Halkı Aşağılama Yazılarından Örnekler
Halka seçim tercihinden dolayı neredeyse sinkaflı küfürler edecekler. Kendi dümen sularına girmeyip koyunlaşmayan halka bakın nasıl da hakaret etmişler.
Onur Öymen: Seçim sonuçları mantık dışı Eğer siz sıkıntı, açlık çekmenize rağmen, hayatınızdan hiç memnun olmamanıza rağmen, sabahtan akşama kadar her gün hükümeti eleştirmenize rağmen gidip de hükümet partisine oy veriyorsanız, bu işte mantıkla açıklanamayacak bir şey var demektir. Nedir o? İktidarın maalesef çok uzun zamandan beri halkın dini duygularını siyasi amaçla kullanıyor olmasıdır, istismar etmeye çalışmasıdır. Yani halk bütün yaşadığı olumsuzluklara rağmen bu din unsurunu belki de dikkate alarak bu partiye oy vermeye devam ediyor demektir. İkincisi de demokratik ülkelerde örneği görülmemiş bir şekilde çok miktarda seçim öncesinde halka yiyecek, içecek, kömür dağıtılması... Öyle yerler, öyle durumlar var ki bunu mantıkla izah etmek kabil değil. Kısa bir süre önce on binlerce insanın, hükümetin izlediği yanlış fındık politikası dolayısıyla sokaklara döküldüğü, hükümete karşı çok kuvvetli tepkiler gösterdiği Giresun gibi yerde AKP'nin fazla oy almasını mantık izah edemez. Tek geçim kaynağı var, fındık. O geçim kaynağıyla ilgili olarak halk büyük sıkıntı, ıstırap çekmiş, on binlercesi sokaklara dökülmüş, hükümete olağanüstü tepki göstermiş, orada iktidar partisi seçim kazanıyor açık farkla. Bunu mantıkla izah edemezsiniz. Buna benzer tarımın yoğun olduğu bölgelerde, Osmaniye gibi mesela, hükümetin bu kadar fazla oy almasını akılla açıklamak mümkün değil. Siyasette mantık dışı unsurlar örneklerini verdiğim gibi bu kadar fazla rol oynuyorsa bu son derece düşündürücüdür. (CHP Genel Başkan Yardımcısı, 23 Temmuz)
Cihan Paçacı: Artık söylenecek bir şey yok Köylü, esnaf, herkes hayatından çok memnunmuş. Demek ki bu ülkede fındık fiyatı iyiymiş, terör hiç problem değilmiş, milli kaynaklarımızın yabancılara satışında bir sıkıntı yokmuş, Cumhuriyet'in değerlerinin tahribatına yönelik herhangi bir kaygısı yokmuş vatandaşın. Vatandaş son derece mutlu demek ki. Şimdi Müslüman bir cumhurbaşkanı da seçersek ülkemiz daha mutlu hale gelecek. Bu vatandaş devletin kurumlarıyla çatışan, daha şimdiden bu halkın muhtırası diyen bir anlayışı tek başına iktidar yapmıştır. Artık söylenecek bir şey yok. (MHP Genel Sekreteri, 23 Temmuz)
Özgür Çakmak: Böyle kişiliksiz halk görmedim Bu halka her şey layık. Bu halk ihanete göz yummuştur, bu halkla yola çıkılmaz. Ortaya çıkan bu tablodan utanç duyuyorum. Halkımız maalesef küçük paralara satıldı. Şehidine ihanet eden bir halkla karşı karşıyayız. Bu tablonun tek sorumlusu halk. Halkımız bu kadar çıkarcı olmamalıydı. Ben bütün dünyayı neredeyse dolaştım ama bu halk kadar kişiliksiz bir halk görmedim. (İzmir MHP milletvekili adayı-seçilemedi, 23 Temmuz)
Murat Şefkatli: Herkes hayatından memnunmuş Milletin kararını anlamakta güçlük çekiyorum. Beklediğimizin altında oy aldık. Esnaf halinden memnun, köylü memnun, toplum bu kadar memnunmuş hayatından. 71 milletvekiliyle Meclis'te olsak ne olur, olmasak ne olur. Bu milletvekillerinin içinde bulunmam çok şey ifade etmeyecek. (MHP Genel Başkan Yardımcısı, milletvekili seçilemedi, 23 Temmuz)
Erdal Atabek: Seçmenin kaçı aklını kullanabiliyor? Seçmenin kaçta kaçının aklı ipoteklidir? Seçmenin kaçta kaçı gerçekte aklını kullanabilmektedir? Seçmenin kaçta kaçı 'özgür iradesi'yle hareket etmektedir?' Seçmenin kaçta kaçının 'bilgi birikimi' vardır? Kaçta kaçı öngörüye sahiptir? Seçmenin kaçta kaçı 'seçici bellek' taşımaktadır. İşin bu yanı ne düşünülmekte ne de bilinmekte. (Cumhuriyet, 23 Temmuz)
Cüneyt Arcayürek: Bir paket yiyeceğe... Halkımızın büyük çoğunluğunun laik, cumhuriyeti savunan, yolsuzluk ve yoksulluğa karşı çıkan partiler yerine; laiklik karşıtı, dış sorunlarda ulusal yararlara sahip çıkmayan, teslimiyetçi siyaset anlayışında olan bir partiyi ve onun iki torba kömür, bir paket yiyecek ve dağıtılan 300 milyon liraya ağzı bozuk liderini bu denli yeğleyeceğini hesap edemedik... (Cumhuriyet, 23 Temmuz)
Hasan Pulur: Bravo aziz milletime! Bravo aziz milletime, aferin yüce milletimize, şükranlarımızla birlikte takdirlerimizle... Tabii hepsine değil, bir bölümüne... Demek onların laiklikten yana korkuları yokmuş, zaten destekledikleri AKP lideri Erdoğan, bir tarihte "Laiklik elden gidecekmiş diyorlar, eeee millet isterse gider!" dememiş miydi? İşte o gün, bugündür... Güle güle laiklik! ... Siz "Şeyini şey ettiğimin şeyi!" diyen Meclis Başkanı'na bugüne kadar katlanmadınız mı? Bundan sonra da katlanıverin ne olacak? Daha nelere katlanacaksınız, hele bekleyin! ... Hele hele "Al ananı git!" lafı kimsenin kılına bile dokunmaz. Eğer bir ülkenin yarısı böyle düşünüyorsa 'Cumhuriyetin elden' gittiği ya da gideceği endişesini asla paylaşmıyorsa, geriye kalanlara seyretmek düşer. (Milliyet, 23 Temmuz)
Bekir Coşkun: Göbeğini kaşıyan adam mutlu Demek ki karşıdan gelen her iki kişiden birisi AKP'li. Oysa ben bugüne kadar 'AKP'ye oy verdim' ya da 'Vereceğim' diyen bir tek kişiye olsun rastlamış değildim. Herkesin AKP'ye karşı olduğu bölgelerden AKP çıktı. 'İflas ettik' diyen esnaf, AKP'ye oy verdi anlaşılan. 'Bittik' diyen köylü de... Neden insanlar AKP'ye oy vereceklerini-verdiklerini gizlerler?.. Bunda utanılacak ne var?.. Kişi bir kabahat işlediği zaman bilinsin istemez... Bu seçimlerle millet, laik cumhuriyetin bir 'ılımlı İslam'a' dönüştürülmesini onaylamıştır. AKP'nin kafasındaki Türkiye'yi gerçekleştirmesine destek anlamındadır. Türkiye'nin değişen yüzünün daha da değişmesine onaydır." (Hürriyet 24 Temmuz)
Emin Çölaşan: Haksızlıklar sorun değilmiş Demek ki Türk milletinin yaklaşık yarısı, sokakta ve her yerde karşılaşıp konuştuğumuz veya tanımadığımız her iki kişiden biri AKP'den memnunmuş. Neden böyle olduğu haftalarca tartışılması gereken karmaşık bir olaydır. Bu demektir ki, işsizlik, yoksulluk, terör, dış politika yenilgileri, haksızlık, adaletsizlik, gelir dağılımı, bizim insanımızın yarısı için sorun değildir. Esnaf, çiftçi, memur, işçi, emekli, ev kadını, öğrenci... İnsanlarımızın yarısı durumundan ve ülkenin gidişinden memnun. Her şey iyi gidiyor! Milletimizin yarısı oylarını 'istikrar' için kullanmıştır ve dört yıl daha her şey daha da iyiye gidecektir. Örneğin borsa yükseldikçe yükselecek, bu yükseliş milletimize yarayacaktır!" (Hürriyet, 24 Temmuz)
Orhan Karataş: Bir ülkede milletin yarısına yakınının ülke gerçeklerine bu kadar ilgisiz, bu kadar duyarsız kalması çok tehlikeli bir durumdur. Kömür ve makarnanın bu seçimin sembolü olacağını biliyordum; ama bu kadarını asla tahmin etmiyordum. Türk milletinin bu kadar ucuz ve sıradan şeylere tenezzül etmesi, aslında çok vahim bir durumdur. MHP var oldukça bu vatan ilelebet yaşayacaktır. Ülkeye sahip çıkmak, ihanetin karşısında durmak ayrı bir iştir. Ancak, kimse MHP'den yetkilerinin dışında bir şey beklemesin. (Ortadoğu Gazetesi)
Melih Aşık: Efendim, halkımız bu seçimde, "Laiklik tehlikede, ülke yavaş yavaş bölünme noktasına getiriliyor, en stratejik varlıklarımız yabancılara peşkeş çekiliyor" diyenlere "Sen bunları boşver de bizim nohuttan ve kömürden haber ver" mesajını vermiştir. "Adamlar resmen çalıyor" diyenlere "Çalsın ama iş de yapsın" mesajını yollamıştır. "Senden çaldıklarının bir bölümünü sana sadaka olarak dağıtıp oyunu alıyorlar" diyenlere, "Ama ben de onlardan kömür alıyorum" mesajını vermiştir. "Adam, ben senin çocuğuna iş bulmak zorunda değilim, seninki de işsiz kalsın... Ananı al da git... Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, vs. deyip seni her fırsatta aşağılıyor" diyenlere, "İstediğini desin, ben onun yürüyüşüne hastayım" mesajını vermiştir. (Milliyet Gazetesi)
Oktay Akbal: Bizler neyi savunduk, neyin korunmasını istedik? Tam bağımsız Türkiye'nin sonsuza dek yaşatılması; çağdaş uygarlığın benimsenmesi; halkımızın yoksulluktan, açlıktan, ezilmişlikten kurtarılması; oy kazanmak için kapı kapı, kömür, ekmek, peynir, pirinç dağıtmalarının yanlışlığını... Aziz Nesin'in 'Türk halkının yüzde ellisi aptaldır' sözü boşuna yakıştırma mı, boşuna uydurma mı? Seçmenin yüzde kırk altısı AKP'ye oy verdi diye böyle bir suçlama akla gelebilir mi? Belki de bu halk hepimizden daha çok işini biliyor.
(RADİKAL-ZAMAN)
