İngiltere’de Palestine Action Yasağına Onay
İngiltere’de Temyiz Mahkemesi, Palestine Action grubunun yasaklı örgüt ilan edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığının kararını hukuka uygun buldu.
Kararı açıklayan Başyargıç Sue Carr, mahkeme heyetinin, grubun faaliyetlerinin yalnızca mülklere zarar vermekle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda kamu güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığı kanaatine vardığını belirtti.
Kararın ardından mahkeme binası önünde toplanan çok sayıda Filistin destekçisi, hükme tepki gösterdi. Göstericiler, kararın Filistin’e destek eylemlerini hedef aldığını ve ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını savundu.
“Filistin’deki Zulmü Duyurdukları İçin Hedef Alındılar”
Palestine Action, İngiltere’de siyonist rejimle iş birliği yaptığı belirtilen şirketlere yönelik eylemleriyle gündeme gelmişti. Grup, bu eylemlerde söz konusu şirketlerin üretim ve faaliyetlerini durdurmayı amaçlamıştı.
Grubun en çok ses getiren eylemlerinden biri, Haziran 2025’te İngiltere’nin Brize Norton Hava Üssü’nde düzenlenmişti. Aktivistler, üsse tel örgüleri keserek girmiş, askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve alana Filistin bayrağı bırakmıştı.
Bu eylemin ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Palestine Action’ın yasaklı örgüt ilan edilmesi için süreci başlatmıştı. Temmuz 2025’te yürürlüğe giren yasak sonrası, kararın kaldırılması için hukuki girişimler devam etmişti.
Palestine Action’a destek veren “Defend Our Juries” adlı grup ise yasağa karşı geniş çaplı protestolar düzenlemişti. Eylemlerde çok sayıda kişi gözaltına alınırken, binlerce gösterici “Soykırıma karşıyım, Palestine Action’ı destekliyorum” yazılı pankartlar taşıyarak karara meydan okumuştu.
İngiliz yasalarına göre yasaklı bir örgüte destek vermek 14 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor. Buna rağmen eylemlere katılanlar arasında çok sayıda yaşlı İngiliz’in de bulunması dikkat çekmişti.
Mahkemenin son kararıyla birlikte Palestine Action yasağı resmen hukuki zemin kazanırken, Filistin destekçileri kararın siyasi olduğunu ve Filistin’le dayanışmayı kriminalize etmeyi amaçladığını belirtiyor.
