Direniş Liderleri Tahran Zirvesinde (VİDEO)

Direniş Liderleri Tahran Zirvesinde (VİDEO)

Filistin direniş hareketleri liderleri "Filistin'in Geleceği Zirvesi" İçin Tahran'a giderek İmam Hamenei ile görüştü

Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, İslami Cihad Lideri Ramazan Şallah, Filistin'in Kurtuluşu İçin Halk Cephesi Genel Komutanlık lideri Ahmed Cibril ve diğer Filistinli hareketlerin liderleri İslam Devrimi Lideri İmam Hamanei, tarafından kabul edildi.

"Filistin Direnişine Destek Zirvesi"nin açılış konuşmasını yapan İmam Hamanei "Filistin, farklı Filistinli hareketlerin vahdeti ve direnişle kurtarılacak. Filistin halkı direnişine devam ederse, Filistinli hareketler de direniş ve cihadın etrafında kenetlenirse Filistin de kurtarılacak. Mücahid Filistin halkı da buna şahid olacaktır. İşgalciler ve onun koruyucuları ise başarısız olacak. Siyonizm'in koruyucularının tarihteki imajı kötü ve yüzleri de kara olacak" dedi.

İmam Hamanei, elde edilecek zafere hazır olmak için Filistinli hareketlere direniş ruhunu güçlendirmeye, Filistin halkının direnişinin yıldırılması için uygulanan Siyonist baskılara karşı mücadeleye hazır olmaya çağırdı.

Vahdet Haftası ve Hz. Peygamber'in kutlu doğumu münasebetiyle Filistinli liderleri tebrik eden İmam Hamanei "Filistin, direniş ve cihadla, İslam ümmetine tekrardan dönecektir. Gasıp Siyonist rejimin sonu, hezimet ve yok oluş olacaktır" dedi.

İslami Devriim'nin cihadi hareketlere destek vermesinin, boynunun borcu olduğunu ifade eden İmam Hamanei, "Siyonist düşman ve destekçileri, Gazze ve Batı Şeria'ya baskı uygulayarak, direnişi zayıflatmayı ve teslimiyetçiliği kabullenmeyi hedefliyor" diye konuştu.

Filistin halkının tüm baskılara rağmen sürdürdüğü direnişi "müthiş" olarak niteleyen İmam Hamanei, Filistin halkına sevgilerini ve teşekkürlerini sundu. Hamanei "Gazze'nin maruz kaldığı baskı ve saldırılara karşı Allah'ın yardımı ve hidayeti olmaksızın karşı durulması mümkün değildir. Filistin halkı, dünya halklarının en dirençli halkıdır" dedi.

Emperyalist cepheye karşı direniş cephesinin güçlendiğini belirten İmam Hamanei, "Artık direniş cephesini yok saymak mümkün değil... İslam Devrimi'nin Şah rejimine karşı zafer kazanması, ilahi vaadin gerçekleşeleceğinin örnekliğidir. Kuşkusuz ki Filistin'in kurtulması, İran halkının Şahlık rejimine karşı elde ettiği zaferden daha zor değildir" dedi.

İmam Hamanei, 22 gün süresince Gazze'de katliam işleyen İsrail hükümetinin gerçek yüzünün Goldstone raporunda açığa çıktığını belirterek "Goldstone raporuna göre Siyonist liderler, işledikleri savaş suçlarından ötürü yargılanmalıdır. Fakat ne oldu? Gasıp Siyonist hükümete olan destek daha da arttı" dedi.

Gazze savaşı sırasındaki bazı Arap ülkelerinin Filistin halkına karşı duruşunu da eleştiren İmam Hamanei "Arap ülkelerinin çoğunluğu, 22 günlük Gazze savaşı sırasında kötü bir sınav verdi. Bu hükümetlerin çoğu, "Filistin davası Araplara aittir" der. Fakat iş, Filistinlilere yardıma gelince, hiçbir şey yapmadılar ve Gazze'deki Filistinli kardeşlerini düşman karşısında yalnız bıraktılar. Onların bu duruşları, şüphesizki tarihte yerini aldı" dedi.

İmam Hamanei, Filistin halkına destek olmanın insani ve İslami bir görev olduğunu hatırlatarak "Filistin halkına bizim verdiğimiz destek, ne siyasi bir strateji ne de taktiktir. Bizim Filistin'e olan bağımız kalbidir, imanidir. Bundan ötürüdür ki tüm İran halkı, 11 Şubat'ta olduğu gibi Dünya Kudüs Günü'nde de caddelere inerek, mazlum Filistinlilere karşı duygularını ilan ediyorlar" dedi.

İmam Hamanei, konuşmasına şöyle devam etti: "İlahi zafer ve yardım, mü'minlerin dünyadaki ve ahiretteki nasibidir. İran halkının askeri, medyatik, siyasi ve iktisadi gücü Amerika'dan azdır. Fakat ilahi yardım hesaba katılınca, Amerika'dan da güçlü oluyor. "

İmam Hamanei, açıklamasının devamında Obama başkanlığındaki Amerika Yönetimi'nin Filistin ve İran halkına karşı duruşunu eleştirdi.

İmam Hamanei "Filistin direnişi, yüzyıllardır özgürlük ve insan haklarından dem vuran batının gerçek yüzünü ortaya koydu. Filsitin davası, batıya karşı ciddi bir meydan okumaya dönüştü" dedi.

Meşal'den Hamanei'ye Teşekkür

İmam Hamanei'den sonra söz alan Meşal ise Vahdet Haftası ve Hz. Peygamber'in doğduğu haftada Filistin direnişine destek olmak için düzenlenen konferanstan ötürü Hamanei'ye teşekkür etti.

İmam Hamanei'nin Filistin davasına karşı duruşunu takdir eden Meşal, İran halkının ve İslam Cumhuriyeti liderlerinin tehlike altında olan Mescid-i Aksa için yaptıklarından ötürü teşekkür etti.

Bölgedeki durumun geçmişten çok farklı olduğunu belirten Meşal, "Allah'ın yardımı ve İslam Cumhuriyeti'nin direnişi, cesur duruşundan ötürü direniş cephesi bugün güçlendi, zaferler kazandı. Geçmişte Siyonist rejime karşı zafer kazanmak kesinlikle mümkün değildi. İşgalciler bugün yok oluş yolunda ilerliyor. Direniş ise zafer yolunda ilerliyor. Biz, hepimiz biriz, ve bir tek safta duruyoruz. Direniş cephesinde tefrika çıkartmak isteyenlerin tüm planları nafiledir. Hiçbir başarı elde etmeleri mümkün değildir. Suriye ve İran Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz gün Şam'da ifade ettiği gibi, direniş cephesinin sözü de hedefi de mantığı de birdir" dedi.

Şallah, İslam Devrimi Lideri Hamanei'yi Takdir Etti

Meşal'den sonra ise İslami Cihad lideri Ramazan Şallah konuştu. Şallah "Bölgenin içinde bulunduğu hassas bir dönemde gerçekleştirilen konferans gerçekten de çok önemlidir. Filistin sorununun çözüme kavuşturma imkanı da Filistinli hareketlerin ve İslam ümmetinin bir araya gelmesiyle artmaktadır. Ben, Tahran buluşmasının Filistinliler arası ulusal bir birlikteliliğe vesile olacağını ümid ediyorum" dedi.

Şallah, konuşmasına şöyle devam etti: "Şimdiye kadar ki tecrübelerimiz de göstermiştir ki siyasi girişimler sadece Filistinlilerin meşru haklarını silmektedir. Siyonist rejime karşı direniş ve cihad, Filistin sorununun çözümü için tek yoldur."

İslam Devrimi lideri İmam Hamanei, İran halkı ve hükümetinin Filistin direnişine ve davasına verdiği desteği takdir eden Şallah "Filistin halkının direniş hakkı vardır. Biz, Filistin halkının liderleri olarak, İzzeddin el Kassam, Ahmed Yasin, Fethi Şikaki gibi liderlerimizin yolunu takip etmekte kararlıyız. Yürüyüşümüzde direniş dışında başka bir yolu seçmeyiz" dedi.

Cibril: Direniş Cephesi, Yeni Ortadoğu'yu Tahran'da Kurdu

Ahmed Cibril ise "Biz, direniş yolunu seçerken Resuli Ekrem'i (s.a) kendimize model almıştık. Siyonist düşmana karşı mücadelede zafer kazanmak için tek yolun direniş olduğunu kabul ettik. Bu tercihimizden ötürü de bugün gurur duymaktayız" dedi.

Lübnan ve Gazze direnişinin İsrail'e karşı büyük zaferler elde ettiğini belirten Cibril "Bölgenin içinde bulunduğu dönem, öncekinden çok farklıdır. Siyonist düşman başarısız olmayı aklının ucundan dahi geçirmezken bir çok kez hezimeti tattı. Düşman ve destekçileri, isteklerine uygun bir Ortadoğu düşünüyordu. Fakat Direniş cephesi, Yeni Ortadoğu'yu kurdu. Tahran'dan başlayan Yeni Ortadoğu, bölgenin tamamında sona erecek" dedi.

Cibril de Şallah ve Meşal gibi, Filistin halkına ve direnişine destek veren İslam Devrimi lideri İmam Hamanei ve İran halkına teşekkürlerini sundu.

Tahir: İslami Devrim, Filistin Direnişini Etkiledi

Halk Cephesi liderlerinden Dr. Mahir Tahir ise İslam Devrimi'nin bölgedeki rolünün son derece iyi olduğunu, İslam Devrimi'nin zafer elde etmesinin, direniş hareketlerinin oluşturulmasını doğrudan etkilediğini belirtti.

Ahmed Saadat'tan Ahmedinejad'a Teşekkür

Ahmedinejad'ın Filistin davasına karşı yaklaşımına vurgu yapan Tahir, "Halen Siyonist hapishanede tutuklu bulunan Filistin'in Kurtuluşu İçin Halk Cephesi Genel Sekreteri Ahmed Saadat, mektup göndererek Ahmedinejad'a, cesur duruşuna teşekkür etti.

Ebu Musa: İslam Devrimi, Filistin Direnişini Etkiledi

el İntifada Fetih Hareketi Genel Sekreteri Ebu Musa ise "İslam Devrimi'nin zaferi, Filistin'de direnişin oluşturulması, güçlendirilmesi ve son yıllarda elde ettiği zaferlerde önemli etkisi oldu" dedi.

Ebu Musa, Esad ve Ahmedinejad'ın Şam'da düzenledikleri zirve hakkında ise şu değerlendirmede bulundu: "Esad ve Ahmedinejad'ın takındıkları duruş, Amerika ve Siyonistlere sert bir yanıt oldu. Bu duruş, başta Filistin halkı olmak üzere tüm Müslümanların kalplerine sevinci yerleştirdi."

Esad'dan Hamanei'ye Selam Var

Tahran'da bugün düzenlenen Direniş zirvesine, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'ın özel temsilcisi Heysem Setayi de katıldı. Setayi, Esad'ın İmam Hamanei'ye selamını iletti.

Setayi "Suriye, Tahran'daki direniş zirvesine katılarak, Siyonizm'e ve bölgedeki koruyucularına karşı Filistin direnişinin yanında, aynı safta durduğunu ilan ediyor. Suriye, direnişe destek olmayı görev bilmektedir. Direnişin son dönemde elde ettiği zaferler, bölgede yeni bir denklem yarattı. Bu denklem, sonuna kadar korunmalıdır" dedi.

Meşal, Basın Açıklaması Yaptı

Zirve sonrasında basın açıklaması düzenleyen Meşal, "Filistin'in Geleceği konferansında yaptığı konuşmasında ise tüm Müslüman ve Arapları, Filistin direnişi stratejisinde birliği çağırdı. Meşal "Tüm Müslüman ve Arapları, Filistin direnişi stratejisinde birliğe çağırıyorum. Çünkü bu savaş, hepimizin savaşıdır. Araplar ve Müslümanlar arasındaki ihtilaflar, ortak düşmana karşı bizleri birleştirecek ve hepimizin çıkarına olacak şekilde çözüme kavuşturulmalıdır. Akıl ve mantık bunu gerektirir. Ortak düşmana karşı mücadelemizde takip edeceğimiz stratejide, tüm Araplar ve Müslümanlar birleşmelidir" dedi.

İç Barışın Önünde Amerika'nın Vetosu Var

Filistinliler arası iç barışın gerçekleşmesini, Amerika'nın engellediğini belirten Meşal "Bugün, Filistin iç barışını konuşuyoruz. Filistin iç barışı, dış güçlerin kurbanıdır. Ortadoğu dörtlüsünün şartlarına uygun olarak birleşmemizi istiyorlar. İsrail ve Amerika, Ortadoğu dörtlüsünün şartlarına uygun olursa, iç barışı yapmamıza müsaade ediyor. Ya da direniş projesini, siyasi hayatımızdan çekmemiz halinde müsaade edecekler. Bundan ötürü, Filistin iç barışı, Mitchlell'in yaptığı gibi Amerika'nın vetosu altına kalmaya devam edecektir. Mitchell, eğer iç barış, bizim istediğimiz şekilde neticelenirse, Filistin Yönetimi'ni bölgeye yaptığı yardımları kesmekle tehdit etti. Biz, iç barışı istediğimiz şartlarda yapmak istiyoruz. Amerika'nın baskıları altında bir barış istemiyoruz" dedi.

İran'ın Saf dışı Bırakılması Önerilerine Tepki

Mısır başta olmak üzere Arap dünyasındaki bazı rejimlerin, İran'ın Filistin davasına verdiği destek, Filistin-İran yakınlaşmasından rahatsız olmalarını eleştiren Meşal, açıklamasına şöyle devam etti: "Filistin davası açısından Arapların oynayacağı rolle Müslümanların oynayacağı rol arasında bir fark yok. Arapların oynayacağı rol, Filistinlilerin oynayacağı rolün alternatifi olmayacağı gibi, Müslümanların oynayacağı rol de Arapların rolünün alternatifi değildir. Hepsi de beklenmektedir. Filistin'in rolü esastır. Bundan sonra Arapların ve Müslümanların oynayacağı rol de esastır. Hiç kimse, bizi suni bir çatışmanın içerisine çekmesine müsaade etmeyiz. Sanki biz, İslam ülkelerinin birisinden, Filistin davası için rol oynamasını isterken, Arapların oynayacağı rolü terk ettik. Ya da Arapların oynayacağı rolü isterken de İslam ülkelerinin rolünü terk ettik. Ya da biz Filistinliler, yapmamız gerekenleri ihmal ettik. Filistinlilerin de Arapların da Müslümanların da oynayacağı rol vardır, her birinin ayrı ayrı sorumlulukları vardır. Arapların, Müslümanların ve Filistinlilerin, Filistin davası için oynayacağı rol, birbiriyle işbirliği halindedir çatışma halinde değildir. Roller birbirini tamamlar, birbirini iptal etmez."

 

isra haber