Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Edok’un kitabında ahir zaman!

Derin Gerçekler

İdris (as) Peygamber’i biliyorsunuz. Kur'an-ı Kerim’de onunla ilgili iki ayet var.
“Biz O’nu yüksek bir mekâna kaldırdık!” buyrulmaktadır.
Hz. Âdem’in altıncı kuşlaktan torunudur.
Bâbil taraflarında doğduğu rivayet edilir. Hz. Âdem ve Şît’ten (a.s.) sonra gönderilen 3. peygamber O'dur.
Kendisine 30 sayfa suhuf indirildiği rivayet edilir...

Kābiloğulları’na peygamber olarak gönderildi. Kendisine inanan 1000 kadar mü’min cemâati olduğu rivayet edilir. Kur’an’da onun hakkında “sadık” ve “sabreden”, “salih” bir Peygamber olarak zikredilir.
Miraç‘ta 4. kat semada Peygamber Efendimiz ile görüştüğü rivayet edilir.
Terzilik, iplik ve kumaş dokumanın piri kabul edilir.. Aynı zamanda, Astronomi, Jeopoji, Meteoroloji ve Matematiğinde.
Yazının onun zamanında kamil bir şekle kavuştuğu rivayet edilir.

Bize ulaşan kitabın, Hz. Nuh’tan sonra da elden ele bize ulaştığı kabul edilir. Bugün bize ulaşan “Enok’un kitabı”ndan da tahriflerin olduğu görülmektedir. Musevi ve İsevilerce de Apokrif kabul edilir ve anlaşılması zor mecazlarla doludur. Bu kitap ve kişilik olarak Hz. İdris mitolojiye de konu olmuştur. Bazıları Hz. İdris’in (a.s.) hâlen hayatta ve semâda olduğunu kabul eder.
“Enok kitabı”, onun Miraca benzer bir olay yaşadığı ve rüya halinde iken büyük meleklerin zaman zaman onu alıp manevi yolculuklara çıkarttıkları da bu kitabta konu edilmektedir.

Dünyada İnsler tarafından yalnız bırakılsa da Meleklerin, Hz. İdrîsi (AS) cemâat olarak ziyârete gelib, O’nunla görüşüp sohbet ettikleri rivayet edilir.. Bir rivayete göre, o ömrünün sonunda semaya ref edilmiştir. Meryem 57’de, “Biz O’nu yüksek bir mekâna kaldırdık!” denmektedir. Meryem 56’da “Kitâb’ta İdrîs’i de zikret! Çünkü O, çok sâdık bir peygamberdi.” Enbiyâ 85-86’de “(Ey Habîbim!) İsmâîl, İdrîs ve Zülkifl hakkında anlattığımızı da hatırla! Onların her biri sabredenlerdendi. Onları rahmetimize dâhil ettik! Çünkü onlar, sâlih kimselerdendi” denmektedir.

Allah (cc) onu anmamızı isterken, hatırlayıp, Onun hayatından, ona gönderilen kitab ve onun ahlakından ve öğütlerinden istifade etmek konusunda onu hatırlamamızı ve unutmamamızı istemektedir. Bu anlamda O'nun hayatının Kur ‘an-ı Kerimi daha iyi anlamada onun hayatının örnek olarak alınması konusunda bir işaret sözkonusudur.

ENOK’un kitabı, bize bu günleri hatırlatan bir çok öğütle dolu.
İşte ondan derlediğim bir bölüm:
(Enok Adillere Öğütte Bulunuyor 93. Bölüm / Özet olarak)
''Şimdi size söylüyorum çocuklarım; adaleti sevin ve adalet içinde yürüyün. Adaletsizliğin yolları ise aniden yok edilecek, sona erdirilecektir. Gelecekteki bir neslin belirli insanlarına zulmün ve ölümün yolları gösterilecek, onlar da ondan uzak duracak, onu izlemeyecektir. Kötülüğün yollarında yürümeyin, ölümün yollarında yürümeyin ve onlara yaklaşmayın yoksa yok olursunuz. Adaletten sapmayın sıratı müstakim üzere yaşayın. Huzurun yollarında yürüyün ki yaşayıp bereketlenesiniz. Biliyorum ki günahkârlar sizi gizli bilgiler aramaya yönlendirecektir. Ama gizli bilgilere yer açmayın. Hiçbir ayartma biçiminin sizi küçültmesine izin vermeyin. Saygısızlığı, zulmü, aldatmayı temel edinenlerin vay haline, çünkü onların sonu ani bir şekilde getirilecektir ve onlar huzur bulmayacaktır. Evlerini günahla kuranların vay haline, çünkü evleri temelinden yıkılacak, kılıçla devrilecektir. Altın ve gümüş edinmek için yaşayanlar da apansız yargılamayla yok edilecektir. Vay halinize zenginler! Çünkü siz zenginliklerinize güvendiniz ama zenginliklerinizden ayrılacaksınız çünkü zenginlik günlerinizde En Yüce’yi hatırlamadınız. Kafirlik ve adaletsizlik işleyerek katliam gününe, karanlık güne, büyük yargı gününe mahkum ettiniz kendinizi. Size şunu bildiririm ki sizi yaratan sizi devirecektir. Düştüğünüzde size merhamet edilmeyecek. Yaratıcınız sizin mahvedilişinizden keyif alacak.

(94. Bölüm) Onlardan korkmayın adiller. Çünkü Tanrı onları sizin elinize verecektir, haklı arzularınıza göre onları yargılayabilmeniz için. Vay halinize yalancı şahitler ve adaletsizlik tartanlar! Apansız yok edileceksiniz! (95. Bölüm) Ümitli olun adiller! Günahkârlar önünüzde bir anda mahvolacak! Neden korkuyorsunuz acı çekmiş olanlar? Şifa bulacaksınız. Parlak bir ışık yolunuzu aydınlatacak ve gökten huzurun sesini duyacaksınız. Vay halinize günahkârlar, çünkü zenginliğiniz sizi doğruymuş gibi gösteriyor ama kalpleriniz sizi kötülükle suçluyor. Bu gerçek, kötü işlerinizin bir hatırası olarak aleyhinize tanıklık edecek. Vay halinize buğdayın en iyisini yiyenler, büyük bardaklardan şarap içenler ve gücüyle kendilerinden güçsüz olanları ezenler! Vay halinize her çeşmeden su içenler! (Dünyayın dolaşanlar AD) Aniden sarhoş olup solacaksınız. Çünkü hayat çeşmesini terk ettiniz. Vay halinize haksızlığa yaslanan, kandıran, kafirlik edenler; bunlar kötülüğünüze tanıklık edecek! Vay halinize adilleri ezen güçlüler. Mahvedilme zamanınız geliyor. Sizin yargılanma gününüzle birlikte adiller için iyi günler gelecek.

(Günahkârların, Yöneticilerin, Zenginlerin Sonu 96. Bölüm). İnanın ki adiller, adaletsizlik gününde günahkârlar rezil olup mahvedilecekler. 3. Bu sözün tanıklık edeceği kişilerle aynı sonu paylaşacaksınız: “Günahkârların yoldaşı oldunuz.” Vay halinize adaletsiz bir şekilde gümüş ve altın edinip “Zengin olduk, hazinelerimiz oldu, istediğimiz her şeyi elde ettik. Şimdi planladığımız şeyi yapabiliriz. Çünkü çok gümüş biriktirdik ve evlerimizde pek çok kölemiz var. Ambarlarımız su gibi yoğun” diyenler. Yalanlarınız su gibi dağılacak, zenginliğiniz ansızın terk edecek sizi. Her şeyi haksızlıkla edindiniz ve o yüzden büyük bir lanet bulacaksınız. Dünyada pek çok garip şey göreceksiniz. Siz erkekler kadınlardan daha çok süs takacak, bakirelerden daha renkli giysiler giyeceksiniz. Tüm o ayrıcalık, lüks, güç, gümüş, altın, varlık, şıklık ve yiyecekler su gibi dağılacak. Öylelerinde eğitim ve bilgelik olmayacaktır. Eşyalarıyla birlikte mahvolacaklar. Şöhret ve görkemle dolu olmalarına rağmen, ruhları utanç, yıkım ve yokluk içinde ateşe atılacak. Kadına kısırlık verilmemiştir ama kendi elleriyle yaptıkları yüzünden çocuksuz ölecektir. Allah katında hiçbir zulmünüz örtülü veya gizli değildir. Vay halinize aptallar, çünkü aptallığınızla mahvolacaksınız. Bilgeleri dinlemiyorsunuz ve o yüzden sizin için gelecekte iyi şeyler yok. Vay halinize kötülükler yapan, kanla beslenen katı kalpliler. Yediğiniz, içtiğiniz iyi şeylerin kaynağı nedir? En Yüce Olan Tanrı’nın dünyaya bolca verdiği iyi şeylerden huzur bulamayacaksınız. Vay halinize haksız işleri sevenler! Neden iyi şeyler umuyorsunuz? Bilin ki adillerin eline verileceksiniz ve onlar da sizi boğazınızı keserek öldürecek. Size acımayacaklar. Vay halinize adillerin sıkıntısından keyif duyanlar, çünkü sizin için mezar kazılmayacak! Vay halinize doğruluk sözlerine hiç değer vermeyenler; hiç hayat ümidiniz olmayacak. Vay haline, yalan ve sorumsuzca sözler yazanların! (Gazeteciler ve troller AD) Onlar o yalanları yazarlar ki insanları birbirine düşürsünler. O yüzden onlar huzur bulmayacak, apansız ölecekler!

(97. Bölüm) Vay halinize fesat çıkarıcılar, yalancılıklarıyla ünlü olanlar! Mahvolacaksınız. Erdemli bir hayatınız olmayacak. Vay haline doğruluk sözlerini saptıranların, ebedi yasayı çiğneyenlerin, kendilerini olmadıkları şeylere çevirenlerin! Onlar Ayaklar altında ezilecekler o şöhret sahibi topluma önderlik edenler. O günlerde ülkeler karışacak ve yıkım gününde ülkelerin insanları ayaklanacak. O günlerde fakirlik içindeki gebeler çocuklarını düşürecek, kucaklarındaki çocuklarını da terk edecekler ve çocukları onlar yüzünden ölecek. Evet, emzirdikleri çocuklarını terk edecekler ve bir daha dönmeyecekler. Sevdiklerine acımayacaklar. (Anneler çocuklarından kaçacak). Yine, size yemin ederim günahkârlar, bitmek bilmez bir kan dökülüş günü hazırlanıyor sizin için! Altından, gümüşten, ahşaptan, taştan ve kilden oyma şekiller yapan putperestler ve bilmeden bile olsa kirli ruhlara, şeytani meleklere ve her tür put tanrılarına tapanlar bunlardan hiçbir fayda bulamayacaklar. Kalplerinin ahmaklığı yüzünden suça ortak olacaklar. Kalplerinin korkusu ve rüyalarında gördükleri şeyler onların gözlerini kör edecek. Bunlar yüzünden hilekar ve paranoyak olacaklar. Bir taşa taparak tüm işlerini bir yalana dayandırdılar. O yüzden bir anda yok olacaklar. O günlerde bilgelik sözlerini kabul edip anlayanlara, En Yüce’nin yollarını izleyenlere, O’nun adaletinin yolunda yürüyenlere, haksızlarla birlikte haksızlık yoluna girmeyenlere ne mutlu. Onlar kurtarılacak.

Vay halinize komşularına kötülük yayanlar, çünkü cehennemde öldürüleceksiniz. Vay halinize günaha ve sahtekarlığa temel atanlar, dünyada acılara neden olanlar, çünkü sizin sonunuz da acı ve ani olacak. Vay halinize evlerini başkasının ıstırabıyla dikenler, evleri günah tuğlaları ve taşlarından yapılanlar. Size söylüyorum, huzurunuz olmayacak. Vay halinize babalarından kendilerine ulaşan paha biçilmez mirası reddedip putların peşinden gidenler. Huzur bulmayacaksınız. Vay halinize büyük yargı gününe kadar zulme yardım eden, komşularını öldürenler! Çünkü O sizin şanınızı yere çalacak ve kalplerinize hastalık verecek. Kızgınlığının ruhunu uyandırıp sizi kılıçla yok edecek.”


Bu metinleri özetledim, kolay anlaşılması için bazı kelimeler ekledim ve çıkarttım.
Bu konuya daha sonra yine döneceğim, ama burada sözü edilen şeyler, günümüze doğru olması bekelenen uyarılar içeriyor. Bu açıdan önemli.
Bakın, fitne zamanıdır. Başkalarının günahlarını kendi yanlışlarımıza bahane ve malzeme yapmak yerine hepimiz kendi hatalarını öncelemeli.
Bakın Karı-koca, kardeşler, anne-baba ile çocuklar arasında aileler arası, akrabalar, komşular arasında, ortaklar arasında Şeytan kıskançlık, düşmanlık tohumları ekecek. Dini, mezhebi, etnik, politik, ideolojik, menfaat temelli ihtilaflar, kişiler, topluluklar, halklar ve ülkeler arasında büyük fitnelere, çatışmalara sebeb olacak. İman edenler, iyi işler yapanlar, nefs muhasebebi yaparak merhameti kuşananlar, sabreden ve sabrı tavsiye edenler müstesna herkes hüsranda olacak. Böyle giderse insanoğlu, gelecek günler geçen günleri aratacak.

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 172 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar