Kahraman Abbas Ve Arı Kovanı!
Haberlerinde ve röportajlarında yalancılığı birçok kez ortaya çıkmış sözde bağımsız haber ajansları, Filistin'i ve davasını satan her tavizkar kimseye kahramanlık sıfatı vermekte ısrar ediyor.
Dr. İbrahim El-Hammâmi
Haberlerinde ve röportajlarında yalancılığı birçok kez ortaya çıkmış sözde bağımsız haber ajansları, Filistin'i ve davasını satan her tavizkar kimseye kahramanlık sıfatı vermekte ısrar ediyor. Özellikle de konu Oslo'nun ve utanç verici sonuçlarının simge isimleriyle ilişkili olunca böyle yapıyorlar. Bu utanç verici sonuçların en sonuncusu, Abbas'ın New York'ta önceki akşam Amerika'daki Yahudi toplumu ve Siyonist lobi liderleri ile yaptığı görüşme idi. Abbas'ı zerre kadar kusuru olmayan bir kahraman ilan ediyorlar. Büyük kahraman Abbas'ın gelişini coşkuyla ve alkışlarla karşılıyorlar. Aslında bu son konuda hiç şüphemiz yok. Çünkü Abbas ve beraberindekiler onların sadık hizmetçileridir. Emirlerini yerine getirirler. Bu nedenle, halkının onuruyla bağlantılı her şeye savaş açtıktan sonra, onları küçük görüp suçladıktan sonra alkışlanmayı hak etmişlerdir.
Çok çok bağımsız ajans, Oslo çetesinin kahramanlık haberlerini aktarırken tam olarak şöyle dedi: "Başkan'ın konuşmasından sonra dünya Yahudilerinin liderleri onu alkışladılar. Daha sonra zor sorular gelmeye başladı ve Ebu Mazin de onları cevaplandırdı. Sorulardaki en öneli noktalar şunlardı:
- Yahudi liderleri, devletin Yahudiliği sorusu üzerinde ısrarla durdular ve cevap istediler. Başkan da onlara şu cevabı verdi: "Kendinize "Büyük Yahudi İmparatorluğu İsrail" ismini takmak istiyorsanız bunu yapın. Bu konuda niçin bizim görüşümüzü soruyorsunuz?"
- Güvenlik konusunda Başkan, İsrail'in bu ukdeden kurtulamadığını bildiğini söyledi ve "Bize devlet verin, size hayatınızda görmediğiniz güvenliği sağlamayı ve gerekli her şeyi yapmayı garanti edelim" dedi.
- Müzakereler konusunda ise Ebu Mazin, Filistin liderliğinin dosyaları bir yıl içinde sonlandırmaya, kendi güvenliğini ve komşularının güvenliğini koruyacak bir devlet kurmaya hazır olduğunu, İsrail'in korkmaması için silahsız devlet düşüncesini onayladığını söyledi.
Hitler'in Yahudilere yaptığı soykırımı kabul edip etmediği sorusuna ise şöyle cevap verdi: "Suçsuz bir insanın öldürülmesi cinayettir. Hitler ister 6 milyon Yahudi öldürmüş olsun, isterse tek bir Yahudi öldürmüş olsun; sorun matematiksel hesap değil, sorun ortaya konulan tavırdır."
Sözde tarafsız ajansın parçalı ve yanıltıcı kahramanlık tanımı burada sona eriyor. Fakat ajansın ve yayın yönetmeninin söylemediği, Abbas'ın bu görüşmede yeni tavizler verdiği ve utanç verici sözler söylediğidir. Abbas, siyasi düşüş bataklığında bir adım daha ilerleyerek kendisini alkışlayanları bile şaşırttı. Öyle ki; önde gelenleri bir bildiri yayınlayarak, ajansın bildirdiğine göre, eşek arılarının Abbas'a ve tavizlerine hayranlığını açıkladı. Yayınlanan haberde tam olarak şöyle denildi: "Bir Amerikan Yahudi örgütü, Mahmud Abbas'ın Batı Yaka'dan İsrail'e yönelik saldırıların engellenmesi için İsrail ile güvenlik işbirliğini onayladığını aktardı. Örgütün yayınladığı bildiriye göre Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları dışında bir araya geldiği Amerikalı elli Yahudi örgütünün liderlerine "İsrail'in güvenliği bizim güvenliğimizdir" dedi."
Toplantıya ev sahipliği yapan Daniel Abraham Ortadoğu Barışı Merkezi'nin yayınladığı bildiriye göre Abbas şöyle dedi: "Üç ya da dört yıl boyunca Batı Yaka'dan İsrail'e neden saldırı düzenlenmediğini soracak olursanız size derim ki, bunun sebebi İsrail tarafıyla işbirliği kararımızdır. Biz, kim olursa olsun İsrail'e karşı böyle bir saldırı gerçekleştirmesini engelliyoruz. Çünkü İsrail'in güvenliği bizim güvenliğimizdir."
İsrail'in Yahudi devleti niteliğini kabul etmeye hazır olup olmadığı yönündeki soruya verdiği cevapta ise Yahudi örgütünün bildirdiğine göre- Abbas, İsrail halkının kendisini dilediği şekilde isimlendirmekte özgür olduğunu söyledi.
Bu bağlamda, Daniel Abraham Ortadoğu Barışı Merkezi Başkan Yardımcısı Zvika Krieger, El-Cezire'ye yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Toplantıya katılanlardan biri Abbas'a, İsrail'de Knesset'in "İran İslam Cumhuriyeti" veya "Mısır Arap Cumhuriyeti" örneklerinde olduğu gibi İsrail'i "İsrail Yahudi Devleti" olarak isimlendirmeyi benimserse Filistinlilerin İsrail'i bu nitelemeyle kabul edip etmeyeceklerini sordu. Abbas'ın cevabı "Evet, kabul edecekler" oldu."
Abbas'ın bu sözünün İsrail'in Yahudi niteliği konusundaki tavrını ortaya koyan ilginç bir gelişme olarak tanımlayan Krieger, İsrailliler Netanyahu'nun ilan ettiği gibi- Yahudi yerleşim birimi inşası yasağını uzatmazsa ne yapacağı sorusu üzerine Abbas'ın masayı (müzakereleri) terk etmek zorunda olmadığını söylemesinin Abbas'ın toplantıdaki en güven verici sözü olduğuna işaret etti.
Daniel Abraham Ortadoğu Barışı Merkezi Başkan Yardımcısı, Abbas'ın Yahudi yerleşkeleri konusunun niçin kendisi için önemli bir konu olduğunu açıklayarak harika bir iş başardığını söyledi.
Abbas ve beraberindekilerden biri, sesli ve görüntülü olarak kaydedilen toplantıyla ilgili bildiride belirtilenleri yalanlayabilir mi? Çok bağımsız ajans, bildirinin tamamını saptırmadan ve parçalamadan yayınlayabilir mi?
Onlardan cevap beklemeden diyoruz ki, yapamazlar ve buna cesaret edemezler. Çünkü utanç verici tavırlar gizlenemeyecek kadar büyük hale gelmiştir.
Son olarak diyoruz ki; Abbas Yahudi toplumu liderleriyle ve Siyonistlerle toplantı halindeyken Kudüs ve özellikle de Silvan mahallesi şehit ve yaralıların olduğu yeni bir çatışmaya, izzet ve onur mücadelesine şahit oluyordu. Canilerin güvenliğini kendi güvenlikleri kabul eden, halkının güvenliğini ve direnişini ise saçmalık ve aşağılık sayan Abbas ve benzerleri bu mücadeleyi bilmezler.
Şimdilik bu kadar yeter!
fiem
