Tanrıverdi 301 Kurbanı Olacak mı?

Tanrıverdi 301 Kurbanı Olacak mı?

Öğretmen-sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi yargılanacak. "Muvazzaf subaylar resmi elbiseleriyle okullarda ders vermek suretiyle çocuklara militarist fikirler aşılıyorlar."

İkinci iktidar dönemini demokratikleşmeye ayıracağını söyleyen AKP iktidarı bunu test edebileceğimiz bir sınavla karşı karşıya.

Henüz bu iktidar döneminin ilk günlerinde patlak veren olay, Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi’nin bir panelde söylediği sözlerden dolayı TCK 301’e muhalefetten mahkeme önüne çıkacak olması.

Yusuf Tanrıverdi, "Resmi ideoloji kıskacında eğitim sistemi" konulu bir panelde sarf ettiği şu sözlerden dolayı yargılanacak:

“Muvazzaf subaylar resmi elbiseleriyle okullarda ders vermek suretiyle çocuklara militarist fikirler aşılıyorlar.”

“28 Şubat sürecinde öğretmenler fişlendi.”

“Devletiyle, milletiyle bölünmez bütünlük vurgusu faşist devlet felsefelerinde bulunan bir özelliktir.”

Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi'nin, yaptığı konuşmalarda bu tür ifadelere yer vererek eleştiri sınırları dışına çıktığı, gerek TC Devletini ve gerekse devletin askeri teşkilatını, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yanaki uygulamaları bütünüyle ele alıp, bu organları temsil eden kişi ya da kişileri değil organların ikisini hedef aldığı, eleştiri sınırları dışına çıkarak onları aşağıladığı iddiasıyla TCK 301. maddenin hem cumhuriyeti hem de devletin askeri teşkilatını alenen aşağılamaktan iki kez cezalandırılmaları talebiyle dava açtı.

İşin hükümeti ilgilendiren yanı, Tanrıverdi’ye bu ifadelerinden dolayı dava açılırken Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in bir televizyon kanalında “Gereken her şey yapılacaktır” diyerek davaya destek vermesi.

Kendisinden 301’i değiştirmesi beklenen hükümet yapıyor bunu!

AKP iktidarının demokratikleşme iddiası acaba samimi olmayabilir mi?

Öğretmen-Sen, genel başkanıyla ilgili gelişmeleri değerlendirirken şöyle diyor:

“Tek derdimiz ülkemizin sivilleşmesi, özgürleşmesi ve AB standartlarında bir ülke olması yolunda sivil toplum olarak üzerimize düşeni yapmak. Elbette bizim ülkemizde bunun bir bedeli oluyor. İşte bizim ödeyeceğimiz ilk bedel!”

Öğretmen-Sen bir bedel ödemek üzere ve AKP hükümeti bu bedeli ödeten taraf olacak. Demokratikleşmenin ilk sınavında hükümetin büyük bir güven kaybına yolaçmak üzere olduğu bile söylenebilir.

Öğretmen-Sen yönetiminin çağrısı şöyle:

“Öğretmen-Sen, düşünce ve ifade özgürlüklerini savunan, demokrat, hukukun üstünlüğüne inanan fikir adamlarından başka gideceği bir yer yoktur. Düşünceye karşı oluşturulan bu güç kullanımına artık bir son verilmesini istiyoruz. Sivil Anayasaya tüm desteğini veren Öğretmen-Sen, maalesef bu Anayasayı hazırlayan hükümetin bir bakanı tarafından düşüncelerinden ötürü mahkûm edilmek istenmektedir. Bize destek vermenizi istiyoruz. Düşüncelerinden ötürü 23 Ekim 2007 tarihinde mahkeme önüne çıkacak olan sayın genel başkanımıza kaleminizle, fikirlerinizle, demokratlığınızla destek vermenizi temenni ediyoruz.”

fikri takip