İşte Denktaş'ın nesli
KKTC Din İşleri Başkanlığının genelgesine rağmen, sol sivil toplum örgütlerinin şikâyetleri üzerine camilerde din eğitimi veren din görevlilerinin...
KKTC Din İşleri Başkanlığı'nın genelgesine rağmen, sol sivil toplum örgütlerinin şikâyetleri üzerine camilerde din eğitimi veren din görevlilerinin gözaltına alınmasının yankıları sürerken, aynı sol çevrelerin şimdi de Lefkoşa Belediyesi'nin cami yapma kararına karşı çıkması, adadaki kültürel yozlaşmışlığın ne boyutlara geldiğini gözler önüne serdi. Ve bütün bunlar, Rauf Denktaş döneminde de dini duygulara karşı yapılan baskıları akla getirdi.
Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğulları'nın, kentte yıllardır yeni cami inşaa edilmediğini kaydederek, "Bir ihtiyaç söz konusu. Biz milletin ihtiyaçlarını karşılamak durumundayız. Bir cami yapmak istiyoruz. Yapacağımız cami için belediye meclis üyelerinin önerilerini dikkate alacağız. Millet ile iç içe olan belediye meclis üyelerimizin alacağı karara göre hareket edeceğiz" şeklindeki sözlerinin ardından cami düşmanları kampanya başlattı. Daha önce de okullarda açılan yaz kurslarında "din eğitimi" verilmesi teklifini Türkiye'deki kartelin desteğiyle provoke sol parti ve dernekler, şimdi de camiye ihtiyaç olmadığını ileri sürerek basına kararı kınayan açıklamalar yapıyorlar.
"LAİKLİK VE ATATÜRKÇÜLÜK TEHLİKEDE"
Avrupa'daki ırkçıların cami düşmanlığını aratmayan KKTC'deki cami karşıtlarının KKTC basınına yansıyan sözleri, Türkiye'deki laikçilerin, çığırtkanlıklarının tekrarı niteliğinde olması dikkat çekiyor. Lefkoşa'da bir camiye ihtiyaç olmadığını iddia eden TDP-MYK Üyesi Mehmet Harmancı, "Bu cami olayı hiç gereksiz yere gündeme getirilmiştir. İslâm'ın toplum hayatına girmesine yönelik bir baskı unsurudur. Din işlerine yönelik çok miktarda kaynak aktarılıyor. Son günlerde din konusunda konferanslar ve etkinlikler de arttı. Kıbrıs Türkü'nün Atatürkçü, laik kimliği tehdit unsuru haline gelmiştir" dedi.
"CAMİ İNŞAASI ASİMİLASYON"
Yaz kurslarında din eğitimine karşı çıkan KTÖS Genel Sekreteri Şenel Elçil de, din düşmanlığını bu kez de cami inşaasına karşı çıkarak gösterdi. Elçil, "Lefkoşa'da sosyal tesislere, spor salonlarına, yüzme havuzlarına ihtiyaç var ama camiye yok. Bu girişimler siyasidir ve AKP'nin etkisiyledir. Bu, Kıbrıs Türkü'nün laiklik yapısına dönük asimilasyon çalışmasıdır" diye hezeyanlar savurdu. CTP Milletvekili Okan Dağlı da belediyenin cami inşaasına karşı çıkarak, "Bu projenin amacı farklıdır. Bir oyun söz konusu. Yeni bir ibadethaneye ihtiyaç yok" dedi. BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan ise "Bu tür projelerin kimseye faydası yoktur. Bizim için rahatsız edici bir durumdur. Öncelik cami değildir" derken Kıbrıs Barış Platformu Sözcüsü Tezel Baykent, "Platform olarak cami yapılmasına karşıyız" dedi.
AYNI MİLLETTEN DEĞİL MİYİZ
ASİMİLEDEN SÖZ EDİLİYOR
Adadaki cami düşmanlığı ile bir açıklama yapan Kıbrıs İnsan Hak ve Özgürlükleri Derneği (KİHODER) ise cami karşıtlarını sert bir dille kınadı. Cami karşıtlarının bahane olarak sosyal aktive merkezlerinin yeterli olmadığı iddiasının haksız olduğu dile getirilen açıklamada, "Bu yetmezmiş gibi kimileri asimile edilmekten söz ediyor, pes doğrusu. Bu kadar da olmaz. Aynı ırkın evlatları, aynı inancın mensupları, dili, dini ve coğrafyası bir; fakat asimile olmaktan bahseden zihniyet olsa olsa art niyetin bir temsilcisi olabilir. Kendi milletinin kendi milletini asimile ettiğini de yeni duyduk. Bilinçli bir şekilde gerilim üretmek şer güçlerin işine yaramaktadır. İnsanların ihtiyaçlarına cevap vererek ibadethane için harekete geçen belediyemize her türlü desteği vermeye hazırız. Oynanan oyunun farkındayız ve asla inanç değerlerimizden ödün vermeyeceğiz" denildi.
