Erdoğan Halka Seslendi

Erdoğan Halka Seslendi

İsviçre'nin Davos kentindeki Gazze panelinde yaşanan krizin ardından gece İstanbul'a gelen Başbakan Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu.

İsviçre'nin Davos kentindeki Gazze panelinde yaşanan krizin ardından gece İstanbul'a gelen Başbakan Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu.

Atatürk Havalimanı'nda ellerinde Türk ve Filistin bayrakları bulunan binlerce kişi Başbakan Erdoğan'ı coşkuyla karşıladı. Sevinç gösterilerinde bulunan kalabalık, "Davos Fatihi", "Türkiye seninle gurur duyuyor" ve "Katil İsrail" sloganları attı.

Yoğun istekler üzerine Aksaray ile Atatürk Havalimanı arasında sefer yapan hafif metro seferleri 03.00'a dek uzatıldı.

ERDOĞAN COŞKULU KALABALIĞA SESLENDİ

Davos yolculuğu dönüşünde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi önünde kendisini karşılamak için toplanan partililere, "Gece gündüz demeden, aşkla, heyecanla sizi buraya toplayan, bu asil toplumun asil değerleridir. Bu sizin duruşunuz, sessiz çoğunluğun sesi, kimsesizlerin kimi haline getirmiştir" diye seslenen Recep Tayyip Erdoğan, bu sesin, tüm dünya dostluklarının, insan haklarının, adaletin ve daha iyi bir dünya düzeninin sesi olduğunu söyledi.

Erdoğan, bu sesin güçlünün değil, haklının sesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Sizler bu gece burada bu sessiz, bu vakur duruşunuzla şunu söylüyorsunuz. 'Biz kapalı kapılar ardında başka, medyada başka, miting alanlarında başka konuşan siyasetçiler istemiyoruz. Biz, birtakım dış mihraklara yaranmak için kendi ülkesine, kendi ülkesinin başbakanına aklınca kumpas kuran monşer siyasetçiler de istemiyoruz. Biz, doğru bildiğini her yerde dosdoğru söyleyen siyasetçiler istiyoruz. Siz şu sessiz ve korkunç tavrınızla bize tam da bunu söylüyorsunuz. Ayrım gözetmeksizin el ele, gönül gönüle söylüyorsunuz. Türküyle, Kürdüyle, Müslümanı, Hıristiyanı, Musevisi, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisiyle, 72 milyon tek ses, tek bir can olarak söylüyorsunuz."


"ÖZLEDİĞİMİZ BÜYÜK TÜRKİYE'YE DOĞRU KOŞUYORUZ"


Konuşması zaman zaman vatandaşların sloganlarıyla kesilen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, işte bu sesi, her yerde, her platformda söylemek için varız. Şu ana kadar biz birşey söyledik. Neydi o? Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz, Dik durduk ve dik durmaya da devam edeceğiz. Türk milletine yakışan budur. Türkiye'ye yakışan budur. Ayrım yapmaksızın, 72 milyon omuz omuza vereceğiz. Bizi bölmek, bizi ayırmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz. 'Acaba şöyle olursa filanca ne der, böyle olursa filanca ne der' değil. Acaba Türkiye olmazsa ne olur sorusunu birilerinin kendisine sorması lazım. Onun için daha çok çalışacağız, daha çok gayret edeceğiz ama bölmek isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz. Gayret edeceğiz. Gerçekten bu milletin evlatları olarak o yeniden, özlediğimiz güçlü, büyük Türkiye'ye doğru koşuyoruz. Bunu bir an önce gerçekleştireceğiz. Özlediğimiz bu asil duruşa, gerçekten şahsım adına, bakan ve milletvekili arkadaşlarım adına çok çok teşekkür ediyorum."


'TÜRK MİLLETİNİN ONURUNU KORUMAKLA MÜKELLEFİM'


Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın toplantısı da düzenleyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Moderatör bu toplantıya girerken şunu söyleyebilir. Birinci turda 5-10 dakika sunumlarınız olsun. İkinci turda bunu 5 dakikaya indirelim. Üçüncüsünde soru cevap yapalım. Benim sorum olacak. Benim sorularıma cevap verin şeklinde bir usül belirler. Bu toplantıya girerken de buna benzer bazı ricaları oldu. Tabii toplantıya başladık.

Başladıktan sonra kendi dakikalarımı da yazdım. Kaçta başlıyor, kaçta bitiyor. Bunları kaydıma aldım. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun konuşmalar içinde bu süreyi birinci turda en iyi kullandı. 8 dakika konuştu. Amr Musa 12., 13. dakikaydı ki moderatör toparlayın diye uyardı. Ve o da tabii toparlayıp 15 dakikada bitirdi.

Ondan sonra ben konuşmama başladım. 15 dakikada da ben konuşmamı bitirdim. Peres'e gelince Peres, hiçbir ikaz, uyarı almadan 23 dakika konuşma yaptı. Bunun yanında bu konuşmasında gerçekten bizleri hayrete düşürecek bir üslup içerisinde, bunun da ötesinde bir cumhurbaşkanının adabına yakışmayacak şekilde zaman zaman isim de vererek kendine göre hakarete yönelik ifadeler kullanmak suretiyle bir sunum yaptı. Tabii doğru olmayan suçlayıcı ifadeler ve buyurgan tavrını kabul etmemiz mümkün değil.

Çok açık net söylemem lazım. Ben bazı emekli diplomatların anladığı dilden konuşmam. Ben diplomasiden gelmiş birisi değilim. Ben siyasetten gelmiş birisiyim. Siyasetin içerisinde de çekirdekten yetişmiş birisiyim. O diplomatların, hele hele monşerlerin adetini pek bilmem. Bilmek de istemem. Sadece ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk milletinin onurunu A'dan Z'ye sonuna kadar korumakla mükellef olduğumu bilirim.

Ben bir kabile reisi değilim. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'yım. Yapmam gereken neyse onu yaparım, onu yaptım. Bundan sonra da onu yapmaya devam ederim. Bu benim karakterimdir. Benim kimliğimdir."

Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum" sözüne de atıfta bulunarak, "Biz uysal koyun değiliz. Orada konuşmamda da söyledim. Ben sizin yaşınıza bakarak yüksek sesle konuşmuyorum. Yoksa sizden daha yüksek sesle konuşmasını da bilirim.

Ama burada bazı sataşmaların cevabını bulması lazım. Bunlar söylenmiştir. Tabii inanıyorum ki orada hangi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bulunursa böyle bir tavrı benim milletim onlardan beklerdi ve milletimin de böyle bir tavrı beklemesi en doğal hakkıdır, çünkü bizim milletimize sünepelik yakışmaz. Böyle birşeyi de zaten yapamazdım" dedi.

Erdoğan, moderatörün sataşmalara karşı kendisinden söz istediğinde "toplantıyı kapatıyorum" demek suretiyle kapatmak yönüne gittiğini, ancak ısrar edince biraz devam edebildiğini ama bu kez de sözünü kesme yoluna gittiğini ve sözünü kesince de Davos başkanının kapanış konuşmasını yapmasını beklemeden dosyasını alıp oradan ayrıldığını kaydetti.

Konunun kişisel bir sorun olmadığını ifade eden Erdoğan, "Ülkemin saygınlığı ve itibarı meselesiydi. Bu nedenle tavrım da net ve açık olmalıydı. Kimsenin de ülkemin saygınlığını, özellikle onurunu zedelemesine müsaade edemezdim" diye konuştu.

Erdoğan, yarın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Şişhane-Taksim metro açılış töreninde bu konuda daha ayrıntılı bilgi vereceğini kaydetti.

Konuşmasının ardından Atatürk Havalimanı'ndan ayrılan Erdoğan, Üsküdar'daki evinin önünde bekleyen vatandaşlar tarafından da sevgi gösterisiyle karşılandı. Vatandaşlar, Başbakan'ın aracına karanfiller attılar.

Burada toplanan yaklaşık 300 kişiyle tek tek tokalaşan Erdoğan, burada da vatandaşlara hitaben kısa bir teşekkür konuşması yaptı.