. Nuceba: Irak’ın Asıl Sorunu Silah Değil Yolsuzluk
El-Nujaba Hareketi siyasi konseyinin başkanı, El-Mayadeen'e verdiği demeçte, Washington'ın Irak içinde bir suikast timi kurmasından bahsederken, stratejik silahların teslim edilmesi için öne sürülen şartları reddettiğini vurguladı.
Nuceba Hareketi Siyasi Konsey Başkanı Şeyh Ali el-Esedi, Irak yönetiminin İran uçaklarının ülke havalimanlarına inişini engelleme kararından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. El-Meyadin’e verdiği röportajda Esedi, bu kararın “Amerikan zorbalığına boyun eğmek” anlamına geldiğini söyledi.
Şeyh Esedi, meselenin yalnızca havalimanlarıyla sınırlı olmadığını, İran ile kurulan yakın ilişkilerle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, ABD’nin sorumsuz bir kararı karşısında teslimiyetçi bir tutum sergilenmemesi gerektiğini vurguladı.
Irak’ta bu kararı alan yetkililere uygulamayı yeniden gözden geçirme çağrısı yapan Esedi, şöyle devam etti:
“Bunun aksi hâlinde kararın değiştirilmesi için kamuoyunun baskı oluşturacağı kitlesel bir hareketlilik yaşanacaktır.”
Esedi, “Halkın seçenekleri en güçlü baskı unsuru olacaktır ve bütün ihtimaller masadadır.” dedi.
Şeyh Esedi, Irak’taki iç siyasi aktörlerin zayıflığının, Amerikan işgalinin Irak’a kendi kararlarını dayatabilecek noktaya gelmesine yol açtığını ifade etti. Iraklı karar alıcıların, bazı ülkelerin yaptığı gibi bu tür kararları uygulamayı reddedebileceğini ve ülkenin egemen siyasi ve ekonomik karar alma mekanizmasını koruyabileceğini söyledi.
Esedi, siyasi sınıfın kişisel ve parti çıkarlarına bağlı hareket etmesini ve ABD kararlarına karşı çelişkili tavırlar sergilemesini de eleştirdi. Bir yandan Amerikan kararlarının onaylandığını, diğer yandan aynı kararların kınandığını dile getirdi.
Nuceba Hareketi Siyasi Konsey Başkanı, “Egemenlik, tam bağımsızlık demektir. Irak; ekonomi, güvenlik ve hayatın bütün alanlarında kendi kararını kendisi vermelidir.” dedi.
“Irak özgür olmalı ve Amerikan temsilcisi ekonomik, güvenlik veya siyasi meselelere müdahale etmemelidir.” diyen Esedi, direnişin başından beri açık ve net bir tutuma sahip olduğunu, Iraklı siyasetçilerde ise bu konuda kafa karışıklığı ve çeşitli sorunlar bulunduğunu ifade etti.
Müzakerelerin perde arkası ve “silahların düzenlenmesi” kavramı
Irak’ın iç siyaseti ve direnişin silahları meselesine ilişkin de konuşan Esedi, “Koordinasyon Çerçevesi” ile çeşitli görüşmeler yapıldığını açıkladı.
Bu görüşmelerde “silahların tek elde toplanması” ifadesinin reddedildiğini belirten Esedi, bu kavramın zararlı olduğunu ve bunun yerine “silahların düzenlenmesi” ifadesinin benimsendiğini söyledi. Koordinasyon Çerçevesi’nin görüşmeler sırasında ortaya koyduğu sorumluluk anlayışını da takdir ettiklerini ifade etti.
Irak’ın en büyük sorununun silah değil, yolsuzluk olduğunu vurgulayan Esedi, yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütülen “Şafak Hamlesi”ne destek verdiklerini ve operasyonların devam etmesini istediklerini söyledi. Ayrıca yasaların, yolsuzluğa karıştığı açık olan isimlere uygulanması gerektiğini dile getirdi.
Nuceba Hareketi’nin siyasi sürece katılma yönünde herhangi bir kararının bulunmadığını yineleyen Esedi, mevcut yönetim biçimine ikna olmadıklarını belirtti.
Esedi, “Nuceba Hareketi olarak kişisel taleplerimiz yok. Biz Irak’ın kendi kendisinin efendisi olmasını istiyoruz.” dedi.
Başbakan Ali ez-Zeydi ile ilişkilerine ilişkin ise Esedi şunları söyledi:
“Başkan Zeydi ile ilişkilerimiz iyidir. Silah meselesi konusunda kendisiyle birkaç kez görüştük. Sorunun danışmanlarında olduğunu düşünüyoruz.”
Şeyh Esedi, silahların teslim edilmesine yönelik şartları, Amerikan işgalinin ve ülkedeki bütün yabancı askerî varlığın sona ermesine bağladı. Buna Türk askerî varlığının da dahil olduğunu ifade etti.
Direnişin varlığı için mevcut gerekçeler bulunduğunu belirten Esedi, bu gerekçeler ortadan kalktığında direnişin de sona ereceğini söyledi.
Peşmerge güçlerinin de Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı’na bağlanması gerektiğini savunan Esedi şöyle konuştu:
“Ayrılıkçı gruplar Irak’ın sorunlarından biridir. Direnişin müdahalesi gerektiğinde, Irak topraklarının herhangi bir karışında müdahale ederiz.”
Suikast planları ve Amerikan hareketliliğine karşı hazırlık
Amerikan faaliyetlerine de değinen Nuceba Hareketi Siyasi Konsey Başkanı, hareketin ABD’nin bütün hareketliliğine ilişkin bilgilere sahip olduğunu ileri sürdü.
Esedi, ABD’nin doğrudan gözetimi altında Iraklılardan oluşan bir birlik kurulduğunu iddia ederek, bu birliğin yerini ve üstlenmesi planlanan görevleri bildiklerini söyledi.
Söz konusu birliğin suikastlar düzenlemek ve iç karışıklık çıkarmakla görevlendirileceğini savunan Esedi, bunun farklı bir isim altında yeni bir “Blackwater” modeli olduğunu söyledi. Ayrıca askerî çekilmenin ardından boşluğu doldurmak amacıyla güvenlik şirketlerinin Irak’a sokulduğunu ileri sürdü.
Şeyh Esedi, direnişin silahları gerekçe gösterilerek iç çatışma çıkarılmasına yönelik çeşitli girişimlerin engellendiğini de belirtti. Bu girişimlerin, ABD tarafından yönlendirilen bazı güvenlik unsurları aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışıldığını iddia etti.
Irak’ta IŞİD’in yeniden harekete geçirilmek istendiğine dair işaretler bulunduğunu da öne sürdü.
ABD’ye “bir parmak ucu kadar bile güvenmediklerini” söyleyen Esedi, Washington yönetiminin verdiği sözlere bağlı kalmadığını savundu.
İran’a müzakereler devam ederken saldırıldığını belirten Esedi, şunları söyledi:
“İran’ın başına gelenler, Amerikalıların sözlerine saygı duymadığının en büyük kanıtıdır. Müzakereler devam ederken İran’a saldırdılar. Bu, büyük bir alçaklıktır.”
Bölgesel tehditlere ilişkin de konuşan Esedi, “İran’a karşı Amerikan ve İsrail saldırısı gerçekleşmesi hâlinde zamanı geldiğinde bizim de bir tutumumuz olacaktır.” dedi.
Şeyh Esedi ayrıca, ABD Maslahatgüzarı’nın bazı Iraklı siyasetçiler aracılığıyla kendileriyle iletişim kurmaya çalıştığını açıkladı.
Washington’un müttefiklerinden bazı aracıların da görüşme ve müzakere talebi içeren mesajlar gönderdiğini söyleyen Esedi, çeşitli projeler ve teşvikler teklif edildiğini belirtti.
Esedi’ye göre bu tekliflerin karşılığında, “İsrail’e ulaşabilecek kapasitedeki stratejik silahlardan” vazgeçilmesi istendi ancak bu talep kesin biçimde reddedildi.
Şeyh Ali el-Esedi açıklamalarının sonunda, ABD’nin temel projesinin Haşdi Şabi’nin yönetimini değiştirmek ve yapıyı etkisizleştirmek olduğunu ileri sürdü.
Ancak dini merciiyetin ve bazı siyasetçilerin buna karşı çıktığını belirten Esedi, Amerikan baskılarının silahların teslim edilmesiyle sona ermeyeceğini savundu.
Esedi’ye göre baskının sonraki hedefi Haşdi Şabi, ardından Savunma Bakanlığı ve Irak’ın aske
