Talat ve Soyer'den Ergenekon Yorumu

Talat ve Soyer'den Ergenekon Yorumu

Rauf Denktaş ve Derviş Eroğlu hakkında soruşturma açılmasını isteyen KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Ergenekon suskunluğunu bozdu...

KKTC Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Türkiye'de devam eden Ergenekon soruşturması konusunda bugüne kadar sustuğunu, ancak dün aldığı bir iddianame karşısında suskunluğunu bozduğunu söyledi.

Soyer, elindeki iddianamede 1998 seçimlerine yönelik maddi olarak müdahale yapıldığının yer aldığını belirterek, bu konuyla ilgili olarak Başsavcıya suç duyurusunda bulunduğunu, 19 Nisan seçimlerinden sonra da Cumhuriyet Meclisine araştırma önergesi vereceğini açıkladı.

KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre Başbakan Soyer, Kıbrıs TV'de yayımlanan ve ana muhalefet partisi Ulusal Birlik Partisinin (BP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun da konuk olduğu "Son Durum" programındaki konuşmasında, "daha önceki programlarda Ergenekon konusunu konuşmak istemediğini, ancak elinde bir iddianame bulunduğunu ve bu iddianamedeki verileri gördüğünde şoke olduğunu" ifade etti.

-"TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU"-

Soyer, şunları söyledi:

"Bugüne kadar UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun arkasından hiç konuşmadım ve herhangi bir şekilde de bir olguyla yüz yüze gelmedim. Ergenekon'da yayımlanan ve mahkemeye sunulan bu iddianamenin eklerinde, Mustafa Özbek'in evrakları arasında bulunmuş ve Derviş Eroğlu'na sunulmak üzere hazırlandığı belirtilen bir rapor var. Bu raporu okuduğum zaman tüylerim diken diken oldu. Çünkü 1998 seçimlerine girerkenki ilginç örnekler de var ve hafızamız bizi hiç yanıltmaz. Bir Range Rover arabanın devrilmesi insanların yaralanması yaşanmıştı. O günlerde bununla ilgili sayısız haberler çıkmıştı basında."

Rapordan alıntılar yapan Soyer, şöyle devam etti:

"Bütün bu raporun içinde ve benim okuduğum bölümlerde toplam 20 milyon dolar paranın 98 seçimleriyle ilgili olarak dağıtıldığı belirtilmektedir. Bununla ilgili sayısız isim ekip başları var. Burada geçen isimlerin bir kısmını da çok iyi tanıyorum. Bu raporda ilginç olan noktalardan bir tanesi, özellikle 1998 seçimleriyle ilgili hedefler, 'KKTC'de yapılan bu operasyon tamamen Türkiye'nin menfaatlerini kapsamaktadır' deniliyor, kendilerine göre..."

Soyer, bunların iddia olabileceğini, ancak kesinlikle açığa çıkarılmasının şart olduğunu, çünkü orta yerde bulunan isimler ve verilerin gerçekten incelenmesi gereken konular olduğunu belirtti.

Raporda, "Derviş Eroğlu'na sunulmak üzere hazırlandığının ve Özbek'in devreye girmesiyle Eroğlu'na sunulduğunun" belirtildiğini ve Rauf Denktaş'ın telefonlarının dinlendiği ve yine Denktaş'a dönük olarak da operasyonların yapıldığının yer aldığını kaydeden Soyer, "Eğer bu rapor Derviş Bey'in bilgisindeyse Rauf Denktaş'la bunu paylaştı mı? Bunu doğrusu çok merak ediyorum" diye konuştu.

Soyer, "1998'deki seçimlerde yaşananların kokusunun 2009 yılında çıktığını" ifade ederek, 19 Nisan seçimlerinden sonra Cumhuriyet Meclisinde ilk verecekleri önergenin de bunun araştırılması ve ortaya çıkarılması olacağını söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Ergenekon soruşturmasının Kıbrıs ile ilgili bağlantılarını gazetelerde görünce ''irkildiğini'' belirtti, derin bağlantıları yorumladı:

Cumhurbaşkanı Talat, KKTC'de 19 Nisanda yapılacak seçimlerin ardından kurulacak hükümetin, Kıbrıs konusunda izlenen politikalara karşı çıkamayacağını ve bu politikayı desteklemek zorunda olduğunu belirtti

Talat, Bayrak Televizyonunda (BRT) yayımlanan AKİS programında yaptığı açıklamada, ''Ergenekon ile ilgili basında gördüğüm Kıbrıs bağlantıları beni irkiltti'' dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, basında Ergenekon ile ilgili gördükleri karşısında neden irkildiğini şu sözlerle açıkladı:

''Burada geçmişte yaşadığımız bazı hadiselerin böyle bir bağlantıyla bağlantılı olduğunu resmen bilmiyorduk da ondan... Bir dış karışmacılığın olduğunu biliyorduk. Özellikle seçim dönemlerinde sandık sandık yürütülen müdahaleyi biliyorduk. Biz fiilen biliyorduk, ama bunun Ergenekon bağlantısıyla ilgili bilgi sahibi değildik.''

Talat ''Ergenekon'' denince ne anladığını ise şu sözlerle özetledi:

''Ergenekon, benim anladığım kadarıyla bir ekip var. Bu ekip bazı yasa dışı yollarla siyasi iktidarı yıpratmak ve iktidardan uzaklaştırmak gibi bir takım girişimler yapmış.''

Ergenekon konusunda kimin neyi nasıl yaptığı konusunun daha tam olarak netleşmediğine de işaret eden Talat, Ergenekon üzerinden hesaplaşmanın Kıbrıs'ta da kendini gösterdiğini söyledi. Talat, ''Nerede çok milliyetçi duyguları besleme imkanı, orada çok fazla karışık işler olur'' diye konuştu.

''Seçimlerden sonra Talat'ın ortaya koyduğu çözüm vizyonundan farklı düşünen bir siyasi iktidar oluşumunun ortaya çıkması halinde bu hesaplaşmanın devam etme durumunun ortaya çıkıp çıkmayacağına'' dair bir soruya karşılık ise Cumhurbaşkanı Talat, ''Eğer Kıbrıs sorunu konusunda farklı düşünen, çözümsüzlüğü çözüm gibi gören bir anlayış iktidar olursa, ortaya çok ciddi bir karmaşa çıkar. Ve tabii ki bunun ucu Ankara'ya kadar gider'' dedi.

-SEÇİM SONRASI OLUŞACAK HÜKÜMET-

19 Nisan seçimlerinden sonra oluşacak hükümetin, Kıbrıs konusunda izlenen politikalara karşı çıkamayacağını ve bu politikayı desteklemek zorunda olduğunu söyleyen Talat, ''Seçim sonrasında gelecek olan hükümet, bizim saptadığımız ve sonuç getirdiği görünen politikayı mutlaka desteklemelidir. Desteklemeyen bir yapı hükümette olamaz'' dedi.

Talat, bir partinin çözüm istediğini söylemesinin yeterli olmadığının altını çizerek, ''Önemli olan partilerin politikalarının özüdür. Kıbrıs konusunu iğne ile kuyu kazarak getirdiğimiz noktayı bozmayız. Kıbrıslı Türklerin elde ettiği kazanımlarla hiçbir hükümet oynayamaz'' diye konuştu.

Tüm partilerin çözüm vizyonuna sahip olmaları gerektiğini kaydeden Talat, Kıbrıs sorununun çözümü dışında bir seçenek bulunmadığını vurguladı.

Talat, ''hükümete ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) gelmesi durumunda ne olabileceğine'' ilişkin soruyu yanıtlarken şunları söyledi:

''O da iktidara gelecekse desteklemek zorundadır. Yoksa dediğim gibi kaos olur. Cumhurbaşkanı çözümden yana, Türkiye çözümden yana, buradaki hükümet çözümsüzlükten yana, böyle bir şey olur mu?''

Bu politikayı desteklemeyen bir siyasi partinin hükümete gelemeyeceğini kaydeden Talat, bir siyasi partinin ''çözüm istediğini'' söylemesinin yeterli olmadığını belirterek, ''Kritik bir dönemdeyiz. Çözüm istiyorum demesi yetmez. Uygulamayı da ona göre yapması lazım'' dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, Taşınmaz Mal Komisyonu ile birlikte yapılan düzenlemeleri ''bir devrim'' olarak niteledi ve ''Buna karşı bir devrim yapılamaz. Bu, çok aşırı bir girişim olur'' dedi.