Son Gazze Savaşında Kim Kazandı ?

Son Gazze Savaşında Kim Kazandı ?

Direniş güçleri düşmanın bütün umutlarını suya düşürdü, çünkü;

İmad Affane

Bu konuda yazanların çoğu Siyonistlerin amaçlarını açıklarken, bazıları elde edilen başarıyı şu veya bu örgüt veya partiye mal ettiler. Konuyu yazan çizenlerden çok azı gerçeği görüp işi yerel ve bölgesel güçlerle irtibatlandırdılar.

Önce düşmanın bu saldırılarla varmak istediği amaçları irdeleyelim:

Bir: İşgal yönetimi öncelikle Hamas hareketini test etti. Ateşkes sürecinde yapılan bu saldırılara Hamas hareketinin vereceği cevabı, karşılığı ve meydandaki ciddiyetini öğrenmek istedi.

- Hamas hareketi ise bu konuda düşmanın planlarını suya düşürdü; direniş programına bağlı olduğunu ifade eden Hamas meydanı ve cepheyi sevk, idare ve kontrol etmeye kadir olduğunu bir kez daha gösterdi. Direniş gruplarının misillemelerini siyasi ve askeri olarak destekledi ve onları kamufle etti. Kassam Tugayları siyasi boyutu nedeniyle yaptığı bazı operasyonları duyurmadı.

- Hamas hareketi aynı şekilde düşmanın, onu İslamî Cihad hareketiyle aralarında çelişki, çekişme ve didişme olduğu yönündeki söylentiler yayarak karşı karşıya getirme planlarını da suya düşürdü. İslamî Cihad liderlerinden Halid El-Bataş, Hamas hareketinin misillemede direnişi destekleme, sırtını güçlendirme konusunda önemli roller aldığını belirtirken, Kudüs Müfrezeleri sözcüsü Ebu Ahmed'in, Kassam Tugayları'nın operasyonlara katıldığını ancak açıklamadığını ifade etmesi düşmanın planlarını alt-üst etti.

İki: İşgal yönetimi bu saldırılarla Arap Baharını yaşayan ülkelere özellikle de Müslüman Kardeşler'in Halk Meclisine hakim olduğu Mısır'a mesaj vermek istedi. Mısır'ın saldırılarla ilgili tutumu ve meclis yoluyla yaptığı açıklamalar geciktiyse de, düşmanı şok etti ve elini ayağını birbirine doladı. Çünkü meclis, Camp David Anlaşmasının iptal edilmesini, Mısır büyükelçisinin çağırılıp Siyonist büyükelçinin kovulmasını, kuşatmanın kaldırılmasına başlanması için Gazze'ye Mısırlı parlamenterler heyeti gönderilmesini talep etti.

Mısır Halk Meclisinin bu sert tavrı Tel Aviv kadar Washington'a da kırmızı ışık yaktı.

Mesajı iyi anlayan işgal yönetimi, Müslüman Kardeşler'in Mısır halkını harekete geçirmesine ve işgal yönetimine daha sert davranması için Askeri Konsey'e baskı yapmasına fırsat vermeden Mısır'ın ateşkes önerisini kabul etti.

Washington'a gelince, iktidardaki Askeri Konsey'le görüşmesi için alelacele Kongre'den bir heyeti askeri uçakla Mısır'a gönderdi.

Üç: İşgal rejimi bu saldırılarla direnişin elindeki silahları özellikle Libya'dan kaçırıldığı iddia edilen silahların olup olmadığını varsa ne tür silahlar olduğunu öğrenmek istedi. Bunun yanında, bölgede İran veya başka ülkelerden gelen askeri uzmanların olduğunu iddia eden işgalci, direnişin savaş meydanında gösterebileceği yeni taktiklerinin olup olmadığını da tespit etmekk istedi.

Düşman, direnişin gücünün yanında, kendi silahlarını ve Demir Kubbe sisteminin ne oranda füzeleri engelleyebileceğini de test etmek istedi.

Ancak direniş güçleri düşmanın bütün umutlarını suya düşürdü, çünkü;

- Direniş güçleri yeni, uzun menzilli ve gelişmiş füzeleri kullanmadı. Kassam'ın direk cephede yer almaması düşmanın direnişin gücünü öğrenmesini önemli oranda engelledi. Böylece direnişin silahlarıyla ilgili sır devam ediyor.

- Kassam'ın dışarıda kalması Hamas hareketiyle Gazze'deki hükümeti doğrudan saldırılara hedef olmaktan kurtardı. Şu anın kapsamlı bir savaş için hazır olduğuna inanmayan hükümetle Hamas hareketi bu süreçte vatandaşa hizmet etmeye devam ettiler. Hamas kapsamlı bir savaş için daha çok hazırlık yapmak gerektiğini düşünüyor.

- Gazze'den atılan füzeleri durdurmak için kurulan Demir Kubbe füzesavar sisteminin bir kez daha başarısız olduğu kanıtlandı. Saldırılara misilleme olarak atılan 222 füzeden sadece 56'sını düşürebildi. Basit imkânlarla yapılan direnişin füzelerini düşürmek için bu yüksek maliyetli sistemi kullanan işgal yönetiminde birçok askeri uzman projenin kendilerini ekonomik olarak bitireceği konusunda uyarıyor.

- Direniş füzeleri 1.5 milyon Siyonist'i sığınaklara doldurdu ve işgal rejiminin bazı bölgelerinde adeta hayatı felç etti. Bu durum işgal hükümetini kendi halkına karşı zor durumda bıraktığı gibi dünyadaki heybetine de gölge düşürdü.

Peki kim kazandı?

Bu konuda yazanların bir kısmı, İslamî Cihad veya Nasır Salahuddin Tugayları'nın kazandığı, Hamas hareketinin ise kaybettiği ve köşeye sıkıştığı tespitinde bulundular.

Fitne tohumlarını ekmekle görevli Siyonist basın da İslamî Cihad'ın Hamas'ı siyasi ve askeri sahadan sildiğini, Hamas hareketinin kaybettiği yeri ise şimdilik İslamî Cihad'ın doldurduğunu yazdı.

Ancak durumu şöyle değerlendirenler de var:

Aslında olup biten İran ile işgal rejimi arasındaki ölüm kalım savaşının bir halkasıdır. Bu savaşın sahası ise Gazze'dir.

İslamî Cihad hareketinin baş finansmanı İran'dır ve sessiz sedasız ondan da talimat almaktadır.

İran'ın Gazze'de düşmanla savaşı kızıştırmada çıkarı var. Şunun için;

İran öncelikle bununla Suriye'de olup bitenden dikkatleri uzaklaştırmak ve Suriye rejimine uygulanan baskıyı hafifletmek istiyor.

İkinci olarak ise, dünyanın Gazze'de göreceği korkutucu cinayet sahnelerinin ardından işgal yönetiminin İran'ın nükleer tesislerini vurmak için dünya kamuoyundan alacağı desteği zayıflatmak ve ona destek verenleri de dağıtmayı amaçlıyor.

Bu iddiaları savunanlar şu önemli tespiti de yapıyorlar:

Saldırıların arkasındaki gerçek nedenleri okuyan Hamas hareketi, başkasının emrine girmekten imtina etmek ve başkalarının çıkarı için vazife almaktan kaçınmak için meydandan uzak durmayı tercih etti. Hamas liderlerinden birinin, direnişin dış güçlerin emrinde olmadığını ve kimseye de bağımlı bulunmadığını belirterek İran'a bir saldırı olması durumunda düşmanla doğrudan bir savaşa girmeyeceklerini açıklaması bunu destekliyor.

Sonuçta evleri yıkılan, işyerleri, okulları, fabrikaları ve rızık kaynakları tahrip edilen Gazze halkıdır. Siyonist işgal füzelerinin, toplarının ve bombalarının hedef aldığı insanlar, yüreklerini ağızlarına getirdiği kişiler Gazzelilerdir. Yavrularını kaybedenler Gazze'deki ana babalardır.

Biri zafer kazanmışsa ve üstün gelmişse o Gazze'nin anaları, çocukları, direnişi ve bütün halkıdır.

Biri kaybetmişse o da Siyonist rejimdir.

Son Gazze saldırıları savaş seanslarının birinden başka bir şey değildir. Bölgede ve uluslararası alanda meydana gelen gelişmelerle Siyonist işgal yönetiminin bölgede savaş çıkarma planlarının olduğu bir süreçte sağlanan ateşkesin ise geleceği yoktur.

fiem