Gündem Malezya Olmamalı
ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, dünyada dolaşan büyük sermayenin hiç kimsenin başörtüsüne, laikliğine bakmadığını belirterek, ‘‘Malezyalaşmak’’ gibi polemik içerikli kavramlardan uzak durulması gerektiğini söyledi.
GÜNDEM MALEZYA YA DA MAHALLE BASKISI OLMAMALI
Ülkemizin ilginç bir sorunu var. Bir türlü asıl gündemlere odaklanamıyoruz. Ne yapıp edip yapay sayılabilecek gündemleri ön plana çıkarıp, onlar üzerinden kıyasıya mücadele atmosferi oluşturuyoruz. Aslında sosyal tartışmaları daha serinkanlı yapabilmeliyiz.
Bugünlerin en önemli konusu ortaya atılan polemik içerikli sosyolojik kavramlar: Mahalle baskısı, Malezyalaşmak vs… hiç şüphesiz yeni bir anayasa hazırlanırken farklı kesimlerin tekliflerinin ortaya çıkması ve olabildiğince herkesi tatmin edecek bir metnin oluşturulması önemlidir. Ancak işin şirazesi kaçırılmaktadır.
Zira dünyada dolaşan büyük sermaye, hiç kimsenin ne başörtüsüne bakıyor, ne laikliğine bakıyor, ne Malezya’sına bakıyor ne de başka bir tarafına… Eğer bir yerde kendisi için güvenli bir sistem mevcut ise, oraya giriyor ve olabildiğince hakimiyetini kuruyor.
Aslında ülkemiz öyle bir sürece girmiş bulunuyor ki, bu süreç içerisinde eğer gerçekten ciddi tedbirler alamaz isek, o zaman elimizde tartışma konularımız bile kalmayacak. Dolayısıyla asıl önemli gündemimiz, ‘dünyadaki sermaye hareketleri’ olmalıdır.
Dünyada sadece serseri para olarak dolaşan 2 trilyon civarında bir sermayeden bahsediliyor. Bu para birçok ülkenin temelden sarsılmasına ve alt üst olmasına yetecek kadar büyük bir paradır. Biz yıllar yılı ülkemizi oldukça kötü bir şeklide yönettik. Kendi milletimizden gelen talepler konusunda gereksiz korkular ürettik. Dolayısıyla ekonomimizi sağlıklı bir şekilde temellendiremedik. Güçlü şirketlerimiz yaygın olarak oluşmadı. Borçsuz, ya da karşılığı sağlıklı olan bir borç düzeni kuramadık. Bu yüzden ülkemizi risklerin kucağına korumasız bir şekilde bıraktık.
Tabii bu gün artık biraz dünyaya açılınca, gelen büyük sermaye bütün birikimleri süpürüp götürüyor. Sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’le de sınırlı kalmıyor bütün Anadolu’yu da etki alanına alıyor.
Alt yapısı hazır olmayan, entegre kabiliyeti zayıf, yenilenmeyi başaramamış yığınla işletme bu büyük rüzgar karşısında eriyip gidiyor.
Yeni hükümet acilen bir kısım çalışmalara girmeli. Anadolu toptan bir işçi havzasına dönüşmeden ülkemizin yerel gerçekleri üzerinde projeler oluşturmalı. ‘KOBİ’leri güçlendirecek, koruyacak, tedbirler almalı. Sadece kapıların yabancı sermayeye açılması asla yeterli bir marifet sayılamaz.
