Lübnanlı Sünni Alim Hammud: 2006'yı unutmayın; İsrail yine mezhep kartını oynuyor

Lübnanlı Sünni Alim Hammud: 2006'yı unutmayın; İsrail yine mezhep kartını oynuyor

Ümmete ve İran'a yönelik ABD-İsrail saldırganlığı askeri-siyasi-ekonomik düzeyde devam ederken, Lübnanlı Sünni Alim Mahir Hammud, tarihi-kültürel cihete de işaret etti.

Direniş Alimleri Birliği Başkanı Lübnanlı Sünni Alim Mahir Hammud, mevcut savaşta Lübnan ve bölgedeki durumla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

el-Meyadin kanalında canlı yayına bağlanan Hammud, direnişin sahadaki üstünlüğüne karşı ABD-İsrail tarafından mezhep kartının öne sürüldüğünü vurgularken bu süreci Hizbullah’ın 2006 yılındaki zaferinin ardından yaşananlara benzetti. Ümmetin uyanık olması gerektiğini ifade eden Hammud, “2006'da Direniş İsrail'i ağır bir yenilgiye uğrattığında, hemen ardından 2007'nin başlarında mezhep fitneleri başladı. Askeri olarak başarısız olduklarında, şu ya da bu şekilde kendilerine bağlı olan borazanları ve insanları harekete geçirdikleri açık.” dedi.

Mezhep tartışmalarını kimlerin kaşıdığı sorusu üzerine Hammud, “İçeriden olanlar da var dışarıdan da… Örneğin bizzat Netanyahu Sünni-Şii ihtilafından bahsettiğinde ve ‘Şiiler Hulefa-yi Raşidin (Dört Halife) hakkında (kötü) konuşuyor’ dediğinde, aktör çok açıktır.” dedi.

İsrail Yıllardır Ümmeti Bölmek İstiyor

Hammud, ABD-İsrail saldırganlığının mezhep kartını Lübnan’da nasıl uyguladığını tarihten örneklerle şöyle anlattı:

“Bu (oyunları) yeni bir şey değil. Eski Sayda Milletvekili Mustafa Saad'ın anlattığını hatırlıyorum: 44-45 yıl önce Sayda'ya dönerken hayatında ilk kez bir insan ona "Sünni misin yoksa Şii misin?" diye sormuştu; soran da bir İsrail kontrol noktasındaki askerdi. Hatırladığımız bir başka olay: Gençlerimiz Ensar Hapishanesi'ndeyken, bir gazete küpürü veya transistörlü radyo taşımaları büyük bir suçtu. Fakat mezhepsel bir nitelik taşıyan ‘Kamplar Savaşı’ patlak verdiğinde Sünni, Şii, Filistinli ve Lübnanlıları birbiriyle çatıştırmak için radyoları serbest bıraktılar. Hatta hapisteki gençlere megafonlarla dinlettiler.
İsrail zaten bunları inkar etmiyor. Ben-Gurion'un ‘Suriye'yi Alevi, Dürzi, Sünni, Kürt vs. diye bölmeden ülkeyi yönetemeyiz. Güney Lübnan'da bir devlet kurmak için Güney Lübnan'da Maruni bir subaya ihtiyacımız var’ sözlerini hatırlayalım. Müslümanları kendi içlerinde, Arapları Sünni ve Şii, Arap ve Kürt, Fars vs. diye bölme fikri Yahudi düşüncesinde köklü bir fikirdir. Hatta Peygamber (s.a.v.) zamanında Evs-Hazrec arasını ayırmaya çalıştıklarını hatırlayalım.”

Alimler Allah’a Değil Patronlarına İcabet Ediyor

Alimlerin konuyla ilgili tutumlarına eleştiriler yönelten Hammud, birçok ismin parayı ve gücü elinde tutanların maşası haline geldiğini söyledi.

“Karşımızdakiler Kur'an'da "İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin Yahudiler ve Allah'a ortak koşanlar olduğunu göreceksin" (Maide, 82) diye ifade edilen İsrail'dir. Kur'an-ı Kerim onların küfürleri, kurnazlıkları ve komplolarıyla ilgili kıssalarla doludur. Din adamlarının görevi büyüktür ancak maalesef Alemlerin Rabbine değil, kendilerini çalıştıranlara icabet ediyorlar.”

Mescid-i Aksa İçin Neden Harekete Geçmiyorsunuz?

Hammud, ümmetin bir ayı aşkın süredir işgal rejimi İsrail tarafından kapalı tutulan Mescid-i Aksa ile ilgili pasif tutumuna da sert tepki gösterdi.

“Direniş'e karşı sustunuz anladık; çünkü onların İran'la işbirliği içinde olduğunu söylüyorsunuz. Gazze'nin yıkımına sustunuz, her şeye sustunuz. Peki buna nasıl susuyorsunuz?” sorusunu yönelten Hammud, “İsrail'in Mescid-i Aksa'yı kapatmaktan elde ettiği fayda nedir ki? Sadece dininize hakaret etmek ve size inancınız üzerinden eziyet etmek... Ve siz kılınızı bile kıpırdatmıyorsunuz.” diyerek duruma tepki gösterdi.