.
Yunan gazeteci Dimitri Lascaris, Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen Mari Med 3 konferansına girmeyi başardı. Konferansın amacının İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) arasındaki ilişkileri derinleştirmek olduğunu ifade eden Lascaris, toplantıda yapılan konuşmaları kayıt altına aldı.
Kişisel YouTube kanalında düzenlediği programda konuşan Lascaris, “Temel olarak iki kategoride konuşmacı vardı. Kamu sektörü konuşmacıları arasında İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı, Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikası Bakanı, Yunanistan Turizm Bakanı, İsrail'in Yunanistan Büyükelçisi ve bir avuç başka hükümet yetkilisi bulunuyordu. İkinci olarak, İsrail ve Yunanistan özel sektöründen çok önemli isimler vardı. Bunlar arasında İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) yöneticileri, Israel Shipyards (İsrail Tersaneleri) Yönetim Kurulu Başkanı ve Atina Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı yer alıyordu.” dedi.
Lascaris toplantıdaki izlenimini şöyle özetledi:
“Toplantıdaki konuşmalar hem Kıbrıs (Rum) hem de Yunan hükümetlerinin uluslararası hukuk, insan hakları ve en temel insani ahlak söz konusu olduğunda tam bir ahlaki çöküntü içinde oldukları hakkında bize çok şey anlattı. Doğu Akdeniz'de ve daha geniş anlamda Batı Asya bölgesinde neler olup bittiğini anlamak adına önemli bir konferanstı.”
IMEC
Konferansın ilk oturumunda ana temanın Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru ya da IMEC adı verilen proje olduğunu vurgulayan Lascaris, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu, Filistinli direnişçilerin 7 Ekim 2023'te işgal altındaki Filistin'de Aksa Tufanı operasyonunu başlatmasından sadece dört hafta önce, Eylül 2023'te Hindistan'ın Yeni Delhi kentindeki G20 zirvesinde açıklanan büyük bir plandır. IMEC ABD hükümetiyle yakın bir şekilde koordine ediliyor ve açıkça Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne bir alternatif olarak tasarlandı. İsrail bu büyük planın tam kalbinde yer alıyor ve IMEC'ten muazzam bir kazanç elde etme beklentisi içinde.”
Konferansta gerçekleştirilen konuşmalardan hareketle “İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs (Rum Yönetimi), İran'a yönelik savaşı IMEC için harika bir pazarlama fırsatı olarak görüyor.” tespitinde bulunan Lascaris “ABD ve İsrail'in neden olduğu Batı Asya'daki istikrarsızlık ve özellikle de yine İsrail ve ABD'nin suçlarının bir sonucu olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması gerekçe göstererek, IMEC'i son derece cazip bir teklif olarak sunacaklar” dedi.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi teslim olmuş
“Konuşmalardan ortaya çıkan, bence derinden rahatsız edici bir başka ifşaat da Yunanistan ve Kıbrıs (Rum) hükümetlerinin tüm kartlarını İsrail'e yatırmış olmalarıdır. Yunanlıların ve Kıbrıslıların geleceğini İsrail'in kaderine bağlamak konusunda tamamen hazırlar ve hatta hevesliler.” ifadelerini dile getiren Lascaris, konferanstan aldığı kayıtlardan önemli kısımları aktardı.
Yunan gazetecinin aktardığına göre Kıbrıslı (Rum) parlamento üyesi Averof Neofitou şöyle konuştu:
“Bu işbirliği, enerji altyapısına, ortak savunma çabalarına ve ekonomik inovasyona odaklanan, bölgede hayati bir istikrar sütunu olarak hareket eden resmi bir stratejik hizalanmaya dönüştü. (Büyükelçiye hitaben), savaşı başlattığınıza göre, işi bitirmek zorundasınız. Gelecekteki istikrarı güvence altına almak için bugünün bedeline katlanmalıyız."
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Haris Theoharis ise şu detayları paylaştı:
"Yunanistan ile İsrail arasında, karşılaştığımız her zorlukta daha da derinleşen ilişkiler söz konusu. Bu konferans hem bu bağın bir yansıması hem de ortak çıkarlarımız için onu daha da ileriye taşımanın bir aracı. Ortaklığımız değerini çoktan kanıtladı. Yunanistan ve İsrail arasındaki ikili ticaret 2024 yılında 1.3 milyar dolara ulaşarak bir önceki yıla göre %41 oranında arttı ve en yüksek seviyeye çıktı. 2025 yılında Yunanistan'ın İsrail'e ihracatı 1 milyar doları aşmış ve İsrail, Yunanistan'ın 16. ihracat destinasyonu konumuna yükselmiştir.
İsrail'in Yunanistan'daki yatırımları enerjiden turizme, inovasyona, deniz güvenliğine ve savunmaya kadar her stratejik sektörde genişlemeye devam etmektedir. Bu alanların her biri kendine özgü bir başarı hikayesi anlatmaktadır. Enerji alanına bakarsak; Kasım 2025'te Yunanistan, İsrail, Kıbrıs ve ABD'nin enerji bakanları Atina'da 3+1 enerji bakanları toplantısı için bir araya geldi ve bu toplantı, bölgemizi Avrupa'nın Rus enerjisine bağımlılığını Doğu Akdeniz alternatifleriyle değiştirme hamlesinin merkezine yerleştirdi."
ABD’ye dikkat
Lascaris şuraya dikkat çekti:
“Tüm bunları kimin koordine ettiğine dikkat edin: Amerika Birleşik Devletleri. Artı bir ABD'dir ve bu yeni enerji konsorsiyumunda otobüsü ABD sürüyor, kararları ABD veriyor. Bundan emin olabilirsiniz.”
Deniz enterkonnekte projesi
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı sözlerinin devamında şu hususlara vurgu yaptı:
"Mayıs 2025'te Yunanistan ve İsrail, Lisa'da bir doğal gaz santrali için 600 milyonluk bir anlaşma imzaladı. Aralık 2025'te Kudüs'te düzenlenen 10. üçlü zirvede, üç liderimiz Büyük Deniz Enterkonnekte Projesi'nin (Great Sea Interconnector) ilerlemesini teyit etti ve İsrail'in açık deniz doğal gaz sahalarını Kıbrıs'taki enerji tesislerine bağlama planlarını duyurdu; özel finansmanın da bunu takip etmesi bekleniyor."
Deniz Enterkonnekte Projesi hakkında Lascaris “Temel olarak, denizaltı kabloları ve boru hatlarının inşası yoluyla Yunanistan'ı İsrail tarafından üretilen enerjiye bağımlı hale getirmekten bahsediyorlar. Bu ülkenin endüstriyel kaderini soykırımcı varlığın kaderine bağlıyorlar.” diyor.
Savunma işbirliği
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı sözlerinin devamında şunları dile getirdi:
"Savunma alanında ortaklığımız dönüştürücü yeni bir aşamaya girdi. Nisan 2025'te Yunanistan, modern tarihinin en iddialı askeri modernizasyon programını duyurdu. Önümüzdeki on yıl içinde 27 milyar dolarlık bir yatırım. İsrail teknolojisi ve uzmanlığı bunun merkezinde yer alıyor. Çok katmanlı bir hava, füze ve anti-drone savunma ağı olan Achilles Kalkanı programı, 3,5 milyar dolar değerindeki İsrail yapımı sistemler üzerine inşa edilmiştir. Aralık 2025'te Yunan parlamentosu, Elbit'ten 36 adet Pulse roket topçu sisteminin satın alınmasını onayladı; bu hükümetten hükümete anlaşma Nisan 2026'da 750 milyon dolar karşılığında resmi olarak imzalandı. Ve Ocak 2026'da iki savunma bakanımız, modern savaşın sınır zorlukları olan anti-drone sistemleri ve siber güvenlik konularında işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştılar. Bunlar güvenlik mimarilerimizi bir nesil boyunca birbirine bağlayan stratejik taahhütlerdir."
İnovasyon ve teknoloji
“İnovasyon ve teknoloji alanında ortaklığımız tuğla, harç ve kabloların ötesine geçerek fikirlere, yeteneklere ve teknolojiye uzanmaktadır. İşbirliği, bilgi transferi ve ortak yatırım için yapısal yollar oluşturmak üzere inovasyon ajanslarımızı, İsrail İnovasyon Kurumu'nu ve diğer grupları birbirine bağlıyoruz. İsrail Uzay Ajansı ve ilgili kurumlarla halihazırda devam eden temaslarla uzay teknolojisine genişliyoruz; bu, bilim, güvenlik ve egemenliğin birleştiği bir alan. Dikkatinizi, dünya standartlarında laboratuvar tesisleri, bilgi işlem altyapısı ve büyük ölçekli bir kuluçka merkezi sunan Selanik inovasyon ve teknoloji merkezine çekmek isterim; burası tam da İsrailli yatırımcıların ve girişimcilerin hızla verimli bir zemin bulabileceği türden bir ortam.”
Deniz güvenliği işbirliği
“Yunanistan için deniz güvenliği. Deniz güvenliği çevresel bir endişe değil, temel bir stratejik çıkardır. Lefkoşa merkezli Deniz Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi açılış toplantısını Şubat 2026'da gerçekleştirerek her üç ülkenin siber yetkililerini bir araya getirdi ve tam operasyonların yıl içinde başlaması bekleniyor. Ayrıca 2026 yılında deniz kirliliğine müdahale odaklı ortak bir deniz tatbikatı.”
Bunlar sembolik jestler değil, kurum inşası egzersizleridir. Bu girişimler Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs arasındaki daha geniş üçlü çerçeveye dayanmaktadır. Siber güvenlik, acil durumlara hazırlık, sağlık, su yönetimi, iklim değişikliği konularında çalışma grupları kuruyoruz. Turizm alanında. Burada ince bir turistik işbirliği örneği içerisindeyiz."
İran’a karşı ittifak
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Sharren Haskel ise İran karşıtı mücadeleye vurgu yapıyor:
"İran'ın, Müslüman Kardeşler'in ve ortak ilerlememizi baltalamak isteyen diğer radikal unsurların istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle karşı karşıyayız. Hürmüz krizinin canlı bir şekilde gösterdiği gibi, enerji rotalarının bozulması artık teorik bir senaryo değildir. Ulusal egemenliğe yönelik doğrudan bir tehdittir. İran komşularına zorbalık yapıp küresel ekonomiye şantaj uygularken, ABD ve İsrail dünyayı İran'ın pençesinden kurtarmak için harekete geçiyor. İttifak, bu tür tehditlere karşı kolektif alternatiftir.”
“Soykırımcıların barıştan bahsetmesi komik”
“Bu iki soykırımcı canavarın, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in, dünyayı İran'dan 'kurtarmaktan' bahsetmesi gerçekten çok çarpıcı.” diyen Lascaris şu yorumda bulunuyor:
“Oysa on yıllardır İran'a zorbalık yaparak dünyayı ekonomik bir krize sürüklüyorlar. Şu anda sadece Batı Asya'da değil, tüm dünyadaki açık ara en büyük istikrarsızlık kaynağı Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'dir."
Yayının sonunda Lascaris, “Umarım bu konferansla ilgili haberlerimiz bu ahlaki açıdan iflas etmiş beceriksizler tarafından götürüldüğümüz yoldan habersiz olan Yunanlıları uyandırır.” temennisinde bulundu.(Ajanslar)
