Siyonistler ile İran savaşının yeni cephesi burası mı olacak?

Siyonistler ile İran savaşının yeni cephesi burası mı olacak?

İran-israil çatışmasının ardından gözler Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu hattına çevrildi.

Soykırımcı israil Genelkurmay Başkanı'nın, hükümeti Yemen kaynaklı olası güvenlik tehditlerine karşı uyardığı öne sürüldü. İddialara göre Genelkurmay Başkanı, yakın gelecekte Yemen'den güney israile yönelik bir harekat ihtimaline dikkat çekti. Söz konusu değerlendirmede, Körfez bölgesindeki mevcut yönetimlerin zayıflaması veya çökmesi halinde Yemen'den israile uzanabilecek kara koridorlarının oluşabileceği ve bunun bölgesel güvenlik dengelerini değiştirebileceği ifade edildi.

Ayrıca Yemen'de Husiler olarak bilinen Ensarullah Hareketi öncülüğünde geniş çaplı askeri hazırlıkların sürdüğü ve olası bir bölgesel çatışma senaryosuna yönelik hazırlık yapıldığı ileri sürüldü. İlk aşamanın Suudi Arabistan destekli Kuzey'deki yönetim ile BAE’nin desteklediği ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi (GGK) ile mücadele olduğu değerlendiriliyor.

israil BU YÜZDEN SOMALİLAND'DA

Soykırımcı israilin son dönemde Somaliland ile geliştirdiği ilişkilerinin merkezinde büyük ölçüde Yemen ve Husiler bulunuyor.

2023 sonrası dönemde Ensarullah Hareketi , israile yönelik füze ve İHA saldırılarının yanı sıra Kızıldeniz'deki gemileri hedef alarak Tel Aviv'in güvenlik hesaplarını değiştirdi. israil açısından tehdit artık yalnızca Gazze, Lübnan veya Suriye'den ibaret değil; Yemen de doğrudan yeni bir cepheye dönüştü.

Bu noktada Somaliland'ın coğrafi konumu kritik önem taşıyor. Somaliland, Yemen'in tam karşı kıyısında ve dünyanın en önemli enerji ve ticaret geçişlerinden biri olan Bab el-Mendeb Boğazı'nın Afrika tarafında yer alıyor. Bu bölgeyi kontrol eden veya etkin şekilde izleyebilen bir aktör, Kızıldeniz'deki deniz trafiğini yakından takip etme imkanına sahip oluyor.

Bu ilişki daha da aktifleşiyor.

Bir Somali hükümet yetkilisinin iddiasına göre soykırımcı israil, güvenlik iş birliğinin artırılması kapsamında yılın başlarında ayrılıkçı Somaliland bölgesine küçük bir askeri birlik konuşlandırdı.

Middle East Eye'ın haberine göre, ismi açıklanmayan üst düzey Somalili yetkili, uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmayan ayrılıkçı Somaliland'da yaklaşık 50 israil askerinin bulunduğunu söyledi.

Haberde, söz konusu konuşlandırmanın israilin Somaliland'ın "bağımsızlığını" tanımasının ardından imzalanan güvenlik anlaşmaları sonrasında gerçekleştiği ve bu adımın Arap dünyasında geniş çaplı eleştirilere neden olduğu belirtildi.

Rapora göre askerlerin bölgeye gönderilmesi, israilin bölgede yaptığı askeri değerlendirmelerin ve İran ile artan gerilimin ardından gerçekleşti. Somalili yetkili, dikkat çekmemek amacıyla görev için Afrika kökenli israil vatandaşları ile Etiyopya kökenli askerlerin tercih edildiğini öne sürdü.

İddialar, soykırımcı israil Savunma Bakanı Israel Katz'ın kısa süre önce yaptığı açıklamaların ardından gündeme geldi. Katz, israil ile Somaliland arasında yıllardır gizli iş birliği bulunduğunu ve iki tarafın çeşitli ortak faaliyetler yürüttüğünü söylemişti.

ENSARULLAH SUDAN SAVAŞINDA DENGELERİ ORDU LEHİNE DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR

İstihbarat kaynaklarından elde edilen yeni bilgilere göre Yemen'deki Ensarullah Hareketi, , İran menşeli düşük maliyetli askeri teknolojileri Sudan'da israil ve BAE destekli RFS'ye karşı savaşan İslami Hareket (Müslüman Kardeşler) destekli orduya aktardı. Aktarılan sistemler arasında insansız hava araçları (İHA) ve füzelerin bulunduğu iddia edildi.

Yemen, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz arasında faaliyet gösteren kaçakçılık ağları, Yemen'deki Ensarullah ile Sudanlı ordu yanlısı taraflar arasında bir dizi görüşmenin gerçekleştirilmesini sağladı.

Haberde, bu görüşmelerin sonuncusunun geçen hafta yapıldığı ve Kızıldeniz üzerinden silah kaçakçılığı için yeni güzergahlar ile yöntemlerin ele alındığı belirtildi.

Ensarullah Yemen ve Afrika Boynuzu'nda geniş bağlantıları bulunan yerel kaçakçılık ağlarından yararlanıyor. Bu ağların, Eritre kıyılarına yakın bazı adaları silahlar ve mühimmat üretiminde kullanılan parçalar için geçici depolama alanı olarak kullanıyor.

Ayrıca söz konusu bölgelerde bazı insansız hava araçları ve füze parçalarının birleştirildikten sonra nihai hedeflerine gönderildiği iddia edildi.

Sudan'daki savaşın artık yalnızca geleneksel cephelerle sınırlı olmadığı, düşük maliyetli askeri teknolojilerin bölgesel kaçakçılık ağları aracılığıyla çatışma bölgelerine taşınmasının savaşın seyrini etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Sudan'ın doğu kıyıları ile Yemen'in batı kıyıları aynı deniz havzasına bakıyor.

Yemen'in Hudeyde ve çevresi aynı lojistik hattın parçaları olarak görülüyor. Bu nedenle Sudan'da savaşın seyri değişirse Kızıldeniz'deki silah, mühimmat ve ticaret rotaları da etkilenebilir.

SADECE SUDAN DEĞİL FAS'TA DA KARŞIT CEPHELER VAR

Batı Sahra merkezli Polisario Cephesi uzun yıllardır Fas ile mücadele ederken, İran ve Hizbullah arasında derin ilişkileri yakın zamanda yeniden gündeme geldi. Özellikle israil-Fas yakınlaşmasının ardından bu konu Kuzey Afrika'nın değil, Ortadoğu jeopolitiğinin de bir parçası haline gelmiş durumda.

Fas yönetimi 2018 yılında İran ile diplomatik ilişkilerini keserek Tahran ve Hizbullah'ı Polisario Cephesi'ne askeri destek vermekle suçladı. Rabat yönetimine göre Hizbullah mensupları, Cezayir üzerinden Polisario savaşçılarına eğitim verdi, lojistik destek sağladı ve silah sevkiyatlarında rol oynadı. Dönemin Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, İran'ın Cezayir Büyükelçiliği aracılığıyla Hizbullah ile Polisario arasında temaslar kurduğunu söyledi.

Fas ayrıca Hizbullah'ın Polisario mensuplarına şehir savaşı eğitimi verdiğini, silah transferlerini organize ettiğini ve örgütün askeri kapasitesinin geliştirilmesinde rol oynadığını savundu. Rabat yönetimi bu gerekçeyle Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve İran büyükelçisini sınır dışı etti.

Buna rağmen konu yıllar içinde kapanmadı. 2024 ve 2025 yıllarında yayımlanan bazı raporlarda İran'ın Polisario ile ilişkilerini sürdürdüğü, harekete mühimmat ve askeri teknoloji sağladığı, Hizbullah'ın da eğitim faaliyetlerinde rol aldığı yönündeki iddialar yeniden gündeme taşındı. Özellikle İran yapımı sistemlerin Polisario unsurlarında görüldüğü ileri sürüldü.

Bu gelişmeler israil açısından ayrı bir önem taşıyor. 2020 yılında Fas ile israil arasında normalleşme anlaşmaları imzalanırken, güvenlik ve istihbarat iş birliği hızla gelişti. Fas, israilin Afrika'daki en önemli ortaklarından biri haline gelirken, Tel Aviv de Rabat'ın Batı Sahra üzerindeki tezlerine destek veren ülkeler arasında yer aldı.

israilin Somaliland'da artan faaliyetleri ve Fas ile geliştirdiği stratejik ortaklık birlikte değerlendirildiğinde, Tel Aviv ile İran'ın Afrika'da oluşan nüfuz rekabetinin sonucunun çatışmaya doğru evrildiği görülüyor.

Doğruhaber