Fethullah Gülen Trafik Kurallarını Furuattan Saymadı
Başörtüsü konusunda kendisine yöneltilen bir soruyu "Başörtüsü furuattandır" diyerek belli kesimlerden eleştiri alan Fetullah Gülen ...
Başörtüsü konusunda kendisine yöneltilen bir soruyu "Başörtüsü furuattandır" diyerek belli kesimlerden eleştiri alan Fetullah Gülen trafik kurallarına uymanın vacip oluğu fetvasını verince ister istemez akla başörtüsü sorusu da geldi. İnsan hayatını mukaddes sayan yüce İslam Dini'nin diğer mukaddeslerinide yerli yerinde değerlendirileceğini umud ediliyor. İşte Fetullah Gülen 'in trafik konusundaki hassas söylemleri ;
Şerit ihlali, kul hakkı ihlalidir
İslam fıkhının özünde bulunan bir başka prensip de şudur: 'Başkasına zarar verici her fiilden kaçınması mümkün iken kaçınmayan ve ihmâlkâr davranıp ihtiyatı elden bırakan kişi o işin sonucundan sorumlu tutulur.' Trafik kazalarına bu açıdan da bakıldığında ne şekilde olursa olsun, kazaya sebebiyet verenlerin sorumlu olduğunu söylemek mümkündür.
Trafik cezalarının, gelişmiş ülkelerdeki cezalara kıyasla düşük olması da kazalara davetiye çıkaran başka bir husus olarak görülmektedir. Bu sebeple ülkemizdeki ceza sistemi yeniden gözden geçirilmeli ve cezalar caydırıcı olacak şekilde düzenlenmelidir. Bir diğer tedbir de ihbar müessesesinin hayata geçirilmesidir. Gelişmiş ülkelerin çoğunda kuralların çiğnendiğini görenler onu yetkililere haber verirler.
Meselenin maddî boyutunun yanında bir de manevî boyutu vardır. Yolculuklarda kul hakkına riayet de oldukça önemlidir. Eğer araba kullanmak durumunda kalsaydım, herhalde kimsenin şeridini ihlal etmez ve yolda yan yana yürüdüğümüz insanları değişik şekillerde taciz etmezdim. Çünkü bu ciddi bir kul hakkı ihlalidir. Şeridini ihlal ettiğiniz, önüne geçip yolunu aldığınız insanın yetişmesi gereken önemli bir toplantısı, ya da acilen hastaneye yetiştirmesi gereken bir hastası olabilir. Bütün bunlar olmasa bile yine de birinin hakkı olan yolda önüne geçmek kul hakkını ihlaldir. Yani şerit ihlali kul hakkı ihlalidir.
Ayrıca, yolculuklara sevap kazanma niyeti ile çıkılsa dahi; gösteriş içinde yolculuğa çıkma, koltuğa kurulma ve hız limitini aşma gibi şeyler Allah'ın sevmediği ve mümine yakışmayan tavırlardır. Cihan fethetmeye gidilse bile, şevk ü târâb içinde değil, 'Allah'ın rızasına muvâfık mı?' diye hüzün içerisinde, riyâ, gurur ve bencillikten uzak olma mülahazalarıyla gidilmelidir. Mümin, temkîn ve dikkat insanıdır. Kulluk yolunun, gâfilâne hallere, çalıma, gurura ve gösterişe tahammülü yoktur. Ne var ki zamanımızdaki trafik kazalarını görünce, hak ve hakikat adına söylenen şeylerin fayda vermediği, şeytanın sözünün daha fazla dinlendiği görülmektedir.
ÖZETLE:
1- Trafik kurallarına uymak bir Müslüman olarak bizim görevlerimizdendir. Hatta trafik kurallarına uymanın vâcip olduğunu söylemek bile mümkündür.
2- Trafikte belirtilen hız limitlerine uymak vâciptir. Aşırı hız sonucunda ölümlü bir kaza meydana gelmişse bu, cinâyet hükmünde değerlendirilebilir.
3- 'Başkasına zarar verici her fiilden kaçınması mümkün iken kaçınmayan ve ihmâlkâr davranıp ihtiyatı elden bırakan kişi o işin sonucundan sorumlu tutulur.'
samanyolu
Tevhidhaber
