Taraf Basın Konseyi'ni Rezil Etti
Basın Konseyi, Taraf Gazetesi'ni ve Muhabir Mehmet Baransu'yu "Dağlıca Baskını" nedeniyle dün kınamıştı. Taraf bugün Basın Konseyi'ni morartan bir haber yayınladı.
Oktay Ekşi'nin Başkanlığı'nda Doğan Grubu'nun ekseninde ilerleyen Basın Konseyi yine kendi kendisini vurdu. Kınadıkları gazeteci, ertesi gün Konsey'in tüm tezini çürüten belgeler yayınladı.
----------------------
Basın Konseyinden yapılan yazılı açıklamada, Yarbay Onur Dirik'in vekili Avukat Hüseyin Buzoğlu'nun, Taraf gazetesi ile muhabir Mehmet Baransu hakkında şikayette bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, Buzoğlu'nun şikayet başvurusunda, Taraf gazetesinin 15 Mart 2008 tarihli sayısının 1. sayfasında yayımlanan ''13 Şehit 8 esir ödülü'' ile 11. sayfasında yayınlanan ''Düğündeki komutana ödül'' ve ''Baskından sonra yangın'' başlıklı haberlerdeki, ''Taburun komutanı ceza yerine ödüllendirilmiş, PKK tarafından 12 Ekim 2007 tarihinde Dağlıca'daki tabura baskın yapıldığı sırada Komutan düğündeydi'' ve Taraf'ın konuştuğu Dağlıca'da görevli üst düzey bir yetkilinin ''Dirik'in büyük ihmali olduğu'' şeklindeki ifadelere yer verilmesinin, Basın Meslek İlkelerinin 4, 6, 9 ve 10. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, hem gazetenin, hem de muhabir Mehmet Baransu'nun eylemlerinin konsey tarafından değerlendirilmesini istediği kaydedildi.
Şikayeti inceleyen Basın Konseyi Yüksek Kurulu'na Taraf gazetesinden şikayetle ilgili yanıt gelmediği, Baransu'nun da ''şikayetle ilgili cevap vermeme kararı aldıklarını'' ilettiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
''Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Basın Meslek İlkelerinin 'Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez' şeklindeki 9. ve 'Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez' şeklindeki 10. maddelerinin ihlal edildiği kanaatine vararak, hem Taraf gazetesinin, hem de Mehmet Baransu'nun kınanmasına oy çokluğu ile karar vermiştir.''
KINAMAYA HABERİYLE CEVAP VERDİ
Taraf Gazetesi Muhabiri Mehmet Baransu, Basın Konseyi'nin bu kınamasına bugün haberiyle cevap verdi. Mehmet Baransu bugün Taraf Gazetesi'nin 1. sayfasından yayınladığı haberde, Dağlıca Baskını'nı Genelkurmay'ın 9 gün önceden bildiğini belgesiyle ortaya koydu.
Baransu haberinde; "Genelkurmay, Kara Kuvvetleri, Jandarma, 2. Ordu ve Hakkari'deki istihbarat başkanlıklarına, Dağlıca Baskını'nın hangi tepeden yapılacağı, koordinatları, PKK istihbaratçısının kimliği, baskını yapacakların kimliği dahil tüm bilgiler 9 gün önceden bildirildiğini" belgesiyle yayınladı.
Baransu'nun haberi:
Genelkurmay, Kara Kuvvetleri, Jandarma, 2. Ordu ve Hakkari'deki istihbarat başkanlıklarına, Dağlıca Baskını'nın hangi tepeden yapılacağı, koordinatları, PKK istihbaratçısının kimliği, baskını yapacakların kimliği dahil tüm bilgiler 9 gün önceden bildirildi. Sonra.... 13 şehit...
İşte baskını önceden haber veren resmi rapor ve tüm ayrıntıları...
--------------------
Taraf Gazetesi'nden Mehmet Baransu'nun haberi:
On ç askerin şehit olmasına sekiz erin de "ihanet"le yargılanmasına neden olan Dağlıca baskınının yapılacağı bilgisinin, baskından dokuz gün önce "ivedi" kaydıyla Hakkari Dağ Komando Tugayı'ndan başlayarak Genelkurmay Başkanlığı'na kadar tüm sorumlu ve yetkili birimlere ulaştırıldığı ortaya çıktı.
Taraf'ın ele geçirdiği belgelere göre 12 Ekim 2007 tarihli, 'ivedi' damgalı Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı istihbarat raporuyla, baskının nereden yapılacağı, zamanlaması ve baskın yapılacak üslerin koordinatları ayrıntılı olarak yer aldı. Söz konusu istihbarat raporu, başta Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Jandarma Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Dağlıca Tabur Komutanlığı'nın bağlı olduğu Hakkari Dağ Komando Tugayı'na kadar her komuta kademesinde bildirildi.
BASKINI BİLMEYEN KALMAMIŞ
2292-07/İDAM(63939) numarasıyla, saat 18:36'da faks mesajıyla ulaştırılan "Haber Talimatı" ibareli raporda, Dağlıca Taburu'na yapılacak saldırı, birebir şu ifadelerle haber verildi: "Hakkari-Yüksekova İkiyaka Bölgesi'nde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki T.Ö. (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracığıyla, Dağlıca (20-37) 3. Motorize Tabur Komutanlığı'nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca Bölgesi'nde bulunan Keri Tepe (19-35) üs bölgesi ile Geper (22-35) olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları"
JANDARMA DA RAPORLAŞTIRDI
Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı tarafından 12 ekimde gönderilen bu istihbarat raporundan iki gün sonra ise, Jandarma Genel Komutanlığı da bir "İç İstihbarat Raporu" düzenleyerek, ilgili birimlere gönderdi. 14 Ekim tarihli bu raporda "Hakkari Yüksekova bölgesinde faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarının, Dağlıca'da operasyona çıkan güvenlik güçlerine yönelik eylem yapmayı planladığı" bilgisi ayrıca kayıtlara geçirildi.
TERÖRİSTLERİN İSİMLERİNE KADAR HERŞEYİ BİLDİRDİLER
Baskına ilişkin bütün bu bilgilerin yapı sıra, her iki raporda ayrıca, Şırnak, Siirt, Van bölgelerinde de eylemler beklendiği uyarısı yapılarak, PKK'lıların baskın düzenleyeceği karakollar hatta bu eylemlerde yer alacak örgüt elemanlarının kimliği bile ayrıntılı olarak bildirildi.

DAĞLICA'DA NE OLMUŞTU?
Taraf Gazetesi'nin yayınladığı belgelere göre, Genelkurmay, Kara Kuvvetleri, Jandarma, 2. Ordu ve Hakkari'deki istihbarat başkanlıklarının, baskına ilişkin bütün bilgilerden haberi olmasına rağmen 21 Ekim 2007 tarihinde PKK'lıların gerçekleştirdiği Dağlıca baskınında 13 asker şehit olmuş, sekiz asker de kaçırılarak K. Irak'taki PKK kamplarına götürülmüştü.
14 gün sonra Türkiye'ye getirilen sekiz asker ise "Vatana ihanet suçlamasıyla" askeri cezaevine kondu. Tabur Komutanı Onur Dirik, er Ramazan Yüce'yi PKK'lılara yardım etmekle suçladı. 2 Şubat 2008'de görülen ilk duruşmada, sekiz er tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Daha sonra Dirik'e ait ses kaydı YouTube'a düştü. Dirik baskındaki ihmallerini kabul ederek, Genelkurmay'daki komutanlara ve günlüğünü okuduğu şehit bir üsteğmene ağır küfürler sarfetti. Bunun üzerine Dirik Afyon'da konuşlu İkmal Komutanlığı Lojistik Şube Müdürlüğü'ne atandı.
