Saylan: Sonunuz Menderes gibi olur!

Saylan: Sonunuz Menderes gibi olur!

27 Nisan Muhtırası sonrası, darbe yanlısı demeçler veren ÇYDD’nin Başkanı Türkan Saylan, “Allah’tan ordu var. Vazifelerini yapıyorlar. Bizim istediğimizi yapmayan iktidarların sonu Menderes gibi olur!” diyerek ne kadar ‘demokrat’ olduğunu gözler önüne ser

Kartel medyasının Ergenekon operasyonlarını sulandırma çabaları tüm hızıyla devam ediyor. Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasının 12. dalgasında evi ve şubeleri aranan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan'ın darbeci olmadığını ileri süren kartel medyasının iddiaları fos çıktı. Hayatını başörtüsü düşmanlığına adadığını açık açık söyleyen Saylan'ın, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde antidemokratik yollarla 27 Nisan bildirisini yayınlayan Genelkurmay Başkanlığı'na tam destek verdiği ortaya çıktı.

SAYLAN: "ALLAH'TAN ORDU VAR!.."

6 Mayıs 2007 tarihinde Hürriyet gazetesine konuşan Türkan Saylan, "Mitinglerde ne şeriat, ne darbe diyordunuz, 27 Nisan muhtırasına karşı mısınız?" sorusuna, "Tabiî ki değilim" diyor. Kutlu Doğum Haftası'nı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı'nı gölgelemek için icat edildiğini ileri süren Saylan'ın, çelişkilerle dolu ifadesi şöyle: "O, bir muhtıra değil. Abartıyorlar. 23 Nisan vesilesiyle çocukları sarıp sarmaladılar, ilahiler okuttular. Ordu da bu tür meselelerde çok hassas. Bu yüzden muhtıra verildi. Allah'tan ordu var, onlar görüyor, vazifelerini yapıyorlar. Biz de buna sevineceğimize söyleniyoruz. Bunu darbe çağrısı gibi algılıyoruz. Çok kızıyorum buna. Çünkü orduya zarar vermeye çalışıyorlar. Bizim insanımızda Çankaya'ya ve askere karşı müthiş bir saygı vardır. Bunu korumamız lazım. Bu yaşadığımız darbe filan değil. Haklı bir uyarı."

"DİNDAR CUMHURBAŞKANI İSTEMİYORUM"

367 garabetinde Anayasa Mahkemesi'ne "ordu baskı yaptı" diye düşünenleri "oportünist ve kötü niyetli" olmakla suçlayan Saylan, "Ordunun böyle bir niyeti yok, olamaz da" diyor. Milli Görüşçülere karşı olduğunu açıkça söyleyen Saylan, darbecilik kokan şu sözlerini dile getiriyor: "Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı onlardan. Yok artık! Bakın, ben hiçbir zaman demokratik yollarla gelen bir partiye karşı olamam. Ama ben, dindar bir Cumhurbaşkanı da istemem. Cumhuriyet'i yok edeceğiz, lâiklik de neymiş söylemlerini ağzına almış insanlara güvenmem. Gül'ün eşi türbanlı. Atatürk'ün Çankaya'sında Milli Görüş sembolü bir türbanlıyı onaylamamız olanaksız."

"ORDUNUN UYARI YAPMAYA HAKKI VAR"

Bir taraftan "Darbeye karşıyız.." diyen Saylan, öbür taraftan TSK'nın darbe yapma hakkı olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: "Üç kişinin kafa kafaya verip Cumhurbaşkanı ataması, Cumhuriyet'i hiçe saymaktır. Hele de bu atanan kişi lâik düzen yıkılmalı diyen, Fethullahçılara kripto gönderen, eşinin kıyafetiyle Cumhuriyet'e meydan okuyan biriyse, gerginlik doğaldır. Sınıf mümessili seçmek gibi bir oylama gördük. Kimse artık darbe istemiyor. Bu mesajı darbe mesajı olarak değerlendirmiyoruz. Hepimiz bu uyarıyı yapıyoruz, onların da yapmaya hakkı var."

"SONUNUZ MENDERES GİBİ OLACAK"

Başörtüsü ve başörtülülerle sonuna kadar savaşacağını söyleyen Saylan, anayasal değişikliklerle ilgili ise şu şaşırtıcı ifadeleri kullanmıştı: "Biz asılız ve vekillerimiz var. Seçtik veya başkaları seçti. Saygı duyuyoruz. Çoğunluğu aldılar. Dolayısıyla bizim istemediğimiz bir şeyin Türkiye'de olması mümkün değil. Olur. 'Ben yaptım oldu..' Menderes ne dedi? 'Odunu koysam mebus yaparım. Siz isteseniz şeriatı bile getiririz..' dedi. Bunlar geçmişte olan şeyler. Ne oldu sonuçta? Onlar ne oldu? Türkiye ne oldu? Niye Türkiye karışsın? Yasalarımızda ne varsa, onun uygulanması gerekiyor."

Vakit