Gel de YÖK"e Dokun!
CHP Genel Başkanı Baykal, her fırsatta "seçilmiş" olan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını isterken
CHP Genel Başkanı Baykal, her fırsatta "seçilmiş" olan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını isterken, "atanmışlar"ın dokunulmazlığını ağzına bile almıyor... Böyle olunca da, Anadolu Üniversitesi'nin gölet kenarında kaçak inşa ettirdiği içkili sosyal tesis binası yıkılamıyor!.. Kaçak inşaatın sorumluları hakkında dâvâ açılmasını da YÖK engelliyor!
Anadolu Üniversitesi"nin, hem de "mutlak koruma alanında bulunan içme suyu göleti"nin yanıbaşına kaçak yollarla içkili sosyal tesis inşaatı başlattığı ortaya çıktı. Ancak, 5 yıldızlı otelleri aratmayacak nitelikte düşünülen sosyal tesis inşaatı aylardır yıkılamıyor, sorumlular hakkında kamu davası açılamıyor.
Üniversitenin ruhsatsız olarak ve Borabey Göleti etrafında yapılaşmayı yasaklayan "İçme ve Kullanma Suyu Havzaları Koruma Alanları" yasasını da hiçe sayarak inşasına başladığı tespit edilen sosyal tesisin yapımı Tepebaşı Belediyesi tarafından mühürlenerek, durduruldu. 1989'dan beri yürürlükte olan "İçme ve Kullanma Suyu Havzaları Koruma Alanları" başlıklı yasada bu tür yerlere konut, toplu konut, sanayi tesisleri, endüstriyel tesis, hayvancılık tesisi, turistik tesis vb. imar planı yapılamayacağı öngörülüyor.
Nitekim Tepebaşı Belediyesi Encümeni 1 Aralık 2005 tarihli kararı ile de sosyal tesis inşaatının yıkımına karar verdi. Belediye ayrıca 30 Mart 2006 tarihinde Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunarak, üniversite sorumluları hakkında kamu davası açılmasını istedi.
MAHKEMENİN KAÇAK ONAYI 6 AYDIR TEMYİZDE BEKLİYOR
Anadolu Üniversitesi Belediye Encümen kararının iptali talebiyle Eskişehir İdare Mahkemesi"ne dava açtı. Mahkeme, üniversitenin bu talebini reddetti. Böylelikle "inşaatın kaçak olduğu" bir defa daha ortaya kondu. Üniversite bunun üzerine 6 Aralık 2006 tarihinde Danıştay"a temyiz başvurusunda bulundu. Aradan yaklaşık 8 ay geçti ancak dosya Danıştay"da bekliyor. Dolayısıyla belediye "yıkım kararını" uygulayamıyor. Sosyal tesis inşaatı, belediye bekçilerinin gözetiminde öylece duruyor.
AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ
Şehrin içme suyunun temin edildiği Borabey Göleti"ni kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya bırakan kaçak sosyal tesis inşaatına, Rektör"ün kardeşi olan önceki belediye başkanı göz yummuş. Kaçak inşaatın yapımına başlanıldığı 2004"ün başında Anadolu Üniversitesi"nin Rektörü Engin Ataç"tı. O dönemde Borabey Göleti"nin sınırları içinde kaldığı Tepebaşı Belediyesi"nin başkanı ise DSP"den Ahmet Ataç"tı. Ahmet Ataç, dönemin Rektörü Engin Ataç"ın kardeşi oluyor!..
BİR YILDIR YIKILAMIYOR
Tepebaşı Belediyesi"nin "sorumlular hakkında kamu davası açılması" başvurusuyla ilgili olarak Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı 21 Nisan 2006 tarihli kararında, YÖK"ün izni gerektiği için "görevsizlik" kararı verdi. Ve dosyayı, gereği için bu konuda görevli YÖK"e gönderdi. Aradan geçen 1 yıldan fazla süre içerisinde YÖK bu konuda hiçbir adım atmadığı için sorumlular hakkında kamu davası da açılamıyor.
SANIK YÖK ÜYESİ
Cumhurbaşkanı Sezer, kaçak sosyal tesis inşaatı dolayısıyla bugün sanık pozisyonunda olan dönemin Anadolu Üniversitesi Rektörü Engin Ataç"ı, dava sürecinin başlamasından birkaç ay önce yani 16. 07. 2005 tarihinde YÖK üyeliğine atamıştı. Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı"nın "gereği" için gönderdiği dosyanın YÖK"te sümenaltı edilmesinde üye Engin Ataç rolü merak ediliyor.
KAMU DAVASI DA AÇILAMIYOR
Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı AK Partili Dr. M. Tacettin Sarıoğlu, önceki yönetimin göz yummasıyla başlanılan kaçak inşaatı, Danıştay kararı henüz çıkmadığı için yıkamadıklarını, sorumlular hakkında da YÖK izin vermediği için kamu davası açılamadığını söyledi. Başkan Sarıoğlu "Üniversite bu inşaat için belediyeye ruhsat talebinde bulunmamış bile. Bulunsa bile ruhsat verilemez çünkü Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği var ortada. Yönetmeliğe göre, gölet etrafında yapılaşma yasak. Oradan insanların içme suyu temin ediliyor. O göletin yanı başına nasıl tesis kurabilirsiniz. Nitekim göletin etrafında bu inşaattan başka hiç yapı yoktur. Bu usulsüzlük önceki belediye yönetimince görmezden gelinmiş. Önceki Belediye Başkanı olan Ahmet Ataç Bey, kaçak inşaatın başlatıldığı dönemde Rektör olan Engin Ataç Bey"in kardeşi. Bunda bu ilişkinin bir alakası var mı bilemiyorum. Burada görev savcılığa düşüyor. Gerekli girişimlerimizi yaptık. Ancak savcılık görevsizlik kararı verdi, dosyayı YÖK"e gönderdi. Şu ana kadar YÖK"ten izin çıkmadığı için sorumlular hakkında kamu davası açılamıyor. Yıkamıyoruz da. Yıkım kararı aldık. Üniversite dava açtı. İdare Mahkemesi lehimize karar verdi. Ancak üniversite bu kez de Danıştay"a giderek, temyiz etti. Dosya 7-8 aydır Danıştay"da bekliyor. Karar çıkmadığı için yıkım kararını uygulayamıyoruz."
ÜNİVERSİTE VE YÖK SESSİZ
Konu hakkındaki sorularımız karşısında AÜ yetkilileri sessizliğe büründü. Konuyu aktardığımız Rektörlük Özel Kalem Müdürlüğü Şube Müdürü Münire Kıpçaklı, Rektör Fezzi Sürmeli"yle izinde olduğu için görüştüremeyeceğini ifade etti. Kıpçaklı"nın yönlendirdiği Rektör Vekili Hasan Nüvit Gerek de telefonlarımıza çıkmayarak, sorularımızı cevapsız bıraktı. Konuyla ilgili olarak niçin kamu davası açılmadığını sorguladığımız YÖK de aynı şekilde, sorularımıza cevap veremedi.
"ALEM MEKÂNI" OLARAK DÜŞÜNÜLMÜŞ
Üniversiteler kaynak olmadığı gerekçesiyle bilim üretemediklerini iddia ede dursun.. Anadolu Üniversitesi"nin kaçak yollarla inşa ettiği iki binadan oluşan ve bazı bölümleri granit ve mermerden yapılan sosyal tesisleri 5 yıldızlı otelleri aratmayacak nitelikte. Bugüne kadar yaklaşık 10 trilyon lira harcandığı ifade edilen tesislerde jakuzilerden saunalara, masaj odasından cafe bara kadar lüksün her türlüsü mevcut. Anadolu Üniversitesi öğretim üyeleri, planlanan sosyal tesisle ilgili şu dikkat çeken bilgileri verdiler: "Yönetimin amacı, rahatça tatil yapabileceği, yiyip içebileceği bir tesis kurmaktı. Borabey Göleti tertemiz, masmavi. Çevresinde hiçbir yapı yok. Bunun için son derece uygun bir yer gölet. Bu amaçla başlanıldı inşaata. Trilyonlarca lira harcandı. Son derece lüks bir tesis kurulmak isteniyordu. İlk aşamada inşa edilecek bin 500 kişilik içkili restoran ve spor kafe binasının ardından birçok tesisin de inşasına başlanacaktı."
CEVAP BEKLEYEN SORULAR
Üniversite, sosyal tesis inşaatı ruhsatsız olduğu için bütçesinden ödenek ayırmış olması mümkün değil. Nitekim üniversitenin yatırım programlarında inşaat gözükmüyor. Bu noktada kamuoyu şu soruların cevabını arıyor:
- Ruhsatsız ve yönetmeliğe aykırı bir şekilde inşaatına başlanan sosyal tesisin masrafları hangi kaynaktan sağlandı?
- Temyiz sürecinin de Belediye lehine sonuçlanması halinde, ortaya çıkacak olan yıkım masrafları üniversitenin hangi kaleminden karşılanacak?
- YÖK"ün sorumlular hakkında kamu davası açılmasına izin vermemeyi sürdürmesi halinde bu masrafları kim, nasıl karşılayacak?
Vakit
