Mehmet GÖKTAŞ
Şehirler İslam’da yarışmalıdır!
İstisnasız her Müslüman, dininin davetçisidir, hiç kimse kendisini bunun dışında göremez. Bildiği kadar, gücünün yettiği kadar herkes bu dini başkalarına aktarmakla görevlidir, iyiliği emretmek kötülükten nehyetmek bu işin İslam’daki adıdır.
Fakat bir de disiplinli, planlı bir şekilde kitlelere ulaşma meselesi vardır: kitlelere kitleler halinde tebliğ çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Vakıflar, dernekler ve cemaatler bu anlamda ortak ve şu ana kadar görülmedik çapta büyük çalışmalar yapmalıdır. Şehirlerin rengi değiştirilmelidir, bu hiç de hayal değildir.
Dikkat ederseniz küfür ve sapkınlar cephesi şehir şehir çalışarak kitleleri ağlarına düşürüyor. Sadece bireysel çalışmalarla değil, konserlerle ve sapkın etkinliklerle şehirleri zehirliyor, nice gençlerimizi kokuşmuş hayat tarzlarıyla kendilerine çekiyorlar. Belediyeler aptalca bu sinsi çalışmaların oyunlarına gelmektedir. Müslümanlar her şeyden önce belediyeler üzerinde baskı kurarak buna engel olmalıdırlar.
Böyle bir durumda Müslümanların bireysel çalışmaları yetersiz kalmaktadır. Mutlaka bu çember kırılmalı, bu tempo aşılmalı ve kitlelere ulaşılmalıdır. Bazı şehirlerimizdeki “Hayat namazla güzeldir, Emrin başımın üzerine” etkinlikleri en kısa zamanda diğer bütün kent merkezlerine taşınmalı, bunun için gerekli yardımlaşma ve dayanışma yapılmalıdır. Bu iki konunun dışında insanların hayatında etkin ve görünür olan başka değerler de bu yarışa dahil edilmelidir.
Bu anlamda başta belediyeler ve diğer kuruluşlarla birlikte siyasilerden destek istemek hepimizin hakkıdır, hayırda yarışmalara onlar dâhil edilmelidir. Nasıl ki hayırsız sapkın yarışmalara aptalca destek oluyorlar, bu konuda insanımız kurumlar üzerinde yaptırım gücünü kullanmalıdır.
Şehirler birbirleriyle Müslümanca bir hayat için yarışa girmelidir, bu konuda camialar görev almalıdır. Ahlaksızlıkta, soygun ve vurgunda uçuruma doğru giden bir Türkiye’de yapılacak en doğru ve hayırlı iş budur.
Bu duygularla herkesin cumasını tebrik ediyoruz.