Satanist sanıklar yeniden yargılandı

Satanist sanıklar yeniden yargılandı

Ortaköy'de Ş.C'yi 'Şeytan'a kurban etmek amacıyla öldürdükleri' gerekçesiyle müebbet ağır hapis cezasına çarptırılan 3 sanık, yeni TCK'ya göre yeniden yargılandı.

Ortaköy'de Şehriban Coşkunfırat'ı 'Şeytan'a kurban etmek amacıyla öldürdükleri' gerekçesiyle müebbet ağır hapis cezasına çarptırılan 3 sanık, yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) nedeniyle cezanın uyarlanması için yeniden yapılan yargılamada müebbet hapse çarptırıldı.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Zinnur Gülşah Dinçer Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nden, Ömer Çelik Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi'nden, Engin Arslan da Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden getirildi.

Duruşmada Yargıtay'ın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Dinçer, Yargıtay kararına uyulmasını istediğini bildirdi.

Engin Arslan, eski TCK'ya göre ''canavarca hisle adam öldürmek'' suçundan mahkum olduklarını hatırlatarak, yeni TCK'da ise eylemlerinin sadece ''adam öldürmek'' suçuna girdiğini savundu. Arslan, ''Ulusal ve uluslararası hukukun benimle ilgili kısmının uygulanmasını istiyorum. 'Canavarca his' tanımı bize uymuyor'' dedi.

Diğer sanıklar Çelik ile Dinçer de, Arslan'ın savunmalarına katıldıklarını bildirdiler.

YENİ HÜKÜM

Verilen aranın ardından davayı yeniden karara bağlayan mahkeme heyeti, Dinçer, Çelik ve Arslan'ı ''Şehriban Coşkunfırat'ı canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmek'' suçundan lehlerine olan yeni TCK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının b. bendi uyarınca önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Sanıkların yargılama sürecindeki davranışlarını indirim sebebi kabul eden mahkeme heyeti, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını TCK'nın 62. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çevirdi.

Dinçer, Çelik ve Arslan'ı lehlerine olan eski TCK uyarınca ''hırsızlık'' suçundan da 6 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, Çelik ve Arslan'ı ''naaşa hakaret'' suçundan yeni TCK'nın 130. maddesi kapsamında 2'şer ay 15'er gün hapis cezasına mahkum etti.

Mahkeme heyeti, sanıkların bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığından ''hırsızlık' ve ''naaşa hakaret'' suçlarından verilen cezaların ertelenmesine yer olmadığına hükmetti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanıklar Engin Arslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer'in, Şehriban Coşkunfırat'ı yanlarına alarak 13 Eylül 1999 tarihinde piknik yapmak amacıyla Ortaköy Mezarlığı'nın yakınındaki ormanlık alana gittikleri anlatılıyordu.

Sanıkların ''satanist düşünceye sahip oldukları'' ve olay günü Arslan'ın ''Şeytan'dan mesaj geldiğini ve Coşkunfırat'ın öldürülmesini istediğini'' söylediği kaydedilen iddianamede, bunun üzerine Çelik'in maktulenin boğazını sıktığı, Arslan'ın ağzını ve burnunu kapattığı, Dinçer'in de bacaklarını tutarak Coşkunfırat'ı öldürdükleri belirtiliyordu.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Mart 2001 tarihinde Çelik, Arslan ile Dinçer'i, ''kasten adam öldürmek'' ve Coşkunfırat'ın ölümünden sonra çantasının alınması nedeniyle ''hırsızlık'' suçlarından toplam 25 yıl 6 ay 20'şer gün ağır hapis cezasına çarptırmıştı.

Mahkemenin kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce 6 Şubat 2002 tarihinde ''sanıkların eyleminin 'canavarca bir his sevkiyle adam öldürme' suçunu oluşturduğu ve sanıklar hakkında 'naaşa hakaret' suçundan da ceza verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozulmuştu.

Yeniden yapılan yargılamada İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ''usul ve yasaya uygun olduğu'' görüşüyle kararında direnmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17 Aralık 2002 tarihinde yerel mahkemenin ''direnme kararını'' bozmuştu.

Tekrar gerçekleştirilen yargılamanın 17 Haziran 2003 tarihindeki duruşmasında sanıklar, ''canavarca his sevkiyle adam öldürmek'' suçundan müebbet ağır hapis cezasına çarptırılmıştı.

Sanıkların iyi hallerini gözönüne alarak, haklarındaki müebbet ağır hapis cezasının infazına etkili olan TCK'nın 59. maddesinin de uygulanmasına karar veren mahkeme heyeti, Ömer Çelik, Engin Arslan ve Zinnur Gülşah Dinçer'i, ''hırsızlık'' suçundan da 6 ay 20'şer gün hapis cezasına mahkum etmişti.

Mahkeme heyeti, sanıklardan Çelik ve Arslan'ı, ''naaşa hakaret'' suçundan ayrıca 2 ay 15'er gün hapis cezasına çarptırmıştı.

DOSYA ÜZERİNDEN YAPILAN UYARLAMA DA BOZULMUŞTU

Daha sonra yeni TCK'nın yürürlüğe girmesi üzerine mahkeme, sanıklar hakkındaki cezaların ''uyarlamasını'' dosya üzerinden yapmıştı.

Sanıkların bu duruma itiraz etmeleri üzerine Yargıtay, ''uyarlamanın'' duruşmalı olarak yapılması gerektiği görüşüyle kararı bozmuştu.

ajanslar