Diren Gezi... Duran Gezi... Sıçan Gezi!

Bazı okuyucularım, “son derece haklı olarak” diyorlar ki; “Yazılarını sadece biz erkekler değil, evde çocuklarımız ve eşlerimiz de okuyor... İşte bu yüzden, yazılarındaki sövgü ifadelerine bir son versen!..”

Dedim ya;
Okuyucularım, bu tür “haklı talepler”de bulunuyor, ben de onlara diyorum ki;
“Hakaret etmeyi ve sövmeyi ben de hiç istemiyorum... Ne var ki, bazılarına anladığı dilden cevap vermek zorunda kalıyorum.”
Hayvana “çüşş” dersen durur ama “iki ayaklı hayvanlar” lâftan da anlamıyor.
Böylelerine hakaret etmesem, sövmesem, onları insan yerine koymuş olurum ki; hiç kimse kusura bakmasın, “hayvandan da aşağı bir mahlûkatı” insan yerine koyamam!..
Uzun lâfın kısası;
İnsana insan gibi hitap eder, hayvana hayvan gibi seslenirim!..
Herkese, anladığı dilden!..
Bugüne kadarki “sövgü”lerimden, bugünkü ve bundan sonraki “sövgü”lerimden dolayı “çocuk”lardan ve “hanım”lardan çok çok özür diliyorum..
Ne olur beni böyle kabul edin!..
Bu saatten sonra,
huy değiştiremem!..

GENE AMERİKALI!

Bu “girizgâh”tan sonra gelelim yazının başlığındaki “Sıçan Gezi” ifadesine...
“Sıçan”dan kastım; elbette “fare” veya lağımda yaşayan “sıçan” değil...
“Domalıp sıçan adam”dan söz ediyorum ki, “Gezi Provokatörleri”nin bundan sonraki eylemlerinde “Sıçan Adam”ı da görebiliriz...
Bugüne kadar;
“Diren Gezi” dediler, direndiler!..
“Duran Gezi” dediler, duruyorlar!..
Bundan sonra ise;
“Oturan Gezi”cileri;
“Osuran Gezi”ci-leri ve “Sıçan Ge-zi”cileri görürseniz hiç şaşmayın!..
Çünkü bu eylemlerin hiçbiri “yerli” değil... “Eylem türleri”nin hepsi, “Avrupa"dan veya Amerika"dan ithal”dir, hatta “organizatör”leri de “Batılı”dır!..
Herhalde görmüşsünüzdür;
Türkiye gazetesinin 19 Haziran Çarşamba günkü 1. sayfasında; “Gezi eylemcileri, Gene Sharp"ın kaleme aldığı yöntemleri tek tek uyguluyor. Duran Adam eylemi, Sharp"ın listesinin 163"üncü sırasında” deniliyor ve şu ayrıntı veriliyordu:
“Protestolarına “çevre duyarlılığı” ile başladığını iddia eden Gezi eylemcileri, Gene Sharp"ın kaleme aldığı yöntemleri tek tek uyguluyor. “Duran Adam” eylemi, Sharp"ın listesinin163"üncü sırasında...
İstiklal Caddesi"nde soyunup TOMA"nın üstüne çıkan eylemci de Sharp"ın 22. maddesini yani “Protesto maksatlı soyunma eylemi”ni uyguladı...
“Orantısız zeka” eylemi de Sharp"ınkilerle bire bir aynı.
Gezi Parkı"ndaki ağaçların kesilmesine protesto olarak başlatılan eylemlerin tamamen çevre duyarlılığı ile başladığı ve giderek yayıldığı yönündeki sözler gerçeği yansıtmıyor.
Eylemin ilk gününden itibaren bu operasyonun dışarıdan yönlendirildiği yönündeki eleştirileri reddeden, tamamen gençlerin eylemi olduğu yönündeki iddialar da bir bir çürüyor.
Taksim Meydanı"nda Erdem Gündüz tarafından gerçekleştirilen pasif direniş eylemi de Amerikalı devrim taktisyeni Gene Sharp"ın kaleme aldığı, önerdiği şiddetsiz eylem yöntemlerinin “163. madde”sinde yer alıyor.
Sizin anlayacağınız;
Bu eylemlerin hiçbiri “yerli zekâ ürünü” değil!.. Hepsi organize, hepsi Batı"nın güdümünde!..
Ne ilginç değil mi;
Duran Adam eylemini başlatan dansçı Erdem Gündüz"ün geçtiğimiz hafta üç gün Almanya Konsolosluğu"nda kaldığı ortaya çıkmış!.. Taksim Meydanı"nda şov yapan piyanist de Alman vatandaşı Davide Martello"ydu iyi mi?..
Hele söyleyin; Alman Milletvekili Claudia Roth"un da, bugünlerde parkın müdavimlerinden(!) olması, bir “tesadüf”(!) mü?

POSTA"DAN EYLEME KUTSAMA!

Durun, daha bitmedi...
“Duran Adam” eylemini başlatan Dansçı Erdem Gürbüz, bir dönem; The John Kennedy Center Gösteri Sanatları Sanatçı Değişim Programı ile Washington ve New York"ta modern dans üzerine eğitim almış, iyi mi?!?..
İnsan, sormadan edemiyor;
Erdem Gürbüz denilen dansçı;
“Duran Adam” eylemini de Amerika"dan mı “intihal” etti acaba?..
Çünkü efendim;
“Gezi Parkı” eylemlerinden sonra, ken-dilerine “bir hâller” olan, “eylemcilere övgü ve güzelleme” haberleri yapan “Aydın Doğan Medyası”na bağlı Posta Gazetesi, önceki günkü manşetinde “Made in Turkey” yani “Türk Malı” ifadesini kullanıp; “Gezi Parkı direnişi dünyaya Türk icadı bir eylem armağan etti” dese de, “Duran Adam” eylemi, kesinlikle “Türk icadı” değil, tamamen “gâvur icadı” bir eylemdir!..
Halkı aldatmayalım!..
Sadece “Duran Adam” eylemi değil, “Taksim Provokatörleri”nin bütün eylemleri “Gâvur icadı”dır, “Gâvur aklı”dır, “Gâvur zekâsı”dır, “Gâvur tezgâhı”dır!.
Posta Gazetesi;
Bırakın “eylemcileri kutsamayı” bir yerlerini de yırtsa, bu eylemin “Türk malı” olduğuna inandıramaz beni!..

CIA DESTEKLİ EYLEMLER

Hele girin Youtube"a...
Orada “Otpor” internet sitesine bir bakın...
Göreceksiniz ki;
Taksim eylemcilerinin uyguladığı bütün eylem türleri; Sırpça adı “Direniş” demek olan “Sırp örgütü” tarafından “ihraç” edilmektedir!..
Evet, evet;
“Eylemlerin mucidi” onlar!..
“Polise çiçek vermek” veya “baklava” dağıtıp kamuoyuna “sempatik” görünmek de, “senaryonun bir parçası”dır!..
Demek istediğim şu:
Bu eylemlerin hiçbiri “orijinal” veya “doğaçlama” değil, hepsi  de, “rolünü oynayacak” eylemciler tarafından “üzerinde çalışılmış” eylemlerdir!..
Zaman zaman, “ODPOR"un oyuncuları” da, eylemlerde rol almakta ve “halkı kışkırtmakta”dırlar.
50 ülkede çalışan ODPOR “CIA destekli” bir kuruluş!.. Örgütün kilit oyuncuları, kendilerine Washington"daki mahfiller tarafından verilmiş bir gündemi takip etmektedirler...
Elbette rejim değişikliği için...
Ukrayna"da Turuncuları, Gürcistan"da Gül devrimini, Kırgızistan"da lale devrimini, Beyaz Rusya"da kot devrimini, hep onlar organize etti...
Farklı semboller ama aynı tasarımla ve de aynı sponsorla. Sponsor da Amerika Birleşik Devletleri!..
ODPOR, isyan için medyayı, twitter ve facebook"u çok iyi kullandı... Kullanılacak kelimeler bile özenle seçilmiş. Yabancı kaynaklı sosyal medyada anlamı işgal etmek olan, Occpydiren, ayrıca direngeziparkı isimli uzantıyı twitter üzerinde bir numara olmasını sağlayarak dikkatleri Türkiye"ye çektiler... Daha doğrusu, Türkiye"nin bir diktatör tarafından yönetildiği iddiasını bütün dünyaya yaydılar!..
Ne ilginç değil mi;
İhsan Eliaçık liderliğindeki “Antikapitalist Müslümanlar”(!) da, bu süreçte “Kapitalist Amerika"nın oyuncağı ve figüranı” oldu!..
İbretlik bir durum!..

FOTOĞRAFI DA VAR!

Bütün bu “bilgi”lerden sonra, gelelim “Sıçan Adam” meselesine...
En başta da dediğim gibi;
“Diren Gezi” ve “Duran Gezi”den sonra, bir gün “Sıçan Gezi” ile karşılaşırsanız, hiç şaşırmayın!..
Çünkü efendim;
Erdem Gürbüz adlı dansçının başlattığı ve “Türk Malı” olduğu iddia edilen eylemin aynısı 17 Eylül 2011 tarihinde Amerika"da başlatılan “Wall Street"i İşgal Et” eyleminde görüldü.
Amerika"daki eylemde de “Duran Adam” vardı, “Oturan Adam” vardı, “Hint usulü Yoga yapan adam” vardı!..
İlerleyen günlerde ise;
“Pantolon”larını ve “külot”larını sıyırıp, “domalma” ve “sıçma vaziyeti” alan adamlar görülmeye başlandı...
“Sıçan Adam” eylemi, ABD"deki eylemin “kaçıncı aşama”sıdır bilmiyorum ama bildiğim şu:
Bu eylem, er veya geç Türkiye"de de uygulanacaktır!..
Unutmayalım ki;
Türkiye"deki eylemler, nasıl ki “Gezi Parkı”nda başlamıştır, “Wall Street"i İşgal Et” eylemi de Zuccotti Park"ta başlamıştı!..
Merak ediyorum;
Eylem mekânları, eylem sloganları ve eylem şekilleri “aynı merkez tarafından belirlenen” bizim eylemcilerimiz, “fotoğrafta görüldüğü gibi” pantolonlarını sıyırıp, ne zaman “domalmaya” ya da ne zaman “sıçmaya” başlayacaklar!..
Ülkenin içine zaten sıçtılar, caddelere sıçmışlar çok mu?!?..
Bekleyin, yakında sıçmaya başlarlar!..
Herhalde, üzerine de tüy dikerler!..

10 yıl önce yapıp da, bugün yapamadığınız ne
Daha önce de yazdım... Bir Allah"ın kulu çıkıp da, bana söylesin: “Bu eylemciler ne istiyor?”
“Tayyip istifa” demekten başka bir ses çıkmıyor ağızlarından!.. Ne “talep”leri var, ne “istek”leri var, ne de “arzu”ları!..
Yok!.. Yok!.. Yok!..
Gördünüz işte, Brezilya"da sokağa dökülen yüz binler, hiç olmazsa “otobüs zamlarının geri alınmasını” istediler!.. Ya bizim “Gezi”ler?.. Hiçbir talepleri yok!.. Sadece “eylem” yapıyorlar... Ne “amaç”ları var, ne “hedef”leri, ne de “ideal”leri!.. Çoğu “Zengin Beyaz Türklerin Çocukları” olduğundan bir “ihtiyaç”ları da yok!..
Kısacası, “Tayyip Erdoğan düşmanlığı”ndan başka bir sözleri yok!.. Neymiş, “hayatlarına müdahale” ediliyormuş... Ben de soruyorum onlara: “3 Kasım 2002"de ne yapıyordunuz da, Haziran 2013"te yapamıyorsunuz?”
Sadece bunu söyleyin: “O zaman yapıp da, bugün yapamadığınız ne?..”
İçlerinden bir teki bile, bu soruya “mantıklı bir cevap” verirse, dişimi kırarım...
Erdoğan “3 çocuk” istemeyip de “Doğum kontrolü” isteseydi, acaba ne diyeceklerdi?.. Herhalde; “Tayyip"in amacı çağdaşların soyunu kurutmak” derlerdi...
Bunların beyinleri, işte bu kadar körelmiş!..

yeniakit

Bu yazı toplam 587 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar