Dağlıca açıklaması tatminkâr bulunmadı

Dağlıca açıklaması tatminkâr bulunmadı

Uzmanlar: "Şimdi durum daha da vahim!"....

Hakkâri Dağlıca'da 12 askerin katledilmesi PKK saldırısının ardından, uzmanlar, ihmalin ötesindeki hataları sıralayarak TSK'ya önemli sorular yönetmişlerdi.

Aynı uzmanlardan, önceki gün Genelkurmay Başkanlığı tarafından Taraf Gazetesi'nin "Dağlıca baskını biliniyordu" iddialı haberine karşılık yapılan açıklamayla bilginin doğrulanmasına yönelik çarpıcı değerlendirmeler geldi.
"ŞİMDİ DURUM DAHA VAHİM"
Emekli Albay Durmuş Türemen, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklama ile Dağlıca baskınından daha önce haberdar olunduğu ve birliğin uyarıldığının net olarak belirtildiğini ifade ederek, "Şimdi durum daha vahim" değerlendirmesinde bulundu.
"İYİ ÇOCUK PSİKOLOJİSİ YANILTMIŞ"
Söz konusu istihbarat bilgilerinin periyodik olarak TSK tarafından ciddiyetle incelendiğini ve önem kapsamına göre ele geçen bilgiler doğrultusunda birliklerin uyarıldığını belirten Albay Türemen, "Anlaşılan Genelkurmay uyarmış, ancak bu kadar hassas ve tehdit altında olan taburunu korumak için yanlış komutanı seçmiş. 'İyi çocuk' yanılgısıyla orada görevde tutulan komutan, anlaşılan olayın ciddiyeti yerine başka işlerle uğraşmış. Burada komutan büyük bir sorumsuzluk örneği sergilerken, bu kadar vahim bölgeye yanılgıyla işin önemine sahip olmayan bir komutanın atanması da eşit derecede hatadır. Basın tarafından söz konusu baskının bilindiği haberlerine tepki gösterip, sızma yapanların peşine düşüleceğine, TSK tarafından uyarılan sorumsuz komutanların peşine düşülse daha doğru olurdu. Asıl olan içeride birilerinin hatalarını örtbas etmekse, bunu asla kabul etmemiz beklenmesin" dedi.
STRATEJİST AYDIN: "O ZAMAN
SALDIRI NEDEN ÖNLENEMEDİ?"
Stratejist Prof. Dr. Nurullah Aydın ise, bölgede her karakolun ve birliğin tehdit altında olunduğunun zaten bilindiğini belirterek, "Biz sorularımıza beklediğimiz cevapları bulamadık. TSK'dan gelen açıklama, merak ettiğimiz konulara cevap niteliğinde değildir. Asıl sorgulanması gereken bu hain saldırının neden önlenemediğidir" dedi.
Milletin asıl merak ettiği cevapların bunlar olmadığını belirten Aydın, TSK'dan şu sorulara cevap vermesini istedi:
BİZ BU SORULARA CEVAP ARIYORUZ
- Neden ısrarla belge üzerinde duruluyor? Sorumlular ve ihmali olanlar cezalandırıldı mı? Cezalandırıldı ise kamuoyuna açıklanacak mı?
- Bize bilgi verenler aynı anda PKK'lıları da uyarıyorlar mı?
- Üst düzey askeri yetkililer, ABD ve İsrail yardımını çok önemsediklerini belirtiyorlardı. Madem İsrail ve ABD ile güvenlik kapsamında istihbarat anlaşması var ve bu ülkeler çok güvenilirdi, Dağlıca'da neden başarı elde edilemedi?
- BBG evi gibi barınakları gözetleyebiliyorsak, saldırıdan da kısmen haberimiz varsa, 150 terörist nasıl oldu da sınırdan içeri sızdı?.. Bir de içeriden gelen istihbarat bilgisi varsa, ihmalin büyüklüğü daha da bariz bir şekilde ortaya çıkmış olmaz mı?
- İsrail ve ABD ile yapılan güvenlik anlaşmalarının maddeleri neden açıklanamıyor?
- İnsansız uçaklarla havadan çekilen uydu fotoğrafları, TSK dışında kimlerle paylaşılıyor?
"İHMALDEN ÖTE SUİSTİMAL VAR"
Emekli Albay Mustafa Hacımustafaoğlu ise ortaya çıkan durumda en hafif tabirle "ihmal" sözkonusu olduğunu bildirdi. "Bunun bir ötesi suistimaldir ve bence de durum böyledir" diyen Hacımustafaoğlu, devletin bütün organlarının teröre karşı üst düzey gayret gösterdiği bir ortamda, ihbar gelmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olmasının "suistimal"den başka şekilde nitelenemeyeceğini belirtti.
GENELKURMAY BAŞKANI DA SORUMLUDUR
Genelkurmay açıklamasındaki "hain saldırının asıl amacına ulaşmasını engellemişlerdir" ifadesinin de skandal olduğunu kaydeden Hacımustafaoğlu, "Askerlerin de planlı bir şekilde kaçırıldığını düşünüyorum. Sadece tabur komutanı değil, Genelkurmay Başkanı hakkında da soruşturma başlatılmalıdır" dedi. Genelkurmay'ın kendisini dokunulmaz gördüğünün, ancak kimler sorumluysa hesabının sorulması gerektiğinin altını çizen Hacımustafaoğlu şunları söyledi: "Kendilerini kutsal görüyorlar. İnsanarın namazıyla, başörtüsüyle uğraşacaklarına bu karanlıkları aydınlatsınlar."

VAKİT