Kanokov: Dini aşırılıkçılık bizde tutmaz
Kabardey Balkar Devlet Başkanı Kanokov, geçen yıl gençleri isyana götüren süreçte eski yönetim ve güvenlik güçlerinin inanan insanlara baskı politikalarını sorumlu tuttu.
Kanokov, içerde tutulan gençlerin "dini aşırılıkçı yada vahhabi" olduğunu düşünmüyor. Kanokov, Nalçik olaylarının bir daha tekrarlanacağına da inanmıyor.
Nalçik/Ajans Kafkas - Nalçik'te hüzünlü yıl dönümü. 13 Ekim 2005 tarihinde direnişçiler şehre baskın düzenledi. İki günlük ateşli mücadelede resmi kaynaklara göre, 33 emniyet çalışanı, 12 sivil ve saldırıyı gerçekleştirenlerden 93 kişi hayatını kaybetti. Geçen bir yıl içinde ülkede neler değişti Gazeta.ru yazarı Gennadi Petrov, Kabardey Balkar Devlet Başkanı Arsen Kanokov'a sordu:
- Geçenlerde Rusya Devlet Başkanı Özel Temsilcisi Dimitri Kozak size iltifat etti: Kabardey-Balkar'ın, yatırımcıların sözde değil işte cezp edildiği tek milli Kafkasya cumhuriyeti olduğunu söyledi. Bu durum sadece şu anda turizmin coşkun bir şekilde geliştiği Elbrus için mi geçerli?
Elbrus bölgesinde bulunan turizm komplekslerinin yatırımcılar için daha öncelikli olduğu kesin. İnanıyorum ki, geleceğin dağ turizmin merkezi Elbrus olacak. Doğanın kendisi buna imkan veriyor, çünkü burada kayak sezonu 8-9 ay sürüyor ve bu diğer kayak merkezlerine göre oldukça uzun bir süre. Ülkede genel olarak yatırım konusunda konuşacak olursak, yatırım hacmini daha da büyütmek isterdim. Son zamanlarda meydana gelen dinamizm düşüşü, Kabardey-Balkar'ın imajına büyük zarar veren geçen seneki olaylara bağlı. Basında ülke nerdeyse 'sıcak bölge' olarak ifade edildi. Halbuki ülkemizde sükunet mevcut. Bize sık sık gelen turistler bunu çok iyi biliyor. Ancak diğer turistleri buna ikna etmek gerekiyor.
- Üzerinden bir yıl geçtikten sonra geçen seneki Nalçik olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 13 Ekim 2005'te ne oldu? Direnişçilerin saldırısı mı yoksa 'güvenlikçilerin' tahrik ettiği inananların ayaklanması mı?
Bu olayların neden meydana geldiği konusunda halen ortak bir düşünce yok. Geçen seneki olaylara ideolojiden finansal konulara kadar farklı menfaatlerde insanlar katıldı. Ben hapishanelerde gördüğüm gençleri direnişçi olarak adlandıramam. Belki onların sadece beşte biri gerçek direnişçi idi. Ve onlar da şehir merkezinde öldü. Ama olaylara katılan diğerleri gerçekten onları kimin idare ettiğini bilmiyorlardı. Onlara para ve silah verdiler, arkadan ayağa kalktılar ve ileriye doğru sürdüler. 'Güvenlikçilerin' yaşanan olaylarda rolüne gelince, hepsi hakkında kötü demek istemem. Birçok emniyet çalışanı 13 Ekim'de öldü, bu gerçek. Ancak 'güvenlikçilerin' radikal İslam ile nasıl mücadele edileceğini bilmediği de gerçek, onlar camiler kapatma ve inananların özgürlüklerini kısıtlama kararı aldılar. Elbette bu hareketleri sadece bilgisizlik ile ifade edilemez, bunun yanında kasıt da vardı. Ülkede yönetimin değişmesinden sonra birçoğu görevinde kalmak istemişti. Bunu ise sadece yönetimi kendisinin yerinin doldurulmayacağına ikna etmekle olur. Birileri ülkede düzensizliğe tahrik etmeyi çok istiyordu.
- Peki şu anda güvenlik birimlerinde durum nedir?
Şu anda bizim yeni içişleri bakanımız ve yeni yardımcıları var. Bu zamanda kadar içişleri yönetiminde, Kuzey Kafkasya ve Rusya için karakteristik olan yolsuzluk ve rüşvet yüksek düzeyde idi. Biz geçenlerde Putin ile bu konuyu görüştük. Federasyon bölge başkanlarına bölgelerde kadro politikasının belirlenmesi konusunda imkan verilmeli. Bazen güvenlik birimleri başkanlığında kendini itibardan düşüren biri kalabiliyor. Ama ben RF bölgelerinden birinin başkanı olarak ciddi şekilde onun değiştirilmesi konusunu gündeme getiremiyorum. Bizlerin gereken yetki ve sorumluluklarımızın olmasını isterdim. Eğer RF devlet başkanı bana ülkeyi yönetme konusunda güvendiyse, buna uygun olarak kadro meselelerinin çözümü konusunda da güvenmeli. Geçen seneki olaylarda neden yüzde beşlik oranda 'ideolojik' katılımcı yer aldı? Yönetime güvensizlik vardı. İnsanlar hükümetin rüşvet içinde olduğunu ve kapalı olduğunu görüyordu. İşte sadece 'güvenlikçilerin' hareketleri değil aynı zaman da bu olayların meydana gelmesinin gerçek sebebi.
- Önceki içişleri yönetimi defalarca 2002 yılından beri Kabardey-Balkar'da faaliyette olan 'Yermuk' adlı cemaati yok ettiğini rapor etti. Daha sonra Nalçik'teki dalgalanmalar da ona yazılmak istendi. 'Yermuk' cemaati ve 'Kabardey-Balkar Cemaati' var mı yoksa yok mu?
Var olduğunu düşünüyorum. Diğer bir konu ise dini aşırılık yanlılarının aktifliğinin büyük kayıplar görecek kadar büyük olmadığı. En önemlisi de biz insanların düşüncesini değiştirebildik. Diğer Kafkas cumhuriyetlerinden farklı olarak, Kabardey-Balkar'da İslam toplum hayatında çok büyük bir yer tutmuyor ve dini aşırılıkçılığın ne olduğunu çok az kimse biliyordu. Bundan dolayı aileler gençleri neyin celbettiğini hemen anlamadı. Aileler çocuklarının içmediğini, diğer kötü alışkanlıklarının olmadığını, inandığını gördüler. Görünüşte her şey normaldi. Geçen seneki olaylardan sonra bunun böyle olmadığını anladılar.
- Siz halkla irternet üzerinden görüşüyorsunuz. Bugün için size en çok hangi problemleri ile başvuruyorlar?
En çok sosyal meseleler ile ilgili, örneğin ev. Aynı zamanda işsizlik ve yollarımızın durumu konusunda da yazanlar var.
- Geçen seneki olayların tekrarlayabileceğinden endişeli misiniz?
Hayır. Aldığımız tedbirler, bu tür olayların ülkemizde bir daha tekrarlayamayacağını söylememize müsaade ediyor. Toplum hayatındaki değişiklikler insanlara yeniden hayat verdi. Bu Nalçik futbol takımı Spartak'ın başarıları ve Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nin 85. kuruluş yıl dönümü kutlamaları. Bunun dışında biz 7 Ekimde Nalçik hipodromunda 'Elbrus Kupası' at yarışlarını gerçekleştirdik. Bu program sadece Kabardey-Balkar halkını değil, aynı zamanda Kafkasya'nın diğer bölgelerinden, Rusya'dan ve yabancı ülkelerden misafirleri bir araya getirdi. At yarışları, bizim yeniden canlandıracağımız bir geleneğimiz. Bu tür faaliyetler insanları birleştirme ve milli bilincin yükseltilmesine yönelik.
-Ülke ekonomik refahı yükse bir bölge değil. % 25'lik nüfus halen işsiz.
Ülkedeki ekonomik durum çok parlak değil, ancak kötü de değil. Güya Kafkasya'da dini ekstremizmin yayılma sebeplerinden en önemlisi olduğu ifade edilen işsizlik meselesine gelince, bana göre bu problem ciddi şekilde büyütüldü. İşsiz olarak kabul edilenlerin büyük kısmı köy sakinleri. Onlar vergi ödememek için iş borsasına kaydoluyorlar, kendileri ise ilave tarım ile uğraşıyorlar. Bu alanda ayda 10-30 bin ruble kazanabilirler, bundan dolayı 5-6 bin ruble için çalışmaya gerek yok. Demek ki, vahhabizm 'kağıt üzerinde' işsizliğin olduğu yerlerde değil de, hükümetin yolsuzluk içinde olduğu ve sadece kendini duyduğu yerlerde tutunuyor.
