Türkiye, Recep Ayında Recep’i Seçti
Evet Müslüman Türkiye’ye İslâm’ın peygamberinin ayı Recep ayında İslâmcı Recep Erdoğan’ın partisini İslâm’ın ve Müslümanların gücüyle ve çoğunlukla Türk parlamentosuna taşıma nasip oldu.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan El Haliç gazetesi: “Müslüman Türkiye’ye İslâm’ın peygamberinin ayı Recep ayında İslâmcı Recep Erdoğan’ın partisini İslâm’ın ve Müslümanların gücüyle ve çoğunlukla Türk parlamentosuna taşıma nasip oldu. Bu tesadüfle değil, mantık, akıl, güç, kanaat ve Türk halkının iradesiyle ikinci kez gerçekleşiyor.”
AHMED İBRAHİM
Recep ayında gelin Hz. Peygamber’in Recep, Şaban ve Ramazan ayıyla ilgili sözüyle feyizlenelim: ‘ Recep benim ayım, Şaban ümmetimin ayı ve Ramazan Allah’ın ayıdır.’ Evet Müslüman Türkiye’ye İslâm’ın peygamberinin ayı Recep ayında İslâmcı Recep Erdoğan’ın partisini İslâm’ın ve Müslümanların gücüyle ve çoğunlukla Türk parlamentosuna taşıma nasip oldu. Bu tesadüfle değil, mantık, akıl, güç, kanaat ve Türk halkının iradesiyle ikinci kez gerçekleşiyor.
İslâmcı AKP’nin nüfusunun yüzde 90’ından fazlasının Müslüman olduğu bir ülkede bütün partilerin önünde yer alması adalettir. Çünkü Türkiye ve dışındaki Müslümanlar iki ay önce Abdullah Gül’ün ordunun silahları gölgesinde parlamentodan çıkarken havaya sıkılan kurşunlar gibi sarf ettiği ‘bugünden sonra seçim, parlamentonun değil, Türk halkının olacaktır’ yollu sözünü unutmadılar.
HALK AKP’YE CÖMERTLİĞİNİ SUNDU
Abdullah Gül’ün tahminleri ve kanaati boşa çıkmadı. AK parlamento çatısı altında halkın kendisine verdiği cömertliğe nail oldu ve son parlamento seçimlerinde tarihi bir zafer elde etti. Bu seçimler Siyasal İslâm abasını bir kez daha Türk bedenine iade etti ve AKP laik Atatürk cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana iki defa büyük zafer elde eden ilk parti oldu.
Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyların yüzde 46’dan fazlasını ve 2002 seçimlerinden yüzde 15 oranlık artışla kazanması, yeni parlamentoda 341 sandalyeyi alması, böylesine tarihi bir başarı elde eden Türkiye’de iktidardaki AKP üyeleri için benzeri görülmemiş toplu bir düğündür. Bir önceki gün Abdullah Gül ve Erdoğan Ankara’da kalabalık kutlamada belirdiler. Yanlarında da başörtülü eşleri ve yüzleri kaplayan sevinç. Canlı yayında orduya yakın bir Türk gazetecinin söylediklerini dinleyenler bu sevinci daha iyi anlar: ‘ Erdoğan öncekinden daha güçlü çıktı ve şimdi Türkiye’de istediğini yapma imkânı var.’
ERDOĞAN’IN DEMOKRATİK HOŞGÖRÜSÜ
Fakat Erdoğan istediğini yapmadı. Seçim zaferinden dolayı mutluluk duymasına rağmen dini ve demokratik hoşgörü baskındı.
Bütün Türklerin istediklerini yapacağını açıkladı. Parlamento çoğunluğuna rağmen İslâmcı olmasalar bile herkesle diyaloğa geçecek.
Reform, istikrar, demokrasi ve laiklik yöntemini sürdürecek. Erdoğan kutlama ortamında bütün dünyaya kendisinin ordu darbesi sonrası idam edilen Adnan Menderes’ten sonra seçimleri arka arkaya iki defa kazanmış ve birincisinden daha yüksek oyla benzeri görülmemiş bu başarıyı gerçekleştiren Türkiye tarihinin ikinci başbakanı olduğunu belirtti.
BAĞIMSIZLAR GÜL’Ü DESTEKLEYECEK
AKP bütün partilerin kendisine karşı koalisyon kurmasına rağmen daha güçlü şekilde geldi.
Bu partiler kayda değer bir başarı elde edemediler. Laiklerin kalesi İzmir’de AKP ve muhalif CHP arasındaki sandalye sayıları eşit.
Milliyetçi parti ise oyların yüzde 14’ünü aşamadı. Kürtler de dahil bağımsızlar ise siyasi yorumcuların tahminlerine göre ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçmek için gelecek hafta yapılacak parlamento oturumunda rollerini göstermek için arka kapıdan parlamentoya girebilirler.
Cumhurbaşkanı AKP’nin anayasal reformlarını onaylayacak, Anayasa ve Yüksek Mahkemedeki yargıçları atayacak. Cumhurbaşkanı AKP’nin sağ kolu olacak.
AKP’nin çizilen planı başarılı olursa seçim kampanyasının sembolü olarak ampulü seçen AKP, liderlerinin ve onları seçen Türk halkının temenni ettiği üzere adaleti ve bütün Türkiye’nin kalkınmasını aydınlayacaktır.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan El Haliç gazetesi, 25 Temmuz 2007, Arapçadan çeviri: Halil Çelik
Vakit
