PKK'ya Karşı İstihbarat Zaafiyeti
Emekli Büyükelçi Dr. Faruk Loğoğlu’nun başkanlığını yaptığı Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (ASAM) görevli stratejist Şanlı Bahadır Koç...
Emekli Büyükelçi Dr. Faruk Loğoğlu’nun başkanlığını yaptığı Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (ASAM) görevli stratejist Şanlı Bahadır Koç, sınır boyunca teyakkuz halinde olduğumuzu, operasyon bölgelerinin havadan sürekli tarandığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Ama bir grup terörist gece yarısı sınırdan içeri giriyor, Dağlıca köprüsünü havaya uçuruyor, askeri birliğe ağır silahlarla saldırıyor. Tahminime göre bu teröristler sınırdan içeri grup halinde girmemişlerdir. İkişer üçerli parçalar halinde girmiş ve içeride birleşmişlerdir. Ki böyle de olsa, saatlerce süren bu hareketlilikten istihbaratçılarımızın nasıl haberi olmuyor? Ve en acısı, bu teröristler sınırdan içeri grup halinde girmişlerse ve biz bunları görememişsek, olayın başında bu girişten haberdar olamamışsak bitmişiz demektir. İstihbaratımız niçin var, önceden haberdar olarak, bu gibi olayları önlemek. Gerek askeri istihbaratın gerekse MİT’in işi ‘kim başörtülü, kim gümüş yüzük takıyor, kim komünist’ gibi konularla uğraşmak değil. Esas güvenlik hedeflerine odaklanmaları gerekir. Hakkari’deki olayla bu 200 terörist sınırdan içeri grup olarak girmişlerse ve biz bunu fark edememişsek Türkiye batmış demektir. O zaman ilgililerin tamamı istifa etmelidir.”
KAPALILIK PERFORMANS ÖLÇÜMÜNÜ ZORLAŞTIRIYOR
Bahadır Koç, Vakit gazetesine ayrıca şu dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu: “Hem askeriye istihbarat hem de Milli İstihbarat Teşkilatı’mız çok kapalı. Tamam, bir noktada kapalı olmaları gerekir. Ama bu kapalılık bazen de bu kurumların performanslarını ölçmeyi zorlaştırıyor. Örneğin Meclis’teki ilgili bir komisyon, bunları çağırsa ve bazı sorular sorsa. Şurada kaç adamımız var, önümüzdeki 5 yıl için 10 yıl için öngörüleriniz ne, ülkemizi ne gibi tehlikeler bekliyor gibi sorular sorulsa, ‘ulan siz kimsiniz’ cevabı gelir. Bu sesli olarak dillendirilmese de, vücut diliyle bu ima edilir.”
UYDULAR BLOKE Mİ EDİLDİ?
Daha önce uzmanların “İstihbarat amaçlı teknolojimiz, MOSSAD, CIA ve MI6 ağına göre dizayn edilmiştir. Dinleme, takip ve izleme sistemleri onlara ait. Üstelik şifreleme ortak. Şifreler ABD ve İsrail’deyken terörle mücadelede başarılı olamayız” uyarısına yer verilmişti. Dağlıca’da yaşanan çatışmadan sonra merkeze anında bilgi verilmediği iddiası gündeme bomba gibi düşerken, uzmanlar 200 kişilik bir PKK’lı grup saldırırken güvenlik güçlerimizin haber almamasının uydudan bloke edici sinyaller verilerek vericilerin kesilmiş olabileceğini belirtiler.
PROFESÖR AYDIN: KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK
Gabar baskını sonrası yetkilileri uyaran Stratejist Prof. Dr. Nurullah Aydın, “Türkiye’nin istihbarat faaliyetlerinden terörle mücadele yöntemlerine kadar her şey PKK’ya göre değil, İsrail ve ABD’nin kendince tehdit olarak gördüğü örgütlere göre şifrelenmiştir. Dolayısıyla TSK’nın, Emniyet ve MİT’in ABD, İngiltere ve İsrail elektronik ağı içinde olduğu bir durumda bunlardan ayrı bir şekilde hareket kabiliyetimiz yoktur” demişti. Aydın, Dağlıca saldırısı sonrası, “Haklı çıktığımız için üzgünüm. Ancak yazmak ve uyarmak zorundayız” diye konuştu.
BU NASIL STRATEJİK ORTAK?
Sınır ötesi operasyon için nefesler tutulmuşken, uzmanlar bu şartlar altında yapılacak operasyonun faydadan çok zarar getireceği görüşünde birleşiyor. Prof. Dr. Doğu Ergil, saldırının ardından, bölgedeki gelişmeleri ve ortaya çıkan tabloyu değerlendirdi. İstihbarat ve savunma zaaflarının olduğunu belirten Ergil, “Stratejik ortak” kavramına değinerek, Türkiye ile ABD’nin stratejik ortak olmadığını söyledi. Ergil, Kuzey Irak yönetimin PKK’yı Türkiye’ye karşı koz olarak gördüğünün de altını çizdi. Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu da “Türk istihbarat birimlerinin içe dönük çalışmalardan kurtulması gerektiğini” belirtti. Emekli Astsubay Reşat Fidan da istihbarat anlamında CIA ve MOSSAD’ın bölgede daha etkin çalıştığına dikkat çekti.
“Telsiz bilgilerimizi elde etmeseler, ya da dinlemeseler bu sevkıyatı PKK’lılar nerden bilecekler” diyen Fidan, CIA ve MOSSAD’ın PKK’ya bilgi sızdırmasının muhtemel olduğunun altını çizdi. Gelişen teknolojik teçhizatların elde edilerek kullanıma sokulması gerektiğini kaydeden Fidan, istihbarat zaafiyetine vurgu yaptı.
------------
CEVAP BEKLEYEN SORULAR
- Olayın olduğu bölgeye en yakın güç kim?
- Bölge istihbaratı kimin elinde?
- Uydu sistemlerinin şifreleri kim de?
- Bölgede istihbarat amaçlı olarak günü birlik sınırların üzerinde uçan insansız uçaklar kime hizmet ediyor? - Bu hain saldırıyı gerçekleştiren teröristleri ABD tespit etmedi mi?
- Bizim merkez birliğimize uydudan nasıl olur da sınırdaki hareketlilik bilgisi ulaşmaz?
- Birileri ellerindeki şifreleri kullanarak uyduları bloke mi etti?
- Bu 200 kişilik PKK’lıların içinde İsrail MOSSAD tarafından eğitilmiş özel birlik elemanları var mı?
- Nasıl olur da 8 askerden haber alınamaz?
Vakit
