Filistin Erdoğan'ı Asla Unutmayacak

Filistin Erdoğan'ı Asla Unutmayacak

İsrail'in en büyük ordusu yerleşimciler diyen Kemal Hatip'ten Erdoğan'a minnet mesajı...

Mirasımız Derneği tarafından bu sene ikincisi tertip edilen, Geleneksel II. Mirasımız Tehlikede Konferansı'na katılmak için Türkiye'ye gelen, 1948 toprakları İslami Hareket Başkan yardımcısı Kemal Hatip, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

Kudüs ve Batı Şeria'da yapılan yeni yerleşimler, Mescid-i Aksa'nın son durumu, israil ve yerleşimciler ile girilen çatışmalar, sözde barış görüşmeleri ve seçimler gibi birçok konuda sorular yönelttiğimiz Şeyh Hatip, Filistin'in tüm sancılı meseleleri hakkında konuştu.

MESCİD-İ AKSA'DA 50 YAŞ ALTI KİŞİLER NAMAZ KILAMIYOR

Mescid-i Aksa şu an ne durumdadır. İbadete açık mıdır, israil ve de siyonist yerleşimcilerin ne gibi saldırılarına maruz kalmakta ve Mukkadesat için ne gibi planlar yapılmaktadır?

israil'in en önemli gazetelerinden Haaretz gazetesinin yayınladığı bir habere göre, israil'in çıkardığı yeni bir kanunla, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın bütün özelliklerinin değiştirileceği belirtiliyor. Haberin devamında, girişler ve yolların da değiştirileceğini ve bununla Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya yeni bir şekil kazandırılacağı açıklandı. Böylece Müslüman ve Filistinlilerin Kudüs'teki hatıraları yok edilecek.

israil Başbakanı Netanyahu da yaptığı bütün konuşmalarda, Kudüs'ün israil'in tek başkenti olacağını söylüyor. Bunun için israil'in çıkardığı bütün kanunlar ve çalışmalar Kudüs'ün Yahudileştirilmesi ve onların başkenti olması içindir. Mescid-i Aksa şu an çok büyük sıkıntılar içindedir.

Aynı şekilde Mescid-i Aksa'da ibadet etmek isteyen Müslümanlar da çok sıkıntı çekiyor. Örneğin, 30 Eylül Perşembe günü 12 genç Mescid-i Aksa'nın içinde tekbir getirdiği için tutuklandı. israilli kuruluşlar Mescid-i Aksa'nın içerisinde yapılan bütün faaliyetleri engelliyorlar.

Kudüslülerin Mescid-i Aksa'nın içerisinde namaz kılmaları için de kendi istekleri doğrultusunda izin veriliyor. 50 yaş altı hiç kimsenin namaz kılmasına izin vermiyorlar.

KUDÜS MÜSLÜMANLARDAN ARINDIRILIP YAHUDİLEŞTİRİLİYOR

Kudüs ve Batı Şeria'da Filistinlerin evlerinin yıkılması Müslümanlara ait sahipsiz kalmış arazilerin talanı, yeni yerleşim birimlerinin inşası gibi Yahudileştirme çalışmaları son hız sürüyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?

siyonistlerin bu çalışmaları çok tehlikeli çalışmalardır. Çünkü bu çalışmalarla Kudüs'ü Filistinlilerden arındırıp yerine Yahudi yerleşimcileri getirmek istiyorlar. Geçen hafta israil mahkemesi, Mescid-i Aksa'nın yakınlarında evleri bulunan yaklaşık 20 Filistinli ailenin Kudüs'ten sürülmesine karar vererek onların yerine de Yahudilerin yerleşmesine onay verdi. Diğer yandan on binlerce Filistinli, Kudüs'lü olduğu halde onların oraya yerleşmelerine izin verilmiyor. Onlara Batı Şeria'ya gitmeleri dayatılıyor.

İseviye Mahallesi, Rasulamud Mahallesi, Azeriye Mahallesi ve Ebudiz Mahallesi gibi bazı mahalleler de Kudüs'ün mahalleleri olduğu halde, aralarında inşa edilen duvar yüzünden Kudüs'ün dışında kalıyor. Bu çalışmaların hepsi Kudüs'te Filistinlilerin sayısını azaltan, Yahudileştirme faaliyetleridir.

Yahudilere ise Kudüs'e yerleşmeleri için kolaylıklar sağlanıyor. Örneğin Yahudilere eşya fiyatları ucuzlatılıyor, onlara evler veriliyor ki, Yahudilerin sayısı Filistinlilerden çok olsun ve orayı Yahudileştirsinler.

İSRAİL'İN EN BÜYÜK ORDUSU, YERLEŞİMCİLER"

siyonistler, Batı Yaka'nın Beyt lahm şehrinin güneyinde bulunan Beyt Ficar kasabasında cami basıp, cami halıları ve 12 Mushafı ateşe verdi. Bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yerleşimciler, Beyt Lahm'a yakın bir köyde bir camiyi yakmaya çalıştılar.

Hatta caminin bir kısmını Kur'an-ı Kerimlerle beraber yaktılar. Aynı şekilde Filistinlilerin İbrahim Halil Camisine girip orada ibadet etmelerini engellediler. Yerleşimciler israil polisinin onlara daha fazla sahip çıkması ve koruması için bu karışıklıkları çıkarıyorlar.

Şu an Filistin'de zeytin toplama vaktidir.

siyonistler zeytinleri çalıyorlar, ağaçların dalarını kesip ağaca zarar veriyorlar. Aynı şekilde yüzlerce üzüm ağacını köklerinden kaldırdılar.

Böylece Filistinlilerin sahip oldukları gelir kaynaklarını yok ediyorlar. Yerleşimcilerin yaptıkları bu saldırıların, israil'in bir çeşit savunma taktiği olduğunun farkındayız. Netanyahu'nun yerleşim birimlerinin inşasını durdurmak istememesinin nedeni, yerleşimcilerin israil'i savunan en büyük ordusu olduğu içindir.

BU MÜZAKERELER BÜYÜK BİR TİYATRODUR

Mahmud Abbas ve ona bağlı el Fetih'in, israille işbirliğini meşru göstererek devam ettirmesini nasıl görüyorsunuz?

Bu müzakereler büyük bir tiyatrodur. Senaryo'da birçok kişi rol almış. Rol alanlardan biri Filistin sultası başkanı Mahmud Abbas, diğer roldekinin adı da Netanyahu'dur. Bu senaryonun yönetmeni ise Obama'dır. Bu görüşmeler ve baskılarla yapılan müzakereler sadece Amerikan Başkanının BM'de kendini göstermesi içindir. Kesinlikle, Obama'nın amacı Filistin sorunu çözmek değildir.

Hatırlarsak George Bush, Anapolis Kongresinde, "bu kongreden bir sene sonra Filistin devleti kurulacaktır" dedi.

Anabolis Kongresinden sonra iki sene geçti. Filistin devleti kurulmadı ve şimdi Obama geldi. O da aynı şekilde bir sene sonra Filistin devleti kurulacak dedi. Başkanlığının üzerinden bir senesi geçti. Şu anda da bir sene sonra kurulacak diyor.

Bunların vaat ettiği Filistin devletinin hepsi serap ve hepsi yalandır. Şu an gerçekleştirilen müzakereler ise israil yerleşim birimlerin inşasının süresini uzatmasıyla kazançlı çıkıyor.

israil, müzakerelerin yapılmasının Filistin'in zararına olacağını bildiğinden müzakerelere katıldı.

HAÇLI İŞGALCİLER DEF EDİLDİĞİ GİBİ SİYONİSTLER DE DEFEDİLECEKTİR

Filistin'de bir devlet kurulmasının yolu nedir ve sizin bu yöndeki öngörünüz nedir?

Filistinliler 4 Haziran 1967 sınırlarının topraklarında devlet olmayı kabul ettiler. Devletin oluşması için iki çözüm yolu vardır. Ya barış yoluyla çözülecek, ya da direniş yoluyla çözülecek. Barış yoluyla çözümün yolu Oslo Barış görüşmelerinden bu yana 17 yıl geçtiği halde Filistin Devleti kurulmadı.

Geriye tek bir çözüm yolu kaldı. O yol da direniş yoludur. Filistin halkı, Filistin devletinin kurulması için tek çözüm yolunun direniş olduğunun farkındadır. Ancak tek başına bu yolu seçmek kolay değildir.

Müslümanların, Arapların desteğini alarak tutunabilecek bir yoldur. Aksine israil güçlü bir orduya sahiptir. Filistin ise çok zayıftır. Ancak Filistin halkı akideye, kanaate ve uzun bir süredir mücadele döneminden geçmesi, ona bir tecrübe kazandırmıştır.

Haçlı işgalcilerinin Filistin'den def edildiği gibi, inşallah siyonist işgalciler de Filistin topraklarından def edilecektir.

TÜRKİYELİ DERNEKLER KUDÜS DAVASINA CİDDİYETLE SAHİP ÇIKIYOR

"Geleneksel II. Mirasımız Tehlikede" Konferansı için Türkiye'ye geldiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Türkiye'nin Mescid-i Aksa için üstlendiği rol ve büyük bir katılımla Mescid-i Aksa'ya gelen Türkiyeli kardeşlerimizle şerefleniyoruz. Aynı şekilde Kubbetüs Sahra'nın yanında bulunan Kubetüs Silsileyi restore çalışmalarına başladığı için de Türkiyeli kardeşlerimizle izzetleniyoruz. Türkiyeliler kubbenin restore edilmesi için seramik bağışladılar.

Aynı şekilde lambalar, halılar ve lazım olan birçok şeyi oraya bağışladılar. Kudüs'te de eski camilerin restorelerine başladılar.

Bazı Türkiyeli dernekler, ciddiyetle Kudüs davasına sahip çıkmaya başladılar. Bunlardan bir tanesi Mirasımız Derneğidir ki, bu dernek Kudüs şehrinde bulunan Osmanlı miraslarını ve kutsal yerlerin restore edilmesi, mirasların korunması konusunda bilfiil çalışıyor.

Ancak bu miraslarımız, Yahudileştirme diye isimlendirilen bir kanserle tehlikeli bir şekilde tehdit ediliyor.

Bizler, Mirasımız Derneği'nin bu konuda hazırladığı programda, Türkiyeli halka tehlikenin hacmini, israil hükümetinin kötülüklerini ve camilere, mezarlara yaptıkları saygısızlıkları anlatmak için icabet ettik.

DÜNYA BİR OLSA, BİZ GAZZE'YE SIRTIMIZI ÇEVİRMEYECEĞİZ

Son olarak Türkiyeli Müslümanlara bir mesajınız var mı?

Türkiye eski tarihlerden beri Filistin davasına en şerefli bir biçimde sahip çıkıyor. Yaşanılan tarih bu günlerde kendini tekrar gösterdi.

Gazze'deki kuşatmayı kırmak için Türkiye'den yola çıkan Mavi Marmara gemisinde 9 Türkiyeli Müslüman Şehid oldu. Türkiyeli kardeşlerimize yaptıkları mitingler, konferanslar ve yardımlardan dolayı teşekkür ediyoruz.

Mavi Marmara baskınından sonra Şili'den Türkiye'ye dönen Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın yaptığı konuşmayı Filistin halkı hiçbir zaman unutmayacaktır.

Konuşmasında, 'eğer bütün dünya Gazze'ye sırtını çevirse bile, biz Gazze'ye sırtımızı çevirmeyeceğiz' demişti









doğruhaber