Yargıtay Darbe Yaptı

Yargıtay Darbe Yaptı

Yargıtay bugün tarihte bir ilke imza attı. Ankara bu haberi konuşuyor...

Yargıtay Başsavcılığı bugün ilk bakışta "muhatabı hükümet" olarak görünen zehir zemberek bir bildiri yayınladı.

Ancak göründüğü gibi değil. Çünkü bildirinin muhatabı Hükümet değil" Bildirinin muhatabı Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleri; yani Anayasa Mahkemesi".

Tarih'te İlk; Yargı içi darbe

 

Türkiye'de Askerlerin emrinde bulundukları Hükümetlere defalarca darbe yapmasının aynısı bugün ilk kez yargıda yaşandı.. Yargıtay, Yargının zirvesindeki kurum olan Anayasa Mahkemesi'ne alenen muhtıra-darbe karışımlı bir müdahalede bulundu. 

 

İşte müthiş kodlar"

 

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, dün (20 Mayıs) Referans Gazetesi Yayın Yönetmeni Eyüp Can ve Ankara Temsilcisi Erdal Sağlam'la 1 saati aşkın bir görüşme yaptı.

 

Eyüp Can konuyu dün köşesine taşırken, Haşim Kılıç'a söz verdiğini ve görüşmenin içeriğini yazmayacağını anlattıktan sonra çok önemli bir bilgiyi şöyle verdi: "Fakat konuşmamız sırasında tam 3 kez tekrar ettiği şu cümleyi tarihe not düşmek adına kayda geçirmem gerekiyor. 'Eyüp Bey inanın çıkacak karar ne olursa olsun. Göreceksiniz hem demokrasimiz hem laikliğimiz hem de hukukumuz bu süreçten çok daha güçlenmiş olarak çıkacak. Ve yine inanın bu söylediğim temenni değil'!"

 

Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın çıkacak kararla ilgili "hem demokrasimiz hem laikliğimiz hem hukukumuz güçlenecek" sözü Yargı çevrelerinde bütün kulakların dikkatle açılmasına neden oldu.

 

Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün hukuka gölge düşürür biçimde tescilli Erdoğan karşıtı Turan Çömez'le baş başa yemek yemesi, Çömez'in yemekten sonra soluğu Baykal'ın yanında alması, böylesine hassas bir dönemde Fatih Çekirge, Saygı Öztürk ve Emin Çölaşan gibi AKP'ye aşırı muhalif isimlerle biraya gelmesi Anayasa Mahkemesi'ndeki rüzgarı değiştirmişti. Bu temasların "dinleme yaygarasıyla" kapatılamaması üzerine olay iyice büyüdü ve Osman Paksüt'ün Anayasa Mahkemesi'ndeki etkisini kırdı.

 

Bunun üstüne Haşim Kılıç'ın "demokrasinin, laikliğin, hukukun güçleneceği" vurgusu yapan açıklaması gelince, Yargıtay'da alarm zilleri çaldı.

 

Kapat Yoksa Yandaş Olursun

 

Ve Yargıtay Başkanlar Kurulu, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara doğrudan etki edecek "yargı içi huruç" başlattı. Yargıtay'ın zehir zemberek bildirisinde hükümete yönelik eleştiriler sıralanırken, hükümete destek verenler "yandaş" gibi aşağılayıcı ifadelerle nitelendi.  

 

Yargıtay bu ifadeler ve seçtiği üslupla hem AKP'nin karşısında olduğunu, safını net biçimde belli ederek ortaya koydu hem de dava sürecinde AKP lehine olacakların da "yandaş" olacağı vurgulamış oldu.

 

Ustaca kaleme alınmış bildirinin asıl hedefi Anayasa Mahkemesi'ydi ve bildirinin ana gövdesine Anayasa Mahkemesi üyelerine "kapat" mesajlı ifadeler yerleştirildi.

 

İşte Anayasa Mahkemesi üyelerini hedefleyen o bölümler

 

1 – Delillerimiz tamamen yasal

 

".Tüm gelişmeleri izleyip değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak, yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş, ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları, iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı, toplumun tepki ve husumetine muhatap kılmaya yönelmişlerdir.

 

2 – AKP'nin yaptıkları kişisel tatmin "kararı" etkilemez

 

Bu türden davranışların, kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiçbir yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkileyemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur.

 

3 – Anayasa Mahkemesinden Kuşku Yok

Süreçte;

Çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesi'nin, her tür etkiden uzak biçimde yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine, Anayasa'nın 138. maddesi hükmünü gözardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.

 

4 – AKP'nin kapanmayacağı sadece heves

 

Yargı huzurunda, kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine, "dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı" gibi şaşırtıcı bir inançla, Yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak, Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle, açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.

 

Aktifhaber