Hizbullah: Uluslararası toplumun sessizliği suça ortaklıktır
Lübnan Parlamentosu’ndaki Direnişe Vefa Bloku, Siyonist–işgalci rejimin Beyrut’un güney banliyösüne yönelik saldırısını ağır bir şekilde kınayarak bunun tüm Lübnan’ın güvenliğine yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.
Lübnan Parlamentosu’ndaki Direnişe Vefa Bloku, başkanları Muhammed Raad’ın yönetiminde gerçekleştirdiği olağan toplantının ardından yayımladığı bildiride, Siyonist–işgalci rejimin Beyrut’un güney banliyösüne yönelik son saldırısını “vahşi bir cinayet” olarak nitelendirdi. Açıklamada, işgal güçlerinin tekrarlanan saldırılarının tüm Lübnan halkının güvenliğini hedef aldığı vurgulandı.
Bildiriyi okuyan blok üyesi Hasan İzzeddin, Lübnan’ın ve halkının ulusal egemenliğini korumak için gerekli tüm adımları atma hakkına sahip olduğunu belirterek, “Hiçbir halkın hakları, güvenliği ve onuru; uluslararası hukuka alenen meydan okuyan ve kendi topraklarında bile meşruiyeti tartışmalı olan bir rejimin şantajına teslim edilemez” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, uluslararası toplumun Siyonist işgalin kurucu üyelerinden biri olan Lübnan’a yönelik saldırıları kınamamasının hukuki ve siyasi sorumluluk doğurduğuna dikkat çekildi. Blok, sözde uluslararası kuruluşların sessizliğinin, onları “suça ortak” ve “davanın sahte tanıkları” haline getirdiğini vurguladı.
Direnişe Vefa Bloku, bir yıllık ateşkesin ardından işgalci İsrail’in hiçbir taahhüdüne uymadığını, saldırılarını ise ABD’nin açık desteği ve siyasi koruması altında sürdürdüğünü bildirdi. Açıklamada, Washington’un garantilerinden geri adım attığı ve Lübnan'a yönelik saldırılarda Siyonist rejime zemin hazırladığı ifade edildi. Buna karşın Lübnan direnişinin ulusal sorumluluk gereği tüm taahhütlerine bağlı kaldığı ancak işgal güçlerinin provokasyonları ve Gazze’deki ateşkes ihlallerine sığındığı belirtildi.
Bildirinin sonunda, şehit düşen direniş ve ordu mensuplarının kanının, Siyonist düşmanın yayılmacı hedeflerini boşa çıkaracağı ve rejimi yeni bir hezimete sürükleyeceği vurgulandı.
on4haber
