Yılmaz'dan "Tantan" Cevabı !

Yılmaz'dan "Tantan" Cevabı !

Mesut Yılmaz, kendisine yönelik 'Tantan Ergenekon'un peşine düştü ancak Yılmaz engelledi' şeklindeki iddiaya cevap verdi: " Özel bir birim kurdum..."

Eski Başbakanlardan, Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, "Ergenekon" soruşturmasıyla ilgili olarak, "Bugün, 10 sene sonra, niye her şeyi benim o dönemde gerçekleştirmediğim soruluyorsa, bu, benden sonraki hükümetlerin bir eksikliği olarak algılanmalıdır" dedi.

Partinin eski genel başkanları Yılmaz ile Nesrin Nas, Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun'u parti genel merkezinde ziyaret etti.

12 sene genel başkanlığını yaptığı Anavatan Partisi'ne 6 sene sonra yeniden gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Yılmaz, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün "Bir devlet krizi yaşadığını", bu krizin bir çok alanda geçerli olduğunu ileri sürdü.

Yılmaz, bir gazetecinin "Logo ile başlayan değişiklik ne düzeye kadar ilerleyebilir. Yeniden genel başkanlığınız söz konusu olabilir mi?" sorusu üzerine, "12 sene genel başkanlığın bir siyasetçi için yeterli olduğunu düşünüyorum. Bir daha kesinlikle böyle bir hedefim yok. Bu amblem değişikliğini de ANAP'ın özüne dönmesinin bir adımı olarak görüyorum" diye konuştu.

Yılmaz, "Ergenekon'un sizin döneminizde ortaya çıktığı ve üstünün örtüldüğü şeklinde iddia var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

ÖZEL BİR BİRİM KURDUM

"Türkiye'de devlet içindeki yasa dışı yapılanmaların ortaya çıkarılması için en samimi ve büyük mücadeleyi benim başbakanlığım döneminde Anavatan Partisi vermiştir. İlk defa Başbakanlık Teftiş Kurulu başkanı aracılığıyla çok kapsamlı bir rapor hazırlatan Başbakan benim. 10 senelik bir gecikmeyle bugün yargının önüne gelen konular aslında ilk defa o zaman gün ışığına çıkarılmıştır. Bununla bağlantılı olan yasa dışı bu örgütlerin elebaşları yurt dışında yakalanıp adalete teslim edilmişlerdir. Bu çalışma o zaman kamuoyunda rutin bir çalışma gibi algılanmıştır. Bunun için özel bir birim kurulmuştur ve bunun kurulmasını bizzat koordine ettim.

Benim başbakanlığım bir buçuk sene sürmüştür. O günkü ortam kurumların bu kadar işbirliğine açık olmadığı, devlet için kurşun atanla kurşun yiyenin birbirine karıştığı ortamdır. O ortamda ben o kadarını gerçekleştirdim. Ama bugün, 10 sene sonra, niye her şeyi benim o dönemde gerçekleştirmediğim soruluyorsa, bu, benden sonraki hükümetlerin bir eksikliği olarak algılanmalıdır. Bugün şartlar çok farklıdır. Kısıtlayıcı, engelleyici unsurlar ortadan kalkmıştır. Geçmişin bütün kirlilikleri artık kolayca gün ışığına çıkarılabilir. Bunun önündeki tek engel; AKP hükümetinin bu meseleyi bir iç politika malzemesi yapma eğilimidir."

Başka bir soru üzerine Mesut Yılmaz, "Kendi başbakanlığı döneminde hiç bir faili meçhul cinayet işlenmediğini, kurumların yetkisini aşarak gerçekleştirdiği yasa dışı eylemin söz konusu olmadığını" söyledi.

Yılmaz, "Maalesef ülke o hale getirilmiştir ki artık telefonla konuşmak, kapalı toplantılarda görüş bildirebilmek cesaret haline gelmiştir. Ama hiç şüphem yok ki ülke bu karanlığı da mutlaka aşacaktır" dedi.