"Sezeryan Sinsi Bir Plan"
Başbakan Erdoğan, sezaryenle doğuma karşı çıktı. Sezaryenin Türkiye nüfusunun artmaması için atılan adımlardan olduğunu söyleyen Erdoğan...
Başbakan Erdoğan, sezaryenle doğuma karşı çıktı. Sezaryenin Türkiye nüfusunun artmaması için atılan adımlardan olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bunun, bu milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu biliyoruz. Bu milletin çoğalması için asla bu oyunlara prim vermemeliyiz." dedi. Kürtajın da cinayet olduğunu belirterek, "Her kürtaj, bir Uludere'dir." ifadesini kullandı.Başbakan Tayyip Erdoğan, önceki gün İstanbul'da Uluslararası Parlamenterler Konferansı'nda yaptığı 'kürtaj' açıklamasını dün bir adım ileri götürerek sürdürdü. Ankara ASKİ Spor Salonu'nda yapılan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi'nde, 'kürtaj' ve 'sezaryen'i eleştiren Erdoğan, vurgusunu, gündemdeki 'Uludere' tartışmasıyla kuvvetlendirdi. "Ben sezaryenle doğuma karşı olan bir başbakanım." diyen Erdoğan, "Bunların planlı yapıldığını, özellikle yapıldığını biliyorum. Bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum." açıklamasını yaptı. Kürtajla ilgili ifadesini hatırlatırken de, "Bu ifademe karşı çıkan bazı çevrelere ve medya mensuplarına sesleniyorum. Yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz 'Uludere' diyorsunuz. Her kürtaj bir Uludere'dir." dedi. Başbakan, anne karnında bir yavruyu öldürmenin doğumdan sonra öldürmekten hiçbir farkı olmadığını savundu. Sezaryenin de Türk nüfusunu azaltmak isteyen çevrelerce bilinçli olarak yaygınlaştırıldığı açıklamasını yaptı. Başta salondaki partili kadınlar olmak üzere bütün vatandaşlara, "Bunun mücadelesini hep birlikte vermeye mecburuz. Bu milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu bilmek durumundayız. Bu milletin çoğalması için de asla bu oyunlara prim vermemeliyiz.'' diye seslendi.
Başbakan Erdoğan'ın, konuşması sırasında son günlerdeki Uludere eleştirileri nedeniyle gergin olduğu gözlendi. Bazı medya organları ve muhalefet partilerine bu konu nedeniyle sık sık sitem etti ve tepki gösterdi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
Sezaryenle ülke nüfusu donduruluyor: Sezaryenin bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum. Bununla bu ülkenin nüfusu bir yerde donduruluyor. İki; kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Bizim tek bir hesabımız var; bu millet muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacak. Bunun için de genç, dinamik nüfusa ihtiyacımız var. Aksi takdirde 2037'de ihtiyar bir nüfusla gerileme dönemine başlarız.
BDP'li Pervin Buldan'a cevap: Diyarbakır'da partimizin bir ilçe başkanının kaçırılması üzerine BDP'li bir bayan milletvekili (Pervin Buldan) şunları söylüyor: "Bu tür şeyler savaş süreçlerinde olabiliyor." Bu ne biçim bir yaklaşımdır ya? Yani asker, polis, AK Partili yöneticiler şehit edildiği zaman normaldir, ama BDP yanlısı veya PKK'lı önderin öldürüldüğü zaman anormaldir.
Güvenlik güçlerimizin yaptığı hatalar için dünyayı ayağa kaldıranlar var: Bunlara destek çıkan medyaya da sesleniyorum; 'Siz bu ülkede neyin avukatlığına soyunduğunuzun farkında mısınız?' Sizin can güvenliğinizi sağlayan polis, asker şehit ediliyor, onları savunmuyorsunuz ama onları şehit edenleri ne yazık ki belli bir kılıf içerisinde savunmaya yelteniyorsunuz. Terörle mücadele sürecinde güvenlik güçlerimizin yaptığı hatalar için dünyayı ayağa kaldıranlar, teröristlerin askerlerimize, masum sivillere karşı giriştikleri saldırıları normal olarak görüyorlar.
Uludere'yi konuşanlar niye Kayseri'yi görmüyor: Kayseri'de gencecik bir polis kardeşimizi şehit ettiler. Uludere'yi konuşanlar, niye bunları gazetelere dökmediniz, niye bunları yazmadınız, yazmıyorsunuz?
Bölgeyi BDP'nin oy deposu olmaktan çıkaracağız: Özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki kardeşlerime sesleniyorum. Ev ev dolaşacaksınız ve bütün bu yapılanları anlatacağız. BDP'nin, PKK'nın oy deposu olmaktan oraları çıkaracağız. Benim Güneydoğu'daki, Doğu'daki kardeşlerim PKK'nın tehditlerine de Allah'ın izniyle bir gün gelecek 'dur' diyecekler. Biz bu meseleyi çözmeye azmettik, bundan geri dönüş yok.
Allah'ın kardeş gördüğünü hiçbir kalleş bozamayacak: Allah bizi birbirimize kardeş etti. Allah'ın kardeş gördüğünü hiçbir kalleş bozamayacak. Çözümü baltalamak için, fitne tohumları ekmek için gazete kılığında, televizyon kılığında, yazar kılığında nasıl terörün değirmenine su taşındığının da farkındayız. Biz bu yola milletimizle birlikte çıktık. Yurtiçi veya yurtdışında yürütülen hiçbir kampanyaya boyun eğmeden bu milli birlik ve kardeşlik sürecini sonuna kadar götüreceğiz.
Kürt meselesini bu boyutlara taşıyan CHP'dir: Kürt meselesini bu boyutlara taşıyan CHP'dir. Yasakla, inkarla, ihmalle, Doğu'ya, Güneydoğu'ya on yıllar boyunca üvey evlat muamelesi yapan CHP'dir. Bugün çıkmışlar acı bir olayı istismar ederek buradan rant devşirmeye çalışıyorlar. BDP ile ortaklaşa aynı safta istismar siyaseti yürütüyorlar.
zaman
