Madımak"ta Ergenekon bağlantısı!
Aziz Nesin'in, yayınlanması mahkemece de yasaklanan Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri adlı rezil kitabını yayınlamaya başlaması ile patlak veren ve 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak olaylarının 15. yıldönümü anılıyo
Ergenekon Terör Örgütü'ne üye olduğu gerekçesi ile tutuklu bulunan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'e ait Aydınlık Dergisi'nde başyazarlık yapan Aziz Nesin'in, yayınlanması mahkemece de yasaklanan Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' adlı rezil kitabını yayınlamaya başlaması ile patlak veren ve 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak olaylarının 15. yıldönümü anılıyor.
ÖMÜR ÜSTÜN / HASAN TOSUN/ANKARA
37 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak olaylarının 15. yıldönümü, yarınki anma törenleriyle gerçekleştirilecek. 2 Temmuz 1993 yılında meydana gelen ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak Oteli yangınının ardından 15 yıl geçti. Gerçekte kocaman bir provokasyon olduğu ortada olan Sivas olayları, malûm çevrelerce hâlâ "Alevi-Sünni çatışması" olarak lanse edilmeye çalışılıyor. Öncesi ve sonrasında yaşananlara bakıldığında Sivas olaylarının arkasında Ergenekon bağlantısı olduğuna işaret ediliyor. Geçmiş yıllarda hep Banaz'da yapılan Pir Sultan Abdal Şenlikleri'nin olayların meydana geldiği 1993'te Sivas'a alınması dikkat çekiyor.
TOPLUM KAMPLAŞTIRILMAK İSTENDİ
Konuyu derinlemesine araştıran gazetemiz, görüşlerini aldığı siyasetçi, sivil toplum örgütü ve gazetecilerden olayların perde arkasında yaşananlara yönelik önemli bilgiler edindi. Sivas olaylarının 15. yıldönümünü gazetemize değerlendiren Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, yaşanan olayın baş sorumlularının dönemin yöneticileri olduğunun altını çizerek, olayın Alevi-Sünni ayrımından değil, provokasyondan kaynaklandığını ifade etti. Yazıcıoğlu, "Aziz Nesin'in o dönemde yapmış olduğu bazı konuşmalar dolayısıyla toplumsal olaylar çıkar endişesiyle, Kayseri ve Konya Valilikleri Aziz Nesin'in bu illere yapacağı seyahati bizzat engellediler; ancak Sivas'a gelişine müsaade edildi ve bir hassasiyet ortamı zaten oluşmuştu" dedi.
33 SİVASLININ GÜVENLİĞİNİ BEN SAĞLADIM
Kürt'ü, Türkmen'i, Alevi'si, Sünni'siyle Türkiye'de şu günlerde tam birlik içerisine girilmesi gerektiğini kaydeden Yazıcıoğlu, geçmişte bunun tersi olaylar yaşandığını ifade etti. Madımak olaylarının Türk milletinin dış politikada elini zayıflatmak ve toplumu kamplara bölmek için gerçekleştirildiği yorumunu yapan Yazıcıoğlu, 2 Temmuz 1993 yılında yaşananları şöyle özetledi: "Madımak Oteli ile BBP Sivas İl Teşkilatı sırt sırta. Madımak Oteli olayında içlerinde Arif Sağ'ın da bulunduğu 33 vatandaş, parti binamıza sığındı. Ortalık sakinleşince sessizce tahliyelerini sağlayın dedim. Buna Arif Sağ ve diğerleri de şahittir. Arkadaşlarımız ikramda bulunup, aileleriyle görüştürmüşlerdir. Olaydan kurtulanlar daha sonra teşekkür etmişlerdir; fakat mensubu bulundukları gruplardan çekindiklerinden olsa gerek, bunu basın önünde zikretmekten hep kaçınmışlardır."
İNSANLAR, PEYGAMBERİMİZ'E HAKARETE SESSİZ KALAMAZDI
Sivas Davası sanıklarının Avukatı Hüseyin Ayan ise, Sivas olaylarında Aydınlık Dergisi'nin yanı sıra, dönemin Valisi Ahmet Karabilgin'in, Aziz Nesin ve Arif Sağ'ın da çok büyük etkisi olduğunu kaydetti. Pir Sultan Abdal Derneği'nin her yıl düzenlediği şenliklerin tarih boyunca Sivas'ta kutlanmadığının altını çizen Ayan, tahriklere dikkat edilmesi gerektiğinin üzerini önemle çizdi. Ayan, "Bir kere burada insanlar yanarak ölmedi. Otopsi raporları ortada. İnsanlar gaz zehirlenmesi ile öldü. Hiç kimse cebinde bidonla gaz getirip ateşe vermedi oteli. Göstericiler arabaları ters çevirdikten sonra ellerindeki tornavidalarla araçların depolarını deldiler. Bunların hepsi kamera görüntülerinde var. Akan benzinler çukurda bulunan Madımak Oteli'ne doğru akmaya başladı. Otelin etrafında toplanan benzin nasıl yakıldı orasını bilmiyorum, ama olay budur" diye konuştu. Sivas'ta kimsenin diri diri yakılmadığını vurgulayan Ayan, konuşmasına şöyle devam etti:
AZİZ NESİN, KUR'AN'LA TAHRİK ETTİ
"Bir de olay günü olay yerinde Aziz Nesin, elinde bir Kur'an-ı Kerim'i havaya kaldırarak 'Hiçbir tarihte bir kitap yoktur ki; 1400 sene geçerliliğini sürdürsün. Bu, Muhammed'in uydurmasıdır' diyerek Cuma günü Madımak Oteli'ne 50 metre ileride bulunan Sivas'ın en büyük camisi Paşa Camii'nde Cuma namazından çıkan insanları tahrik edici cümlelerle karşıladı. Yine Kur'an-ı Kerim için Nesin, 'Sizin dininiz nikah diye kandırılıyor, bu hayat genelev hayatına benziyor' diye sözler sarfetti. Ne yapacak bu insanlar tahrik ve Peygamberine küfredilmek karşısında?.."
VALİNİN, OLAYLARDA SUÇU BÜYÜK
Sivas davasının Alevi-Sünni çatışması ile bir ilgisinin olmadığını ifade eden Ayan, dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in olaylarda büyük sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Ayan, "Vali burada izin vermeyin uyarılarına rağmen izin verdi. Olaylar başladıktan sonra yaptığı hiçbir şey yoktu. İnsanlar 'Vali İstifa' diye slogan attılar. Çünkü burada valinin rolü büyük" diye konuştu.
ÜZERİMİZDE PSİKOLOJİK BASKI VAR
Ankara Sivaslı Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ünsal Artur da, Sivas olaylarının gizeminin hâlâ çözülemediğini belirterek, bir Sivaslı olarak sürekli bazı çevreler tarafından suçlandıklarını kaydetti. Artur, "Bize her gittiğimiz o yerde 'Yakanlardan mısınız, yakılanlardan mısınız?' diye soruluyor. Psikolojik bir baskı yaşıyoruz" şeklinde konuştu.
OLAYLARI ÇIKARTANLAR PKK'LILAR
Sivas Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fikret Ünsal ise, Sivas olaylarında PKK'lı teröristlerin parmağı olduğunu söyledi. Ünsal, "Bu olayları çıkartanlar Sivas'ın dışından gelmişlerdir. Olaya ilişkin görüntülerde her şey açıktır. Olayı gerçekleştiren PKK'lılardan birisi de bugün 34 yıl cezaya mahkûm edilmiştir" diye konuştu. Sivas'ın 'Madımak olayı' gibi bir gündemi olmadığının altını çizen Ünsal, Sivas halkının bu anma etkinliklerini önemsemediklerini kaydetti. Anma etkinliklerinin tamamen insanlar arasında mezhep çatışması çıkarmaya yönelik olduğunu vurgulayan Ünsal, etkinliklere katılan örgütlerin Avrupa Birliği Fonu'ndan nemalanan gruplar olduğunu iddia etti. Ünsal şöyle konuştu:
ANMA ETKİNLİKLERİ DIŞ TEZGÂHLI
"Bazıları ilimizde Alevi-Sünni çatışması çıkarmak istiyor. Bunu yıllardır başarmaya çalıştılar ama başaramadılar. Bu gruplar Avrupa tarafından yönlendirilen ve Türkiye'de bir iç kargaşa çıkartmaya yönelik gruplar. O ülkelerden nemalandıkları için bugün Sivas olaylarını tekrar tekrar gündeme getirmek yoluyla iç çatışma çıkarmak istiyorlar. Alevi ve Sünniler et ve tırnak gibi ilimizde ayrılmaz bir parçalar. Bütün bu yandaş gruplara Sivas halkı çok öfkeli. 50 bin kişinin geleceği söyleniyor. Sivas'ın tarihinde 50 bin kişi bir arada toplanamadı bile. Bunların hepsini toplasanız bin 500 kişiyi geçmez. Bakınız, PKK'nın ismini 1993 yılına kadar Sivas'ta duymanız imkânsızdı. Sivas olaylarından sonra PKK Sivas kırsalına hızlı bir şekilde yayılmış ve faaliyetlerini hızla yükseltmiştir."
vakit
