Pezeşkiyan: Bir İslam ülkesinin güvenliğinin tehdit edilmesini kabul etmemeliyiz
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 40 ülkeden yaklaşık 600 konuğun katıldığı İslam Birliği Konferansı’nda Müslüman ülkeler arasında birlik ve iş birliği çağrısı yaptı.
40. Uluslararası İslam Birliği Konferansı, bugün İran’ın başkenti Tahran’da başladı. Bu yıl “Şehit İmam’ın Düşüncesinde İslam Birliği” sloganıyla düzenlenen konferansa; Irak, Pakistan, Türkiye, Lübnan, Afganistan ve Körfez ülkelerinin de aralarında bulunduğu 40 ülkeden yaklaşık 600 yerli ve yabancı konuk katılıyor.
“Bir İslam ülkesinin güvenliğinin tehdit edilmesini kabul etmemeliyiz”
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, konferansta yaptığı konuşmada, “Şehit İmam her zaman farklılıkların ayrılığa yol açmaması gerektiğini söylerdi. Bu konferans da söz konusu düşünsel miras üzerine kuruldu” dedi.
Pezeşkiyan, “Şehit İmam Seyyid Hamaney’in düşüncesinde yer alan bu konferansta olağanüstü şartlar altında bir araya geliyoruz. Bir İslam ülkesinin ve Müslüman bir halkın güvenliğinin tehdit edilmesini kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
“İslam birliği, hakikati savunmak ve zulme uğrayan kardeşime destek olmaktır. Kardeşim zalimse de onu zulümden alıkoymaktır” diyen Pezeşkiyan, İslam dünyasının bugün medeniyetler ile kültürlerin kesiştiği, dünya ekonomisinin merkezinde bulunan hayati ve stratejik bir bölgenin kalbinde yer aldığını söyledi.
Pezeşkiyan, “Birlik, anlaşmazlıkların bizi düşmana dönüştürmemesi demektir. Şiiler Şii, Sünniler de Sünni olarak kalır” dedi.
İslam ülkeleri arasındaki ticaretin yüzde 19’u aşmadığına dikkati çeken Pezeşkiyan, bunun üzerinde daha fazla düşünülmesi gerektiğini belirterek, “Neden birleşip İslam ümmetimizi desteklemiyoruz? Neden ümmetimizin toprakları dünyadaki savaşların merkezi hâline geliyor?” diye sordu.
İslam dünyasının sorununun imkan yetersizliği değil, bu imkanların birlik ve iş birliği amacıyla kullanılmaması olduğunu savunan Pezeşkiyan, İslam ümmetinin bağımsızlığa ve itibara yalnızca iş birliği ve birlik yoluyla ulaşabileceğini vurguladı.
“Egemenliğimizi savunmamız komşu ülkelere düşmanlık anlamına gelmez”
İran’a karşı yürütülen savaşa da değinen Pezeşkiyan, “Bize karşı savaş başladığında müzakereler devam ediyordu ve masada barışçıl bir çözüm hazırlanıyordu. Savaşı biz başlatmadık” dedi.
Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Egemenliğimizi ve bağımsızlığımızı savunuyoruz. Bu, meşru bir haktır ve İslam ülkeleriyle komşu devletlere düşmanlık anlamına gelmez. Komşu ülkeler bize yönelik saldırının ortağı olmamalıdır.”
“Birlik, namazdan ve oruçtan daha zorunludur. İran’ın zalimin karşısında durması bir lütuf değil, görevdir” ifadelerini kullanan Pezeşkiyan, insanlığa saygı gösterilmemesi durumunda yeni bir cahiliye dönemiyle karşı karşıya kalınacağını söyledi.
Pezeşkiyan, “Bugün gördüğümüz budur; teknolojik ilerleme insanları öldürmek için kullanılıyor” dedi.
“Mesajımız İslam ümmeti arasında yakınlaşma ve birliktir”
Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Şeyh Hamid Şehriyari de İran’a karşı savaşın, ülkenin İslam dünyasında örnek alınan bir model olması nedeniyle sürdüğünü belirtti.
Şehriyari, “Düşman, Batı’yı korkutan ve bölgedeki çıkarlarını tehdit eden bir medeniyet oluşturdukları için İran’ın kurumlarını hedef aldı” dedi.
İran’ın bugün “kibirli kapitalizmi ve Amerikan hegemonyasını çökerttiğini” belirten Şehriyari, İranlı gençlerin ve silahlı kuvvetlerin ülkenin gücünü kanıtladığını, düşmanların ise hedeflerine ulaşamadığını söyledi.
Şehriyari, “Bu savaş yalnızca kaynaklar için yürütülmüyor. Bu, İslam medeniyeti ile Batı’nın vahşeti arasındaki bir mücadeledir” ifadelerini kullandı. İran’ın gücünün, Amerikan üslerini hedef almasında ortaya çıktığını ve düşmanların bu üslerden kaçtığını söyledi.
“Düşmanla yürüttüğümüz bu mücadele sırasında İslam dünyasından kardeşlik mesajları aldık. Bu da İslam birliğinin önemini gösterdi” diyen Şehriyari, İran yönetiminin mesajının ve Şehit İmam Seyyid Ali Hamaney’in vasiyetinin her zaman İslam ümmeti arasında yakınlaşma ve birlik olduğunu belirtti.
Şehriyari, yakınlaşma, birlik ve dayanışma için çalışan bütün Arap ve İslam ülkelerine teşekkür etti.
