Son çare Osmanlı arşivi
Filistinli ailelerin evlerini ellerinden almaya devam eden İsrail, Doğu Kudüs'te yaşayan 13 kişilik El Kürd ailesini sokağa attı.Nebil El Kürd, son çare İstanbul'a gelerek Osmanlı tapu arşivleriyle hakkını arayacak.
Filistinli ailelerin evlerini ellerinden almaya devam eden İsrail, Doğu Kudüs'te yaşayan 13 kişilik El Kürd ailesini sokağa attı. 'Yahudi yerleşimcileri tutan' İsrail mahkemelerine güvenmeyen baba Nebil El Kürd, son çare İstanbul'a gelerek Osmanlı tapu arşivleriyle hakkını arayacak
Doğu Kudüs'teki Filistinli ailelerin evleri bir bir ellerinden alınıyor. Bu uygulamanın son örneği, Nebil El Kürd ve 13 kişilik ailesi oldu. Filistin Devleti'nin başkenti olması öngörülen Doğu Kudüs'ün kalbi Şeyh Cerrah mahallesinde, El Kürd ailesinin mahkeme kararıyla boşaltılan evi, yine mahkemece geçen hafta Yahudi yerleşimcilere teslim edildi. Böylece yasal yolla evlerinden çıkarılan Filistinli aile sayısı 4'e ulaştı. Nebil El Kürd, 85 yaşındaki annesi İmm El Nebil, eşi Meysun, çocukları ve torunları şimdi evlerinin bahçesinde kurdukları çadırda, sağa sola atılmış eşyalarının ortasında, komşuları, akrabaları ile birlikte otururken, iki ayrı aileye daha tahliye için tebligat geldi.
HAKKINI TÜRKİYE'DE ARAYACAK
Hakkını Osmanlı arşivlerindeki Filistinlilere ait tapu belgeleriyle arayacağını kaydeden Nebil El Kürd, "Haftaya Türkiye'ye gidiyorum. İstanbul'a, doğrudan Osmanlı Arşivleri Müdürlüğüne gideceğim. Benim ve diğer ailelerin tüm umudu şimdi arşivlerde" dedi. El Kürd ailesi, uzun süren hukuk mücadelesinden sonuç alamayan Şeyh Cerrahlı 28 aileden biri. Tüm ailelerin ortak savaşı, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü ele geçirmesiyle başladı.
ABD'li anne isyan etti: Utanıyorum
İsrail'in işgaline hayır diyenler arasında bulunan Amerikalı Anne Fuller, ABD dahil Avrupa ülkelerinin konsolosluklarının bulunduğu Şeyh Cerrah'ta, Filistinlilerin evlerinden edilmesini utanç verici bulduğunu söyledi. Fuller, "Gerçekten utanıyorum. Sabah bizim konsolosluğumuza da gittim, ama tek bir ses yok? Ne bekliyorsunuz ki" dedi. ABD, Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına, Şeyh Cerrah'taki Yahudi inşaatlarına karşı defalarca uyarılarda bulunmuştu. İsrailli gençlerden biri de Doğu Kudüs'ün Yahudileştirilmesine karşı olduğunu belirterek, bu yollarla Kudüs'ün bölünerek iki devletin başkenti olmasının engellenmeye çalışıldığını kaydetti.
Doğu Kudüs'teki Filistinli ailelerin evleri bir bir ellerinden alınıyor. Bu uygulamanın son örneği, Nebil El Kürd ve 13 kişilik ailesi oldu. Filistin Devleti'nin başkenti olması öngörülen Doğu Kudüs'ün kalbi Şeyh Cerrah mahallesinde, El Kürd ailesinin mahkeme kararıyla boşaltılan evi, yine mahkemece geçen hafta Yahudi yerleşimcilere teslim edildi. Böylece yasal yolla evlerinden çıkarılan Filistinli aile sayısı 4'e ulaştı. Nebil El Kürd, 85 yaşındaki annesi İmm El Nebil, eşi Meysun, çocukları ve torunları şimdi evlerinin bahçesinde kurdukları çadırda, sağa sola atılmış eşyalarının ortasında, komşuları, akrabaları ile birlikte otururken, iki ayrı aileye daha tahliye için tebligat geldi.
HAKKINI TÜRKİYE'DE ARAYACAK
Hakkını Osmanlı arşivlerindeki Filistinlilere ait tapu belgeleriyle arayacağını kaydeden Nebil El Kürd, "Haftaya Türkiye'ye gidiyorum. İstanbul'a, doğrudan Osmanlı Arşivleri Müdürlüğüne gideceğim. Benim ve diğer ailelerin tüm umudu şimdi arşivlerde" dedi. El Kürd ailesi, uzun süren hukuk mücadelesinden sonuç alamayan Şeyh Cerrahlı 28 aileden biri. Tüm ailelerin ortak savaşı, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü ele geçirmesiyle başladı.
ABD'li anne isyan etti: Utanıyorum
İsrail'in işgaline hayır diyenler arasında bulunan Amerikalı Anne Fuller, ABD dahil Avrupa ülkelerinin konsolosluklarının bulunduğu Şeyh Cerrah'ta, Filistinlilerin evlerinden edilmesini utanç verici bulduğunu söyledi. Fuller, "Gerçekten utanıyorum. Sabah bizim konsolosluğumuza da gittim, ama tek bir ses yok? Ne bekliyorsunuz ki" dedi. ABD, Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına, Şeyh Cerrah'taki Yahudi inşaatlarına karşı defalarca uyarılarda bulunmuştu. İsrailli gençlerden biri de Doğu Kudüs'ün Yahudileştirilmesine karşı olduğunu belirterek, bu yollarla Kudüs'ün bölünerek iki devletin başkenti olmasının engellenmeye çalışıldığını kaydetti.
