Mehmet GÖKTAŞ
Türkiye Ağabeylik yapmalıdır
Türkiye Suud’la Husileri barıştırmalıdır, hem de bu konuda acele etmelidir. Mekke ittifakından aldığı yetkilerle değil, ağabey olmanın bir gereği olarak bu görevini yerine getirmelidir. Mekke’yi korumak, Mekke’ye yapılması muhtemel bir saldırıyı ümmetin yetkin bir ağabeyi olarak ele almak durumundadır. Böyle bir ittifak olmasaydı Türkiye muhtemel bir saldırıya seyirci mi kalacaktı?
Bu konuya Mekke sözleşmesinin gereği olmak ve ümmetin bir ağabeyi olarak yapmak arasında çok ama çok büyük fark vardır. Açık konuşalım; Türkiye asla Suud saltanatını korumak durumunda değildir ama Mekke’yi, Medine’yi ve Kudüs’ü korumak, savunmak durumundadır.
Türkiye şimdilik İslam dünyasının en azından ağabeyidir. Ağabey olmanın yükümlülükleri vardır, hilafet makamı gibi bir yaptırım gücüne sahip değildir ama bir ağabey olarak öğüt verme, tavsiyelerde bulunma konumundadır. Hatta birilerinin kulağını çekme hakkına sahiptir, şu anda ümmetin buna itiraz edeceğini zannetmiyorum.
Bölgemizdeki çatışmalara bu sıfatla yaklaşan, savaşların durmasını isteyen Türkiye neye dayanarak kendisini ortaya koyuyor? Bu ağabeylik yetkisine dayanarak yapmıyor mu? O halde Suud ve Husi çatışmasına da bu yetkiyle müdahale etmelidir, asla ittifaktan aldığını zannettiği yetkiyle yapmamalıdır. Eğer yaparsa emperyalist cephenin bundan rahatsız olmayacağını hatta memnun olacağını düşünüyoruz.
Mekke ittifakı hemen işin başında Suud’un arzusunu yerine getirerek meşruiyet kazanmak yerine, ittifakı genişleterek, özellikle direniş cephesinden katılımlarla meşruiyet kazanacağını belirtelim.
Evet, Türkiye derhal ağabeyi olmanın gereği olarak çatışmaları durdurmalıdır. Türkiye insanının arasındaki çekişme ve gerginliğin de bundan kaynaklandığını unutmamalıdır. Medyadan izlediğimiz kadarıyla insanımız maalesef bu konuda iyice gerilmiş durumdadır. Bir tarafta siyonist vahşet karşısında kılını kıpırdatmayan bir saltanatı koruma ve kollama işine soyunan bir Türkiye’den dolayı çok büyük bir kesimin içinin rahat olmadığını bir daha hatırlatıyoruz.
Selam ve dua ile.