"El Bombasını İşportacıdan Aldık, Silah ta Dedemindi"

"El Bombasını İşportacıdan Aldık, Silah ta Dedemindi"

Ne garip ülkedir ki çöplükten el bombası çıkar ya da işportacılar el bombası satar. "Vatanseverler" operasyonundan sonra bakınız ne trajikomik ifadeler

Operasyon kapsamında tutuklanan zanlıların kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde sıkça bahsettikleri '1 numara'nın İstanbul'da yaşayan emekli bir general olduğu iddia edildi. Çete üyeleriyle bağlantılı askerlere ilişkin dosyaysa Genelkurmay Başkanlığı'yla Jandarma Genel Komutanlığı'na gönderildi. İddialar, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Başsavcılığı'nı da harekete geçirdi. Askeri Başsavcılık, basında çıkan haberleri ihbar kabul ederek soruşturmayı yürüten birimlerden dosyayı istedi. Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı'nın, zanlılarla bağlantısı saptanan personelleri hakkında adli ve idari işlem başlatması bekleniyor.

Silah tüccarı 'gaip' çıktı
Tutuklananlar arasında yer alan Halit Bozdağ Güngör'ün, silah taciri olduğu ve 'yetkili makamlara' silah sattığı ortaya çıktı. Uzun süre yurt dışında yaşayan ve ailesiyle bağlantı kurmayan Güngör'ün nüfus kaydında 'gaip' (nerede olduğu bilinmeyen) olarak göründüğü belirlendi. Milli Savunma Bakanlığı da "Bakanlıkta mimarım" diyen tutuklu zanlı Salih Zeki Balaban'ı yalanlayarak 'Bakanlığımızdan gözaltına alınan veya tutuklanan kimse yoktur' açıklaması yaptı. -


El bombası hediyeymiş



Girdap Operasyonu'nda ele geçirilen el bombasını, çeteye bir polis memurunun verdiği iddia edildi. Tutuklanma gerekçileri arasında 'bomba bulundurmak' da olan Ahmet Cinali mahkemede şöyle ifade verdi: "Bir polis arkadaş bana Mahmutpaşa'dan, işportacıdan alıp hediye olarak getirmiş. İsmi Mahmut Aksu'dur. Bombayı, Mahmut çekmeceye koymuştu. Yakalanan tabancalarsa dedemden kaldı. Silahlar sokakta satılan türdendir."
Cinali'nin avukatı Necdet Çağlar ele geçirilen el bombasının 'içi boş süs eseri' olduğunu savundu.


'Hintkeneviri astım için'



Tutuklanan sanıklar arasında yer alan Mehmet Doğan evinde yakalanan 40 hintkeneviri kökünü astım tedavisi için bulundurduğunu söyledi.
Doğan, "Benim kızım astım hastası idi. Tanımadığım bir şahıs baha hintkeneviri köklerini verdi. Bana, 'kaynat içir, geçer' dedi" şeklinde ifade verdi.