MÜSİAD'ın Yeni Dönem Açıklaması
MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat ile Gündem Hakkında...
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Bolat, seçimlerin ardından girilen yeni dönemin bir yeniden yapılanma ve atılım dönemi olması gerektiğini söyledi.
Bolat, MÜSİAD'ın Sütlüce'deki Genel Merkezi'nde düzenlenen geleneksel basın iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, seçimlerden önce bir onarım dönemi yaşandığını ve makro ekonomide istikrar sağlandığını belirterek yeni dönemde vatandaşın refah düzeyi ve işletmelerin rekabet gücünün yükseltileceği 'mikro istikrar'ın başarılacağına inandıklarını ifade etti.
Bolat, Ramazan'ın manevi arınma, dirilme ve paylaşma dönemi, fakirlerin sevindiği kutsal bir ay olduğunu belirterek, MÜSİAD'ın bu dönemde birçok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdiğini anlattı.
Gıda ve emtia fiyatlarında dünya genelinde yaşanan büyük artışlara rağmen Ramazan dolayısıyla fırsatçılık yapıp fahiş zam yapan firmalar olduğunu hatırlatan Bolat, vatandaşlardan bu firmalardan alışveriş yapmamalarını istedi.
2007'nin zor ve siyaset odaklı bir yıl olarak geçtiğini ifade eden Bolat, Nisan ayında başlayan cumhurbaşkanlığı seçim süreci nedeniyle 5 aylık bir dönemde belirsizlik yaşandığını, tüketim, yatırım kararları açısından 'bekle-gör' dönemi oluştuğunu kaydetti.
22 Temmuz seçimlerinin belirsizlik sürecini ortadan kaldırdığını belirten Bolat, "Artık gündem, dış politikaya, güvenliğe ve demokratikleşme reformlarına dönmelidir. Yeni bir dönem, yeni bir meclis, yeni bir cumhurbaşkanı, yeni bir hükümet. Yeni bir yol haritasına ihtiyaç var. Yeni bir anayasa da olması gerekiyor. Buna inanıyoruz" şeklinde konuştu.
EKONOMİDE YENİ YOL HARİTASI
Bolat, MÜSİAD olarak ekonomide yeni yol haritasında olması gerektiğine inandıkları ana unsurları ise KOBİ'lerin desteklenmesi, imalat sektörünün ve yerli girdi üreten sanayilerin desteklenerek ithalat giderinin azaltılması, istihdamın arttırılması, faizlerin, finansman yükünün hafifletilmesi, kamu yüklerinin düşürülmesi, sosyal güvenlik reformunun 2008'de mutlaka başlatılması, enerji yatırımlarının hızlandırılması ve çok etkin bir su yönetimi politikası şeklinde sıraladı.
Büyümenin 5.5 yıldır kesintisiz devam etmesine rağmen, 2. çeyrekte son 4 yılın en düşük büyüme oranının kaydedildiğini hatırlatan Bolat, Merkez Bankası'nın yüzde 0.25'lik faiz indiriminin doğru bir karar olduğunu fakat etkisi çok sınırlı küçük bir adım olarak kaldığını söyledi.
Bolat, "Ekonomide çarkların biraz yağlanması lazım. Merkez Bankası'nın geçen hafta yaptığı 0.25'lik faiz indirimi kararı doğru bir adım, ancak etkisi sınırlı kalan çok küçük bir adım oldu. Daha çok piyasanın nabzını ölçme amacıyla yapılmış gibiydi. Ancak yeterli değil, arkası gelmeli. Enflasyon kontrol altında ve para piyasaları sakin; indirimlerin devamı için şartlar oldukça müsait" şeklinde konuştu.
KOSGEB'de yeni bir yapılanma ve atılım olması gerektiğine de inandıklarını dile getiren Bolat, "KOSGEB devletin üreten sektörleri KOBİ'leri yönlendirebileceği en önemli kurum. Zaten bütçesi son derece düşük, kağıt üzerinde 200 milyon YTL. Ama son 2 yıldır teftiş yıldırması ile bu kurum adeta etkisizleştirildi. Kardosunu, bütçesini takviye edip, destek modüllerini etkin hale getirip yeni bir atılıma girmesi şart" ifadelerini kullandı.
Kamu alanında reformların hızlanmasının da çok önemli olduğunun altını çizen Bolat, 2 yılı geçtikten sonra bir hükümetin reform yapma kabiliyetinin kalmadığını, direnişin başladığını, bu nedenle hükümetin 6 aylık, 1 yıllık ve 2 yıllık reform hedefleri belirleyerek icraata geçmesi gerektiğini belirtti.
Bolat ayrıca, reel sektör ve KOBİ'leri desteklemek açısından, KOBİ'lerin birleşebilmesi amacıyla vergisel teşvik ve mevzuat değişikliklerinin yapılması gerektiğini ve esnaf, üretici ve tedarikçilerin rahatlaması için Büyük Mağazalar Yasa Tasarısı'nın bu dönemde yasalaşmasının şart olduğunu ifade etti.
YENİ ANAYASA
Yeni dönemi taçlandıracak olan en önemli adımın, yeni, sivil, daha demokratik, daha çoğulcu bir anayasanın kabulü olacağını belirten Bolat, 21. yüzyılın Türkiye'sine uyan, AB standartlarını yakalamak isteyen Türkiye'ye uyan, daha sivil, özgürlükçü ve ferdi daha öne alan bir anayasaya şiddetle ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Bolat, "12 Eylül Anayasası'na daha önce karşı çıkan, 'Darbe Anayasası' diyen bazı çevrelerin, bugün adeta aynı anayasayı kutsamasını, virgülüne dokundurtmayız anlayışına girmelerini trajikomik buluyoruz. Onları tarih de anlamayacak" dedi.
Anayasanın ancak kurucu meclis tarafından hazırlanabileceği yönünde görüşlerin de karşısında olduklarını ifade eden Bolat, "Bu meclis bal gibi anayasa yapar. Meclis de yapar, 'halkoyu'na da sunulur. Halk da kabul eder veya reddedilir. Meclis'in iradesine ipotek koymamak gerekir. Anayasa reformu çalışmaları gerilim konusu olmamalı" şeklinde konuştu.
