"Gül Aday Olmazsa İstikrarsızlık Olur"

"Gül Aday Olmazsa İstikrarsızlık Olur"

Vakit Gazetesi öğretim üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili görüşlerini aldı.

“Cumhurbaşkanını yeni Meclis seçsin” diyen Türkiye’deki azgın azınlık, 22 Temmuz seçimlerinde ağır bir yenilgiye uğramasına rağmen hâlâ halka dayatmada bulunuyor. Azgın azınlık, şimdi de Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığının ülkenin istikrarını bozacağını, ülkenin ekonomik krize gireceğini iddia ediyor ve ‘Gül aday olmasın’ diyerek kampanya yürütüyor.

Vakit Gazetesi öğretim üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili görüşlerini aldı.  İşte o görüşler:

“GÜL ADAY OLMAZSA İSTİKRARSIZLIK OLUR”

Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Kamil Uğur Yaralı: Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olmasının ülkenin istikrarını bozacağı iddiası komik. Türkiye’yi yurtdışında temsil eden Dışişleri Bakanı’nın, devletin en önemli yerlerinde görev yapmış insanın cumhurbaşkanı olması gerekir, Abdullah Gül aday olmazsa istikrarsızlık olur. Vesayet rejiminin devamından yana olan elit tabaka Abdullah Gül’ün aday olmasını istemiyor. Halk sandıkta kararını vermiş ve Abdullah Gül’e halk desteği de var.

“MİLLET, İRADESİNİ HİÇE SAYANLARA DERS VERMİŞTİR”
Türkiye Gönüllü Teşekküllüler Vakfı Başkanı Av. Necati Ceylan: Türkiye’yi dışarıda temsil eden bir şahsın cumhurbaşkanı olarak ülkemizi daha iyi temsil edeceği kanaatindeyim. Adaylığıyla istikrarsızlık geleceğine yönelik iddialarının çok subjektif olduğunu düşünüyorum. Adaylığına karşı çıkanlar, Gül’ün icraatlarıyla ilgili olumsuzluklarını söylesinler. Kişinin eşinin başörtülü olması veya kendisi ile ilgili subjektif iddialarda bulunulmasını ideolojik ve siyasal amaçlı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’yi en iyi temsil edebilecek ve cumhurbaşkanı olabilecek kişilerden birisidir.
Millet, 22 Temmuz’da kendi iradesini hiçe sayanlara, ‘Benim istediğim olsun’ demiştir. AK Parti, Abdullah Gül’ü ister istemez seçmek mecburiyetindedir. Millet öyle istiyor.

“MESAJ SANDIKTA VERİLDİ”

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkanı Adnan Tanrıverdi: Bir kısım çevreler seçimlerden önce de bu şekilde Sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olmaması için büyük bir kampanya başlatmışlardı. Bu kampanya, milletle inatlaşma anlamı taşıyor. Mesaj sandıkta verilmiştir. Bunu kabul edemeyen çevreler, cumhurbaşkanlığı adaylığının belirlenmesi safhasında etkilemek amacıyla psikolojik kampanya yürütüyorlar. Ülkenin istikrarı için Abdullah Gül’ün adaylığına karşı çıkanların, bugün bunu kabullenmesi gerekir. Abdullah Gül aday olmazsa milletin oylarına ve Meclis’in itibarına riayet edilmemiş olur.

“CHP’NİN DÜMEN SUYUNA GİRMEYİ AK PARTİ İZAH EDEMEZ”
TİYEMDER Başkanı Selahattin Yazıcı:
Abdullah Gül, en uygun isimdir. Ülkenin istikrarının bozulacağı iddiası, dayatmacıların gayretkeşliği ve kurnazlığıdır. Biz cumhurbaşkanlığı seçiminden önceki ilk oylamada ANAVATAN ve DYP’ye çağrıda bulunmuştuk. CHP’nin dümen suyuna girenleri, (dayatmacılar da dahil) halkın affetmeyeceğini ve bunu halka izah edemeyeceklerini söylemiştik. Bu söz AK Parti için de geçerlidir.
ZARURET VAR
Hasan Aksay, Abdullah Gül'ün en az üç bakımdan Cumhurbaşkanı olması gerektiğini söyledi:
1- Gül, layık olduğu için Cumhurbaşkanı olmalıdır.
2- Gül aday gösterilince yüce Meclis'te başka kimse aday olmamıştır. Demek ki yüce Meclis'te Cumhurbaşkanı seçecek bir çoğunluk hiç itirazsız Gül'de ittifak etmiştir.
3- Gül'ün adaylığı bütün milletimiz tarafından olduğu gibi, dünyanda geniş bir siyaset çevresinde ve iş aleminde de büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Meseleyi uzatmaya gerek yoktur. Ancak mesele sadece bu gerekliliklerle bitmemektedir.
Aksay, şöyle devam etti: "Millet olarak biz istemeye, meclis ve iktidar da Gül'ü cumhurbaşkanı seçmeye mecburdur. Bu bir zarurettir. Gül'ün Cumhurbaşkanı olma gereğinden çok daha öte bir şeydir.
Gül de aday olmaya mecburdur. Aday olmayacaksa, "olmuyorum" demeden önce milletvekilliğinden istifa etmelidir. Çünkü:
Gül aday oldu ve onu Cumhurbaşkanı yapacak bir ekseriyet mecliste vardı.
Referandum anlamında erken seçime gidildi. Referandum neticesi ortada. Hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde, millet 'demokrasi' dedi.
Bir milletin ve meclisinin kararlarının hiçe sayıldığı ülkelere "muz cumhuriyeti" deniyor. Muz cumhuriyetlerinin dünya milletleri yanında, pazar değerleri dışında hiçbir değerleri yoktur. Çünkü millet adına resmen konuşan kimselere, meclislere değer biçme imkânı sıfırlanmıştır.
Kaldı ki Gül'ü aday yapmamak için tek gerekçe söylenemez. Dünya, Türkiye'ye güvenini kaybeder. Asıl kriz o zaman başlar."

Vakit