Sarık veya apolet

Sarık veya apolet

Kuzey Kafkasya'dan gelen din adamlarının öldürülmesi haberlerine Rus resmi kaynaklarının aynı tipte yorumları da eşlik ediyor.

Yorumların genel istikameti şöyle; Güya radikal İslamcılar diye birileri, yeni ortaya çıkan barışçıl ve geleneksel İslam'ın barışçıl yayıcılarını ile anlaşamayan "Radikal İslamcılar" diye birilerini ortadan kaldırmakla meşgul.

Nöbetçi Rus analistler, kararlı İslamcıların genç neslinin resmi din idaresine savaş ilan ettiğini ifade ederek daha büyük bir karanlığa sebebiyet veriyor. Bu İslam'a farklı bakış açıları veya bölgede işsizlik gibi sebeplerden dolayı güya gençlerin imam ve üfürükçüleri vurmaktan başka meşgul olacağı bir şey olmadığı sonucuna götürüyor.

Rusya ve Kafkasya"daki Müslüman hayatının diğer yönü Rusya"nın haberlerinde yer almadığı için, seyirci kalanlarda da olup bitenlerin teolojik tartışmaların silahlı bir devamı olduğu izlenimi oluşuyor. Bu arada bültenlere düşmeyen şey, Rus işgalci rejiminin Kafkasya'da Müslümanlara karşı işlemeye devam ettiği suçlardır. Camilerin polis gücü ile kapatılması, Müslümanların kanunsuz şekilde tutuklanmaları ve planlanmış suçlamalarla sahte yargılamaların yapılması, dini görevlerini yerine getirenleri takip etme, kaçırma, işkence, yargısız infazlar sadece Kafkasya'da değil tüm Rusya'da Müslümanlara yönelik Rus rejiminin yaptıklarının küçük bir kısmı.

Hükümetin menfaatlerine hizmet eden ve İslam ile savaşa yönelik hükümetin hareketlerini destekleyen resmi din idaresi de
işgalci istihbarat gücünün bir birliğidir. Sadece forması ve sahte-İslami ifadeleri ile onlardan ayrılıyor. Resmi din idaresinin, İslam'a karşı bir savaş yürüten Rus politikasına karşı tavrını ortala koymak için çok kere fırsat oldu, fakat her seferinde bu kanlı politikayı kayıtsız şartsız desteklemekten başka din idaresinden hiçbir ses çıkmadı. Ardından Kremlin müftülere haç nişanı verdi.

Başlarına sarık geçirerek bu nesilden nesile geçen NKVD-KGB-FSB ajanları kimi yanıltmaya çalışıyor? Onlara kafi gelen tek şey, Rusya'dan uzakta olan şu veya bu "Müslüman" rejimiyle riyakarca dayanışma beyanatlarında bulunmaktır. Bu da eğer Kremlin politikasında yeri varsa olabiliyor.
Veya geçenlerde olduğu gibi, ABD, El Kaide için finansal kaynak toplanan ülkeler arasında Rusya'yı da saydığında, en uzak köylerdeki müftüler bile Rusya'nın onurunu koruyarak hiddetle parladılar.

İlginçtir ki, aynı müftüler mikrofona üşüşerek ve birbirlerini sadakat coşkunluğuyla kırarak, Çeçen (şimdi ise Kafkasya) mücadelesinin "uluslararası terörizm" ve malum El Kaide'nin "parçası" olduğunu söyleyip duruyorlar. Şayet köy mollaları üst düzey jeopolitik materyaller hakkında o kadar "seçici" bir şekilde haberdar iseler, onların Kremlin'in burunlarının dibinde Müslümanlara karşı işlediği suçları fark etmediklerine hayret etmek gerekir mi?

Müslümanlara karşı Kafkasya'da yapılan savaşta düşmanın yardımıyla ortaya atılan "müftüler" ve "imamlar" diye adlandırılanların yok edilmesi işgalci ajanların vurulması demektir, işgalci ajan şebekesi ise yasal savaş amacıdır. Aynı anda başında sarık ve omzunda işgalci apoleti taşımayı isteyenler şunu anlamalı ki bunlar, başsız kalmak için tek gerçek şansları.

ajanskafkas