Mücteba Hamaney: Düşmanın Planı Toplumsal Ayrışmayı Körüklemek

Mücteba Hamaney: Düşmanın Planı Toplumsal Ayrışmayı Körüklemek

İran İslam Cumhuriyeti Lideri Seyyid Mücteba Hamaney, savaş sonrası süreçte düşmanın asıl planının toplum içinde ayrışma ve çözülmeyi körüklemek olduğunu belirtti.

Hamaney, İslami Şura Meclisi’nin ilk döneminin açılış yıl dönümü ve 12. dönem Meclis’in üçüncü çalışma yılına başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, düşmanın “zorunlu savaş, ekonomik baskılar, medya kuşatması ve siyasi baskılar” sonrasında sahadaki askeri yenilgilerini telafi etmek için toplumsal birliği hedef aldığını ifade etti.

“İslami Şura Meclisi halkın özüdür”

Hamaney, İslam, devrim, İran’ın bağımsızlığı ve izzeti için yüreği atan herkese birlik saflarını koruma çağrısında bulundu. Gerekçeli ya da gerekçesiz görüş ayrılıklarının çatışma ve ayrışmaya dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Hamaney, söz ve eylemde ümmetin birlik ve dayanışmasının temsil edilmesi gerektiğini kaydetti.

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başta olmak üzere milletvekillerinin ülkenin ilerlemesi ve yücelmesi yönündeki çabalarını takdir eden Hamaney, “İslami Şura Meclisi halkın özü, dini demokrasinin tezahürü, İslam Cumhuriyeti’nde kanun ve yasamanın temel direğidir. Halkın iradesinin hayata geçirilmesinde önemli bir role sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Hamaney, “üçüncü mukaddes savunmanın” üzerinden üç ay geçtiğini belirterek, bu süreçte İran halkının iman, umut ve salih ameldeki gerçek cevherinin dost ve düşman tarafından görüldüğünü söyledi. İran halkının seviyesinin yükseldiğini ve milletin faziletlerinin parlak bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

Mevcut aşamanın, halkın temsilcileri ve İslami Şura Meclisi üzerinden yeni bir sorumluluk dönemine işaret ettiğini belirten Hamaney, milletvekillerinin görevlerini halkın seviyesine uygun biçimde yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.

Hamaney, milletvekilliği makamını ülkenin ilerleyişinde dönüşümün ön cephesindeki bir siper olarak nitelendirerek, milletvekillerinden yasama organının bağımsızlığını koruyarak hükümet ve diğer kurumlarla iş birliği içinde çalışmasını istedi.

Bu kapsamda ülkenin yeniden imarı, vatandaşların özellikle ekonomik ve geçim sıkıntılarının çözülmesi, üretim ve istihdamın canlandırılması, bilim ve sanayinin geliştirilmesi, kültür ve ahlakın yüceltilmesi, mali yolsuzlukla mücadele, enflasyon ve pahalılığın dizginlenmesi ile her türlü yoksunluğun giderilmesi gerektiğini vurguladı.

“Toplum gerçek umut göstergelerini görmeye ihtiyaç duyuyor”

Hamaney, Meclis kararlarının ülkenin temel meseleleri ve halkın ihtiyaçlarıyla doğrudan bağlantılı olması gerektiğini belirtti. Bu kararların umut aşılayan ve ülkenin geleceğini inşa eden bir doğrultuda alınması gerektiğini ifade etti.

Toplumun her şeyden önce gerçek umut göstergelerini, istikrarlı bir yolu ve geleceğe dair açık ufukları görmeye ihtiyaç duyduğunu kaydeden Hamaney, bunun halkın plan yapabilmesi ve harekete geçebilmesi için zorunlu olduğunu söyledi.

Hamaney, milletvekillerinin tutumları, kararları ve sözleriyle İslami Şura Meclisi’ni umut aşılayan öncü kurum ve itici güç haline getirebileceğini belirtti. Bu kapsamda yürütme ve yargı erkleriyle uyum içinde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

“Milli birlik ve milli güvenlik gölgesinde direniş ekonomisi” şiarına odaklanılması gerektiğini belirten Hamaney, ekonomik istikrar, enflasyonun düşürülmesi, likiditenin yönetilmesi, üretimin canlandırılması, yedinci kalkınma planının düzenlenmesi ve ikinci ile üçüncü zorunlu savaşların zararlarının onarımı için gerekli maddelerin programa eklenmesini öncelikli gündem olarak gösterdi.

Hamaney ayrıca, şehit lider Seyyid Ali Hamaney’in geçmiş yıllarda Meclis milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerdeki konuşmalarının dikkatle ve ciddiyetle okunmasını tavsiye etti. Bu konuşmaların önemli pratik ve tecrübi değer taşıdığını belirtti.

Mevcut hassas süreçte bireysel takvaya bağlılığın, ağır sorumlulukların doğru şekilde yerine getirilmesinde temel rol oynadığını ifade eden Hamaney, doğru öncelik tespiti, uzman görüşlerine dayalı karar alma, halkla yakın temas, kapsamlı yolsuzlukla mücadele ve milli çıkarların parti, grup ya da bölgesel çıkarların önüne alınması gerektiğini söyledi.

Parlamenter diplomasiye önem verilmesi, müstekbirlerin emelleri karşısında cesur ve açık tutum alınması, İran’ın bölge ve dünyadaki yeni konumunun akıllıca ve devrimci bir bakışla değerlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

Hamaney, milli birlik nimetinin korunmasının takvanın önemli göstergelerinden biri olduğunu belirterek, İran halkının İslami İran bayrağı etrafında sergilediği benzersiz uyumun, “büyük şeytan” karşısındaki zaferin en önemli unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

Bu nimetin şükrünün, özellikle düşünce ve siyaset elitleri ile milletvekillerinin milli birliği koruması, boş siyasi tartışmalardan uzak durması ve toplumsal farklılıkları büyütmemesiyle mümkün olacağını ifade etti.