DEVRİM MUHAFIZLARININ SADR’I ZİYARET ETME VAKTİ GELMİŞ!
Sadr Hareketi lideri Mükteda es-Sadr, ABD’nin Haşdi Şabi karargâhlarına yönelik saldırısının ardından İran Devrim Muhafızları ile Irak’taki direniş güçlerini eleştirdi.
Sadr Hareketi lideri Mükteda es-Sadr, Irak’ın bölgesel çatışmaların içine çekilmemesini istedi. İran Devrim Muhafızları ve Irak’taki silahlı gruplara seslenen Sadr, ülke topraklarının komşu devletlere yönelik operasyonlarda kullanılmaması çağrısında bulundu.
Irak hükümetinden devlet egemenliğini tesis etmesini ve güvenliği kontrol altına almasını isteyen Sadr, Irak’ın “kutsal topraklar ülkesi” olduğunu vurguladı.
Sadr, İran Devrim Muhafızları’na yönelik çağrısında, Irak toprakları İran’a saldırmak amacıyla kullanılmadığı müddetçe ülkenin hedef alınmamasını istedi. “Asi milisler” olarak nitelendirdiği silahlı gruplara da seslenen Sadr, şu ifadeleri kullandı:
“Asi milisler, Körfez Arap devletlerine Irak’ı vurmak için bahane sunmasınlar.”
“Siyonist-Amerikan düşmanının tuzağına düşmeyin”
Bütün tarafların “kardeşlik ve barış ruhuyla” hareket etmesi gerektiğini söyleyen Sadr, Iraklı güçleri savaş ve çatışmaya sürüklemek isteyen “Siyonist-Amerikan düşmanının tuzaklarına” karşı uyardı.
Irak topraklarının farklı ülkeler ve gruplar tarafından hedef alınmasını kınayan Sadr, buna karşılık Irak’ı “anlamsız bir savaşa sürüklediğini” ileri sürdüğü bazı silahlı grupların faaliyetlerini de eleştirdi.
DEVRİM MUHAFIZLARININ SADR’I ZİYARET ETME VAKTİ GELMİŞ!
Sadr ayrıca Irak hükümetine güvenliği sağlama, ülkenin egemenliğini koruma ve kutsal mekânların güvenliğini teminat altına alma çağrısında bulundu. Irak’ın kaynaklarını tüketen savaşlardan sonra barışa ihtiyaç duyduğunu savundu.
Mükteda es-Sadr’ın direniş güçlerini hedef alan bu çıkışı, geçmiş dönemlerde sergilediği değişken tutumu yeniden gündeme taşıdı. Sadr, bölgesel gerilimin yükseldiği dönemlerde zaman zaman İran ve direniş güçlerine yönelik sert açıklamalarda bulunuyor. Ancak İran Devrim Muhafızları temsilcileriyle gerçekleştirilen temasların ardından söylemlerinin yumuşaması veya uzun süre sessiz kalması dikkatlerden kaçmıyor.
