TSK'daki Köstebek Kim ?

TSK'daki Köstebek Kim ?

Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan 5 Ocak 2004 tarihli ‘Askerden Çekince’ başlıklı Kıbrıs haberinin ardından Mustafa Balbay’ın, Genelkurmay’a çağrıldığı ve Org Başbuğ tarafından kendisine ‘bilgileri nasıl ve kimden elde ettiğinin’ sorulduğu ortaya çıktı.

Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında hazırlanan 2. iddianamede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile yaptığı görüşmeler de yer alıyor. İddianamenin 909-913 sayfalarında yer alan bilgilere göre, İlker Başbuğ, Genelkurmay İkinci Başkanı olduğu dönemde, Mustafa Balbay ile görüşmeler yapmış.

BAŞBUĞ: "BİZ SİZİ SEVİYORUZ CUMHURİYET GAZETESİNİ SEVİYORUZ"

Başbuğ, 5 Ocak 2004 tarihinde, Cumhuriyet gazetesinde yer alan ve Genelkurmay Başkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs planlarının çeliştiği iddialarının yer aldığı, "Askerden çekince" başlıklı manşet haber üzerine Balbay ile görüşmüş. İlker Başbuğ, 9 Ocak 2004 tarihinde, Genelkurmay Karargâhı'nda yaptığı görüşmede, Mustafa Balbay'a, "Sayın Balbay, biz sizi seviyoruz. Cumhuriyet'i (Cumhuriyet gazetesini) seviyoruz" demiş.

BALBAY'A CASUSLUK UYARISI VE LÜTFENLİ RİCA!

İlker Başbuğ, söz konusu görüşmede, Balbay'a, Kıbrıs konusunda çıkan haberin kaynağını sorarken ezilip büzülmesi dikkat çekiyor ve Mustafa Balbay'a ismiyle hitap ederek, "Mustafa size bunu veren, bakarsınız casusluk yapar, başkalarıyla da temas kurar... Bizim bunu mutlaka bulmamız lazım. Lütfen bize yardımcı ol. Bak, lütfen diyorum sana.." demiş.

BALBAY, İLKER BAŞBUĞ İLE TRAŞ OLURKEN GÖRÜŞMÜŞ

İlker Başbuğ, Kıbrıs haberinin kaynağı konusunda Mustafa Balbay ile akşam üzeri karargâhta ikinci kez görüşmüş. Söz konusu görüşmenin, Mustafa Balbay'ın, İlker Başbuğ'un traş olduğu sırada yapılması dikkat çekiyor. Mustafa Balbay'ın, "Efendim tam traşın üstüne geldim... Ben de aslında traşı uzatacak değilim" sözlerine İlker Başbuğ'un gülümseyerek, "Nerede kalmıştık..." demesi dikkat çekiyor.

İŞTE İDDİANAMEDE YER ALAN İLKER BAŞBUĞ-MUSTAFA BALBAY GÖRÜŞMESİ

"GUNOC1.TXT" isimli metin belgesi içerisinde;
9 Ocak 2004 tarihli notta;
"9 Ocak Cuma günü Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker B.'la görüşme.
10.02'de görüşmeye giriş. Sıcak bir karşılama... Karşılıklı hal hatır... Ben konuya girmek için, 'şükür görüştürene' dedim.
İlker Başbuğ (İB): Sayın Balbay, biz sizi seviyoruz. Cumhuriyet'i seviyoruz. Kendi içimizde yaptığımız değerlendirmelerde, sizlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin zarar görmemesi gerektiğine inanan, yurtsever insanlar olduğunuzu konuştuk.
MB: bundan hiçbir şüpheniz olmasın.
(")
MB: kesinlikle kötü bir niyetle yapmadık. Biz Kıbrıs sorununa Cumhuriyet olarak çok duyarlıyız. Dışişleri'nin bir çalışma yaptığı haberini verdikten sonra, askerlerin bu konuda ne düşündüğünü de haber olarak vermek istedik. Bu konuda ulusal çıkarları öne alan bir ortak noktada buluşulması bizim de dileğimiz. Ama askerlerin, Dışişleri çalışmasını irdelemesi bizce önemliydi. Zaten bu konuda kırıntı niteliğinde de olsa bazı haberler çıkmıştı.
İB: İyi de Mustafa (sohbetin 10-15. dakikasından sonra Sayın Balbay yerine Mustafa demeye başladı) biz öne çıkmak istemiyoruz. Sen bizi tuttun manşetlere çıkardın.
(")
İB: Mustafa sen biliyor musun biz aylardır Kıbrıs'la yatıp Kıbrıs'la kalkıyoruz. Bu konuda kesinlikle kabul edemeyeceğimiz şeyler var. Elbette bizim çok hassas olduğumuz bir konu. Ama biz bunu öne çıkmadan, kamuoyu önünde tartışmalı hale getirmeden çözmek istiyoruz. Yoksa Kıbrıs'ta bizim kesin çizgilerimizin dışında bir şey yapılmasına izin vermeyiz. Bu konuda bize güvenin ya...
(")
İB: (") Bu haberi size kim verdi..
(")
İB: bu bizim için çok önemli. Bir kaçak var. İçimizde bir durum var. Bunu bulmamız lazım. Bize yardımcı olun. Size bu belgeleri kim verdi?..
(")
İB: Mustafa, biz bunu bulmak için, bak, nasıl diyeyim, kıvranıyoruz... Bulmamız gerek... Size bunu veren üniformalı mı?..
MB: Sayın Başbuğ, bu çalışma bu karargâhta yapıldığına göre, biz size ne diyelim... Şimdi tutup, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden biri verdi mi diyeyim. Gerçekten konunun bu yanını kapatalım.
İB: Elinizde başka ne var?
MB: Kıbrıs konusunda çok şey var... Bir bölümünü yayımladık. Siz de biliyorsunuz... Kıbrıs, Türkiye'nin genel güvenliği açısından önemli olduğu için Hava Kuvvetleri'nin çalışmaları, Deniz Kuvvetleri'nin çalışmaları var, tabiî Kara Kuvvetleri'nin de var... Bütün bunların üstünde Genelkurmay Başkanlığı Plan Prensipler Dairesi Kıbrıs Şubesi'nin de çalışmaları var.
İB: Sen bunlardan haberdar mısın?
MB: Evet.
İB: Elinde belge olarak ne var?..
MB: Sayın Başbuğ, ben bu konunun merkezinde olan kişi olmak istemiyorum. Şuna inanın; ben kişi olarak öne çıkmaya meraklı biri değilim. Ama bize, gazetenin hassasiyet gösterdiği konularla ilgili bilgi belge çok gelir... Örneğin, irtica ile ilgili, laiklikle ilgili, Kıbrıs'la ilgili doğal olarak çok kaynağımız var.
İB: Mustafa size bunu veren, bakarsınız casusluk yapar, başkalarıyla da temas kurar... Bizim bunu mutlaka bulmamız lazım. Lütfen bize yardımcı ol. Bak, lütfen diyorum sana...
MB: bizim kaynaklarımızın yurtseverliğinden en ufak bir şüphemiz yok. Biz de bu haberleri yaparken doğal olarak işin gazetecilik yönündeyiz ama, başta da dediğim gibi ulusal çıkarlarımızı da gözeten bir hassasiyetimiz var.
(")

AYNI GÜN AKŞAM DA GÖRÜŞMÜŞLER

İkinci görüşme aynı gün saat 19.08'de, Başbuğ traş olurken yapılıyor. Başbuğ'un, ısrarlı sorularına rağmen kaynağını açıklamayan Balbay, daha sonra Irak ve ABD gibi konuları konuştuklarını not alıyor.

MUSTAFA BALBAY, GÖRÜŞMEYİ GİZLİ OLARAK MI KAYDETTİ?
Mustafa Balbay'ın, İlker Başbuğ ile görüşmesi, iddianamede yaklaşık 4 sayfa yer alıyor. Mustafa Balbay'ın, İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmenin içeriğine bakıldığında, Mustafa Balbay'ın söz konusu konuşmayı not alması imkânsız gibi görünüyor. İlker Başbuğ'un, Mustafa Balbay'a, "Bu görüşmemiz tamamen özel..." şeklindeki sözleri dikkate alındığında ve iddianamede yer alan konuşma metnine bakıldığında, "Mustafa Balbay'ın görüşmeyi akılda tutması imkânsız gibi" Mustafa Balbay, İlker Başbuğ görüşmesini gizli mi kaydetti? Mustafa Balbay'ın, Genelkurmay karargâhına ses kayıt cihazıyla gelip gelmediği incelenmedi mi?" şeklindeki soruları akla getiriyor.

BAŞBUĞ'A: "SİZİN KAÇ BEDEN GİYDİĞİNİZİ BİLMİYORUM"

(")
İB: Peki şu benim üniformayı mı giyiyordu, onu söyleyin bari (İLKER BAŞBUĞ, HABERİN KAYNAĞINI SORUYOR)
MB: Sizin kaç beden giydiğinizi bilmiyorum. O yüzden sizinle aynı üniformayı giyip giymediğini bilemem.
(")
İB: Yani herkes bunu soruyor. Gazeteler... Mustafa saat 11.30, ben bu görüşmeyi bir saat ya da bir saat 15 dakika olarak planlamıştım. Akşam tekrar görüşebilir miyiz... Mesela 19.00 gibi.
MB: Tabiî olabilir... Ben 19.00'da buradayım..