Kabe, İşgal Altında Olsaydı Ne Yapacaktınız?

Kabe, İşgal Altında Olsaydı Ne Yapacaktınız?

Müslümanların Mescid-i Aksa'ya gerektiği gibi sahip çıkmadığını belirten Şeyh Raid Salah, Müslümanları kitlesel eylemlere çağırdı.

İsrail, 16.03.2010 tarihinde Mescid-i Aksa'nın batı duvarına sadece bir kaç m. uzaklıkta Harap adlı bir sinagog açmayı planlıyor. İsrail'e göre bu sinagog, Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine inşa edilecek Süleyman mabedi için fiili bir başlangıç olacak. Uluslararası Yahudi örgütler de çağrıda bulunarak, 16 Mart gününü uluslararası bir gün ilan ederek, bugünde kutlama yapmalarını istedi.

İsrail, bir hafta önce de Halil İbrahim ve Bilal bin Rabah Camii'ni, Yahudiliğe ait ulusal eserler listesine ekledi. İsrail'in ilerleyen günlerde ilan edeceği yeni liste ise tehlikenin ne derece büyük olduğunun göstergesi. İsrail, Mescid-i Aksa'nın güney duvarından başlamak üzere, Silvan mahallesinin tamamını, Yahudiliğe ait ulusal eserler listesine eklemeye hazırlanıyor.

Kitlesel Eylem Çağrısı

İslami Hareket lideri Şeyh Raid Salah'a göre tehlike o kadar büyük ki artık yüz binlerin katıldığı protesto gösterileri ya da Kudüs'teki çatışmalar da yeterli değil. Çünkü tehlike beklenenden de daha büyük olacak.

Bununla birlikte Şeyh Salah, Müslümanların meydanlara inerek kitlesel eylemler düzenlenmesinini istiyor. Gazze savaşı sırasında İslam aleminde düzenlenen kitlesel protesto gösterilerinin son derece etkili olduğunu savunan Şeyh Salah, İslam dünyasının bugünden itibaren tıpkı Gazze savaşı sırasında olduğu gibi kitlesel protesto gösterilerine başlamalarını istedi.

Canlı Kalkan Olacağız

Aksa televizyonuna yaptığı açıklamasında Şeyh Salah "Ölünceye kadar bir saat dahi, gözlerimizi Mescid-i Aksa'dan ayırmamamız gerekiyor. Biz, düşmana karşı Mescid-i Aksa ve Kudüs'ü korumak için canlı kalkan olmaya devam edeceğiz. Kudüs'teki halkımız, üzerlerine düşen sorumlulukları kahramanca yerine getiriyor. Kudüslülerin oynadığı rol, çok mükemmel. Fakat düşmanın planlarına karşı zafer kazanabilmesi için tek başına yeterli değil.

Kudüs ve Mescid-i Aksa davası ağırdır. Müslümanlar, Kudüslülerin Mescid-i Aksa ve Kudüs için tek başlarına mücadele etmelerinin yeterli olduğunu düşünüyorsalar, yanılıyorlardır. Benim en fazla korktuğum husus, kısa bir süre sonra Kudüs elimizden çıkacak ve biz ağlayacağız. Mescid-i Aksa elimizden çıkacak ve biz ağlayacağız. Biz, Kudüslülerin oynayacağı rolün yanı sıra istisnasız tüm Müslüman ve Arapların oynayacağı role muhtacız" dedi.

Kudüs'teki gelişmelerin yeni bir intifadayı tetikleyeceğini belirten Şeyh Salah, İsrail'in dolaylı barış müzakerelerine başlama kararının da intifadayı engellemeyi hedeflediğini söyledi.

Kudüs'ün İşgali, Tüm Başkentlerimizin İşgali Demektir

Şeyh Salah, konuşmasına şöyle devam etti: "İsrail, bir Arap ya da İslam beldesinin başkentini işgal etseydi, bu ülkelerin yanıtını ne olurdu? Kudüs'ün işgal altında olması, tüm İslam ve Arap ülkelerinin başkentlerinin işgal altında olması demektir. İsrail Kudüs'ü işgal altında tutmakla, sadece Filistinlilere değil tüm Müslümanlara ve Araplara savaş ilan etmektedir. Kudüs ve Mescid-i Aksa işgal altında kaldığı sürece tüm İslam ve Arap ülkeleri, tam olarak bağımsız kalmayacak."

Şeyh Salah, açıklamasının devamında Müslümanların Kudüs'e davasına bağlılıklarının sınanacağını, Kudüs davasına gerçekten bağlı olanlarla olmayanların açığa çıkacağını bir kez daha vurguladı.

Mekke İşgal Altında Olsaydı Müslümanlar Ne Yapacaktı?

Şeyh Salah "Gerçekleşmesini istemiyorum. Fakat, ne demek istediğimi anlatabilmek için bir misal vermek istiyorum. İsrail, Mekke'yi ve Kabe'yi işgal etse Müslüman ve Arap halkları "Bu, Suudi Arabistan'ın davasıdır mı?" diyecek yoksa Filistin ve tüm İslam-Arap alemi "Suudi Arabistan, bizim de davamızdır mı" diyecek. Elbette ikincisi. O halde, Mescid-i Aksa ile Kabe arasında ne fark var. Bilmeyen varsa bir kez daha söyleyeyim, "Kudüs ve Mescid-i Aksa, işgal altında" dedi.

isra haber