Morisson gelenek bozdurdu
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eski Danışmanı Mustafa Başoğlu, Demireli eleştirmeme geleneğini bozdu
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eski Danışmanı ve Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, Demirel'in bir Amerikan dergisine verdiği demeçte, İslâm dininin baskı altında olmadığını ileri sürmesi üzerine "Demirel'i eleştirmeme" geleneğini bozdu.
Son dönemlerde yaptığı skandal değerlendirmelerle gündemde kalmaya çalışan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in son olarak ABD'de, "İslam dininin baskı altında olmadığını" söylemesi ve kapatma davasını savunması, eski danışmanı Mustafa Başoğlu tarafından eleştirildi.
Daha önce Demirel'i eleştirmemeyi kararlaştırdığını belirten Başoğlu, sözkonusu İslam olduğu için geleneği bozduğunu ifade ederek, Demirel ve benzerlerinin "İslam dinine baskı yok" iddialarına şu örneklerle cevap verdi:
"Sayın Demirel de biliyor ki, imam hatip lisesini bitirenler, polis kolejlerine ve harp okullarına alınmamaktadırlar.
İlkokul 5. sınıfı bitirmeyenler Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı Kur'an kurslarına alınmamaktadır.
Başı örtülü okumak isteyen insanların eğitim hakları ellerinden alınmaktadır.
Dini vecibelerini yerine getiren kamu görevlileri, irticacı suçlamasına tabi tutularak kamu kurumlarından ya atılmakta ya da cezalandırılmaktadır.
İrticacı damgası vurulanlara sorumlu mevkilerde görev verilmemektedir.
Başı açık resim vermeyenlere devletten her hangi bir belge nüfus kağıdı, pasaport, ehliyet yada benzeri belgeler verilmemektedir.
Türkiye, ne yazık ki başı açık ve başı kapalı olanlar olarak ikiye bölünmüştür. Bazı çevreler, herkesin başını açtırarak Cumhuriyet'in korunacağını, laikliğin geliştireceğini iddia etmektedirler.
Bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanı camilere gittiği takdirde şuna şahit olacaktır ki, ilkokul 5. sınıfı bitiren çocuklar camilerde yaz Kur'an kurslarına katılabileceklerdir. İslâm inancında olmayan, azınlık mensuplarının çocuklarından, kendi dini kurumlarından böyle bir mezuniyet belgesi aranmamaktadır.
İsteyen, çocuğunu bale kursuna verebilmekte ama Kur'an kursuna vermekte zorlukla karşılaşmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanı Cumhuriyet'in sokakta bulunmadığını söylemiştir. Doğrudur. Bu millet sokak sokak, cadde cadde, mahalle mahalle çarpışarak düşmanları kovmuş ve Cumhuriyet'i kurmuştur.
Atatürk'ün önderliğinde kurduğu mili mücadele savaşı, Türkiye'yi esaretten kurtarmış, millet aç susuz ve her türlü imkânlarını seferber ederek Cumhuriyet'i kurmayı başarmıştır.
Bu millet Cumhuriyet'in eseridir. Bunu hiçbir şekilde milletin elinden almak mümkün değildir."
Geleneği bozmak zorunda kalıyorum
Başoğlu; İslâm dininin baskı altında olmadığını söyleyen, Sayın Süleyman Demirel de olsa, bu gerçeği değiştirmemektedir. Sayın Demirel'e düşen görev, Müslüman inancında olan kişilerin üzerindeki baskıların ortadan kaldırılmasına çalışmak ve onların haklarını korumaya gereken özen göstermektir" dedi ve ekledi: "İlke olarak Sayın Demirel'i eleştirmemeye özen gösteriyorum. Ama konu İslam dini olunca bu özelliğimden vazgeçmek zorunda kalıyorum. Hem Adalet Partisinde iken, hem başbakanken değişik kademelerde danışmanlığını yaptığım Sayın Süleyman Demirel'in, toplumun büyük kesimini karşısına alacak yorumlarda ve açıklamalarda bulunmamasının, doğru olacağını tavsiye ediyorum. Çünkü bu tip açıklamalar Adalet Partisi Genel Başkanlığı ve başbakanken yaptığı uygulamalarıyla çelişmektedir."
habervaktim
