YARSAV tasarısı 3 yıldır neyi bekliyor
Ergenekon terör ve darbe örgütünün baş savunucularından birisi olan YARSAV'ın kapatılmasını öngören ve hakim ile savcıları tek çatı altında toplayacak olan düzenlemeye ilişkin tasarı üç yıldır Meclis'te bekletiliyor.
Ömer Faruk Eminağaoğlu ve arkadaşları tarafından bir oldu bittiyle kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği, anayasa ve yasaya aykırı yapısıyla tepki topluyor. Adalet Bakanlığı'nın 2006 yılında hazırladığı, hakim ve savcıları bir meslek odası yapılanmasıyla bir araya getirecek olan düzenleme ise bir türlü kanunlaşamadı. Anayasa'nın 140'ıncı maddesinde yer alan "Yargıç ve savcılar, yasalarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar" hükmü ile Yargıçlar ve Savcılar Kanunu'nun 48'inci maddesindeki "Yargıç ve savcılar, yasalarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar" ifadesine rağmen kurulan YARSAV, kuruluşundaki gayrimeşruluğa ilişkin tartışmaları bertaraf etmeye çalışıyor. Derneğin tüzüğünde, bütün hükümlerden önce "dernekleşme özgürlüğü"ne dair değerlendirmeler yer alıyor. Tüzükte ayrıca, YARSAV'ın kendisine "birlik" adı veriyor olmasına rağmen kanunî hüviyetinin "dernek" olduğu vurgulanıyor.
TEMSİL KABİLİYETİ DE YOK
YARSAV'ın anayasa ve kanunlara aykırı olarak kurulup faaliyetini sürdürmesinin yanı sıra, "temsil sorunu" da bulunuyor. Her açıklamasını "hakimler ve savcılar adına" yaptığını iddia eden YARSAV'a, görevdeki yaklaşık 11 bin hakim ve savcıdan yalnızca bine yakınının üye olması, "meslek kuruluşu" iddiasındaki derneğin temsil yeterliliğinin ne kadar az olduğunu gösteriyor.
9. KALKINMA PLANI'NDA DA VAR
YARSAV'ı ortadan kaldırıp gerçek bir meslek birliği hüviyeti kazandıracak olan Adalet Bakanlığı'nın tasarısı Meclis'te görüşülmeyi beklerken, AB normları paralelinde hazırlanan 9. Kalkınma Planı'nda da benzer hükümler bulunuyor. Planda yer alan ve 2008-2013 yıllarını kapsayan "Yargı Reformu Stratejisi Taslağı"na göre, "Türkiye Hakimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı"; Türk yargısının bağımsızlık, tarafsızlık ve etkinliğinin sağlanması, yargıya güvenin artırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması gibi temel amaçları içeren düzenlemeler arasında sayılıyor.
Vakit
