Susurluk’un ‘mumcu’ları NEREDE?
Ergenekon operasyonu kapsamında ortaya çıkan karanlık ulusalcı ilişkileri Vakit’e değerlendiren İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin ...
Ergenekon operasyonu kapsamında ortaya çıkan karanlık ulusalcı ilişkileri Vakit’e değerlendiren İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, önemli tespitlerde bulundu.
Demokratik açılımları kendine tuzak olarak gören bir topluluğun olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, “Tek parti dönemi sonrası dönemi, tüm bozulmanın adresi olarak göstermeye çalışan; gittikçe kaybeden, kaybettikçe öfkesi artan bir kesim var. Üretmeyen ama sahip olduğu hegemonya üstünden çeşitli kişi ve kuruluşlara dayatmalar yapan bir topluluk… Bu kendini devletin sahibi gibi gören, kendisine muhalif her adımı dış güçlerin oyunu veya halkın cehaleti olarak görmeye çalışan bir topluluk… Her seçimde kaybeden, seçilmişlerin değil, atanmışların temsilcisi bir topluluk var” dedi.
“ÇIRPINDIKÇA BATIYORLAR”
“Bu topluluk güçlü görünmekle beraber demokrasinin ateşi karşısında eriyen bir buz kalıbına dönüyor” diyen Gergerlioğlu, Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya’nın 6 yıl boyunca tüm işini gücünü bırakıp AK Parti’yi takip ettiğine inanmak istemediğini vurguladı.
“MUMCULAR ŞİMDİ NEDEN SESSİZ”
Hükümetin Ergenekon konusunda asla geri adım atmamasını ve hukuka saygısı olan herkesimin bu sürece destek olması gerektiğini vurgulayan Gergerlioğlu, “Artık işin nereye vardığı bellidir. İşlerin iyi gitmediğini düşünen bir topluluk gözlerini karartmış durumdadır. Kökü Susurluk’a kadar uzanan bir çetenin ancak kuyruğundan tutulmuştur. Bu kuyruğun baş kısmına uzanmak gerekmektedir. Yoksa ne Susurluk aydınlanır, ne Uğur Mumcu cinayeti, ne de Hablemitoğlu cinayeti. Susurluk skandalı ortaya çıktığında karanlığa karşı lambaları yakıp söndürenler şu an Ergenekon’dan yayılan ve derin devleti aydınlatan ışığı nedense görmemeyi tercih ediyorlar. Zira ülkede her zaman demokrasi istemi hep çifte standartlı mı olacak? diye sormak zorunda kalıyoruz” dedi.
