İki Şehid Mebhuh ve Maruf
Şehit Mahmud El-Mebhuh ile Gazze Şeridinde Filistin Polisi komutanı İbrahim Marufun öldürülüşleri arasında büyük bir benzerlik olduğu
Mustafa Es-Savvaf
Şehit Mahmud El-Mebhuh ile Gazze Şeridi'nde Filistin Polisi komutanı İbrahim Maruf'un öldürülüşleri arasında büyük bir benzerlik olduğu görülüyor. Çünkü iki cinayet de Arap sahalarında işlendi ve ikisinde de hedef direniş üyelerinden veya ona bağlı olan kişilerdendi. Bu da, Birleşik Arap Emirlikleri'nde olsun veya Mısır'da olsun yapılan hazırlıklarla hedef alınanın direnişin kendisi olduğunun delilidir.
Şehit Mebhuh, Filistin direnişinin mensuplarından biri olduğu için öldürüldü. İsrail İstihbaratı'nın onlarca yıldır hedefindeydi. Mısır zindanlarındaki Maruf da Filistin direnişine mensup. Şehit ve tutuklu iki Filistinli de Arap ülkelerinde öldürüldü ve tutuklandı. Birincisi Mossad tarafından suikastle öldürüldü. İkincisi Mısır İstihbaratı tarafından tutuklandı. İkisi de İslami Direniş Hareketi Hamas üyesi.
Mossad'ın gerekçesi şuydu: Şehit Mebhuh, Filistin direnişiyle ilişkisi ve birçok askeri eylemin arkasında olması nedeniyle Mossad'ın kara listesindeydi. Direnişle sürekli irtibat halindeydi ve ona silah ve mühimmat temin ediyordu. Maruf'un ise Mısır İstihbaratı'nın kara listesinde olduğu söylendi.
Şehit Mebhun'un konumunu biliyoruz. İsrail işgaline karşı yaptıklarını; Siyonist askerleri esir aldığını, askeri operasyonların planlamasını ve uygulanmasını gerçekleştirdiğini, direnişe lojistik destek sağladığını biliyoruz. O, Filistin içinde de, Filistin dışına uzaklaştırıldığında da direnişe destekten vazgeçmedi. Fakat Mısır'ın Maruf için öne sürdüğü iddia doğru değil. Maruf'un tutuklanmasının nedeni, Filistin polisinin subaylarından biri olması ve Hamas Hareketi üyesi olması. Bunun delili, Maruf'un Mısır topraklarına meşru yollardan ve Rafah Kapısı'ndan girmiş olmasıdır. Çünkü Rafah Kapısı'ndan giren, Mısır güvenliğinin elindeki listelere bakılmadan Mısır'a sokulmaz. Mısır topraklarına girmesi yasak olanlar, Mısır'a sokulmazlar ve Gazze Şeridi'ne geri döndürülürler. Maruf'un Mısır'a girmesi neden engellenmedi? Hasta babasının refakatinde Mısır'a girmesine ve on beş gün Mısır topraklarında kalmasına niçin izin verildi? Özellikle Gazze Şeridi'nden Mısır topraklarına girenler, Mısır güvenlik güçlerinin gözetimi altında olurlar. Mısır'da kaldığı süre boyunca kimse Maruf'un önüne çıkmadı ve tutuklanmadı. Kahire'den ayrıldı ve Rafah Kapısı'nda alıkonuldu. Önce Ariş'te sorgulandı, arkasından Kahire'de.
Subay Maruf, Mısır'a Mısırlıların izniyle ve insani bir görev için; hasta babasına refakat etmek için girdi. Maruf, Mısır'ın güvenliğini zedeleyecek hiçbir şey yapmadığından ve Mısır'a karşı herhangi bir kötü niyetinin olmadığından emindi. Böyle birşey olsaydı Mısır topraklarına girmezdi. Çünkü girer girmez tutuklanacağını bilirdi. Oysa böyle olmadı. Mısır güvenliğinin Mısır'a girişi yasak olanlar lisetesinde adı çıkmadı. Hiç kimsenin engellemesiyle karşılaşmadan Mısır topraklarına girdi. Fakat dönüş yolunda Gazze Şeridi'ne girmek isteyenlerin isimleri Rafah Kapısı'nın Mısır tarafında bulunan ve Filistin Büyükelçiliği'nde görevli Fetih Hareketi üyelerine sunulunca, Mısır tarafına Maruf'un Filistin Polisi'nde subay olduğu ve Han Yunus Polisi'nde Devriyeler Müdürü olarak görev yaptığı bildirildi. Maruf işte o zaman tutuklandı ve tutuklanmasının gerçek sebebi budur.
Subay Maruf'a yapılan bu uygulama, dışarıda Filistin büyükelçilikleri denilen kurumların gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Bulunduğu ülkelerde ve özellikle de Mısır'da güvenlik birimlerinin elinde nasıl oyuncağa dönüştüğünü göstermiştir. Anlaşılmıştır ki; Maruf'un tutuklanmasının nedeni, Mısırlıların iddia ettiği gibi Maruf'un Mısır güvenlik güçlerince aranıyor olması ve isminin kara listede bulunması değildir. Burada akla gelen soru şudur: Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlinin hiç mi değeri kalmadı? Direnişçiler ve direniş hareketlerine üye olanlar Arap güvenlik birimleri tarafından aranan kişiler mi oldular? Oysa onların direnişleri hiçbir Arap rejimine karşı değil sadece İsrail işgaline karşı. Kahire'deki Filistin Büyükelçiliği'nde çalışanlar, Mısır güvenlik birimleri için kendi halkları aleyhine casusluk yapan ajanlar mı oldular? Bu ve benzeri birçok soruyu herkesin önüne koyuyor ve cevabını Filistinlilerin ve Arapların ferasetine bırakıyoruz.
fiem
